Yaşlı Kaplumbağa Masalı

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde, kalbur saman içinde her tarafın yeşilliklerle kaplı olduğu güzel bir orman varmış,  bu ormanda yaşayanlar o kadar mutlu bir yaşam ve mesutlarmış ki bu mutluluklarının bir gün bitmesinden çok korkuyorlarmış.

Günler bu şekilde birbirini kovalarken bir gün ormanda yağan çok şiddetli bir yağmurun ardından rüzgarla beraber büyük bir fırtınası çıkmış. Orman sakinleri o kadar çok ürkmüştü ki kaçacak yer bulamamışlar bu fırtına iki gün boyunca duraksamadan sürmüş ve en sonunda durmuş.

Orman halkı fırtınadan sonra hasarlı olan yuvalarını günler süren çabaları sonucu onarmışlar, lakin onarım işleri bu orman sakinlerinin epey yorgun düşmesine sebep olmuş, onlardan biri varmış ki herkes onu çok sever ve sayarmış, ona herkes Kaplumbağa dede diye hitap ederdi.

Kaplumbağa dede bu fırtınadan sonra o kadar çok hastalanmış ve yataklara düşmüştü ki bu durum orman sakinlerinin çok üzülmesine neden olmuş.

Zebra orman sakinlerini toplayarak onlara,

-Arkadaşlar yaşlı Kaplumbağa dedemiz hastalanmış, gün geçtikçe de hastalığı ilerlemektedir, bu hastalığa bir çare bularak onu tekrar ayağa kaldırmalıyız, demiş

Tüm orman halkı birlikte bir çözüm yolu bulmak için toplantı yapmaya başlamışlar.

Fil,

-Arkadaşlar aslında bir çözüm var geçenlerde komşum Serçe ile karşılaşmıştım, beraber biraz sohbet etme fırsatım oldu, sohbetimiz ormanın derinliklerinde bulunan dik bir dağın tepesinde bulunan bir mağarada Meleklerin yetiştirdiği, hasta olanları iyileştirip ömrünü uzatan bir çiçek üzerineydi, ben böyle bir çiçeğin var olduğuna pek inanmıyorum ama bu zorlu yolculuğa kaplumbağa dede için varım.

Maymun,

– Bende seninle bu yolculuğa varım

Tavşan,

-Ben de ne kadar zor olursa olsun sizinle beraber gelmeye hazırım, çünkü yaşlı Kaplumbağa dedemizin üzerimde emeği çok.

Horoz,

– Ben şimdiden hazırım,

Fil,

-O zaman gelmek isteyenler ile beraber serçeyi de yanımıza alarak o çiçeği getirmeye gidelim demiş.

Hepsi beraber hemen yola koyulmuşlar, az gitmiş uz gitmişler dere tepe düz gitmişler ve en sonunda mağara bulunan dağın yamacına gelmişler o dağı gördükleri vakit hepsi hayretler içerisinde dağı seyretmiş

Çünkü o dağ düşündüklerinden daha dikmiş,  Tavşan ben çıkarım demiş en fazla iki sıçrama yapabilmiş ve üçüncü sıçramada sırt üstü yere düşmüş,

Çaresiz kalan orman sakinleri orada oturup düşünmeye başlamışlar tamda o sırada Maymunun gözüne bir Ağaçkakan takılmış hemen ona seslenerek anlarına çağırmış, ondan dağa tırmanabilmeleri için oyuklar oymasını rica etmiş.

Ağaçkakan

– Bunu niçin yapmamı istediğinizi öğrenme imkanım var mı?

Horoz,

– Bizim yaşadığımız bölgede herkes tarafından çok sevilen yaşlı Kaplumbağa Dedemiz var o geçenlerde meydana gelen fırtınadan sonra çok hastalandı, onu tedavi edecek ilaç ise bu dağın tepesinde bulunan mağarada yetişen Melekler Çiçeğiymiş, bize yardım eder misin?

Ağaçkakan

– Hemen kızmayın canım ben sadece oyuklar açma sebebini merak ettiğimden sordu, tabii ki size bu konuda seve seve yardım etmeye hazırım. Demiş.

