Uçan Terlikler Masalı

Uçan Terlikler Masalı

Bu güzel çocuk masalı ile okurken eğleneceksiniz.

Uçan Terlikler Masalı

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde bir kasabada yaşayan ve fiziksel olarak birbirine tıpa tıp benzeyen ikiz kardeşler varmış; bunlardan birinin ismi Ali, diğerinin ismi Veli’ymiş Ali bağırarak konuşur karşısındakini umursamaz ve kırıcı bir şekilde davranırken, veli ise yumuşak huylu herkesle güzel konuşur etrafındakileri incitmezdi.

Günlerden bir gün ikiz kardeşler evlerinin yakınındaki çayırda rengarenk çiçeklerin arasında beraber oynamaya başlamışlar,  etraflarında uçan kuşların ardından koşuyor, bir oraya bir buraya derken epey bir koşuşturmacadan sonra yorgun düşerek az ilerde bulunun yaşlı çınar ağacının gölgesine giderek sırt üstü uzanmışlar.

İkisi de, o çiçeklerden gelen güzel kokuları içine çekerek yorgunluktan gözlerini kapatarak tatlı bir uykuya dalmışlar.

Biraz uyuduktan sonra çıngır çıngır diye bir ses duyan Veli, uzandığı yerden kalkarak o sesin geldiği yöne doğru bakmış, kendilerine doğru yaklaşan bir at arabası geldiğini görmüş,  bu atların sıradan atlar olmadığını anlamıştı çünkü bembeyaz ve güzel olan o atları süren kimsede yoktu

Kardeşi Ali ise mışıl mışıl uyumaya devam ediyordu,  Veli kollarını açarak atları durdurmuş,  At arabanın üzerinde olan rengarenk terlikleri görünce hoşuna gitsede etrafta sahibi olmadığından elini terliklere sürmeyerek atları okşamaya başlamış.

Elini cebine atarak cebinden çıkardığı şekerleri atlara yedirerek onları bir güzel okşadıktan sonra kardeşinin yanına gitmek için dönünce bir ses,

-Terlikler hoşuna gitmedi mi, istediğin terliği alabilirsin, demiş.

Veli adamın bu sözleri üzerine şaşırmış ve tedirgin bir şekilde arabadan uzaklaşmış,

Terlikçi Adam,

-Korkmayın, benden size zarar gelmez arabanın üstüne çıkın ve rengarenk terliklerden hangisi hoşunuza gidiyorsa onu alın lütfen demiş,

Bu sözler üzerine Veli çekingen adımlarla arbanın üstüne çıkarak hoşuna giden bir çift ayakkabıyı ayağına koymuş, birde ne görsün etrafında kelebekler uçuşmaya ona şarkılar söylemeye başlamışlar, o terliği indirip başka bir terlik alıp ayağına giyince  bu sefer etrafını güzel kokuların sardığını farketmiş,  onuda indirerek bir başka terlik denemeye karar vermiş, bu sefer eline aldığı sıradan görünüşlü rahat bir terliğe benziyormuş o terliği giydiği anda ayağının yerden kesildiğini görünce, bu terliği istiyorum demiş,

Terlikçi Adam,

-Güle Güle giymeni dilerim  hadi sen tadını çıkar