Ağaçkakanın açtığı oyuklar ile herkes rahat rahat dağa tırmanabilirken Fil ve Tavşan tırmanmakta epey zorlansalar da onlarda çıkmayı başarmışlar, karşılarında Mağarayı aştıkları o zorlu dağı unutmuşlar bile hemen mağaraya doğru gitmişler.

Mağaranın içerisine ilk girdikleri anda hepsi sanki farklı yere gitmiş gibiydiler her şey birden değişmiş mağaranın derinliklerine doğru ilerlerken alev topuna benzer bir şey görmüşler yaklaştıkça onun bir alev topu olmadığı ve aradıkları çiçek olduğunu görünce rahat bir nefes almışlar.

Fil

-Serçe kardeş işte bu senin bana anlattığın çiçek

Serçe,

-Evet, bu o çiçek demiş

Çiçeği kökünden koparmayı teker teker denemişler lakin bir türlü koparmayı başarmamışlar, bu arada serçe,

Bu çiçeği sihirli sözleri söylemeden yerinden sökemezsiniz ama o sihirli sözlerin ne olduğunu bende bilmiyorum demiş

Herkes o sihirli sözcükleri bulmak için epey bir uğraşmışlar ama bir türlü bulamamışlar.

Tavşan etrafta dolaşırken ayağı bir dal parçasına takılınca gizli bir kapının açılmasına sebep olmuş, o gizli odaya girdiklerinde sihirli sözcüğün orada yazılı olduğunu görmüşler içlerinde tek okuyabilen maymundu 

Maymun okumaya başlamış;

– Güzel Melekler Çiçeği bizim sana çok ihtiyacımız var

Sözlerini okumasıyla çiçek kıpırdayarak bulunduğu yerden çıkmış hepsi şaşkın bir şekilde hemen çiçeği bir kabın içerisine koyarak geldikleri yoldan geri inmeye başlamışlar

Hava kararmadan yerlerine yetişmek için hızlı bir şekilde hareket etmişler ve tez zamanda evlerinin yoluna ulaşmışlar.

Serçe

Şu çiçeğin bir yaprağını bir tencerenin içerisine katarak kaynatmamız lazım, su kaynadığında kabı ateşten almamız lazım ılıyınca da yaşlı Kaplumbağa dedeye içirmemiz lazım,

Fil

– İyi ki o gün sizinle karşılaşmışız da bana bu çiçeği anlatmışsın yoksa bizler bu duruma üzülmekten başka bir şey yapamazdık sana ve bize dağa çıkmamızda yardım eden Ağaçkakan kardeşimize orman sakinleri olarak çok teşekkür ediyoruz. O yüzden bizimle beraber yaşamalarını teklif ediyorum ne dersiniz? Arkadaşlar.

Ağaçkakan

– Yaşlı Kaplumbağa dedeniz bir iyileşsin de ben şimdilik önemli değilim, nasıl olsa ben kendime kalacak bir ağaç koruğu bulurum.

Demiş.

Hep beraber Kaplumbağa dedenin yanına giderek o şifalı suyu ona içirtmişler, çok geçmeden yaşlı dede kendine gelmeye başlamış ve orman sakinlerine,

– Neden hepiniz birden başımda toplanmışsınız haylazlar sizin yapacak işiniz yok mu?

Deyince herkes onun kendisine gelmesinin sevinciyle içten bir oh çekip gülmeye ve eğlenmeye başlamışlar, o çiçeği mağarasına geri göndermek için tavşan ve maymundan oluşan bir gurup orman sakini ile birlikte çiçeği geri yerine götürmek için bir heyet seçmişler ve çiçek kurumadan sağ salim yerine ulaştırılmış ve o günden sonra herkes mutlu bir yaşam sürmüş.

Ayrıca kontrol et

Güzel-Çocuk-Hikayeleri

Güzel Çocuk Hikayeleri

Güzel Çocuk Hikayeleri Bir balığın macerasının anlatıldığı güzel bir çocuk Hikayesi Güzel Çocuk Hikayeleri Akşam …

Sindirella

Sindirella

Sindirella Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde hali vakti yerinde olan bir aile, bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir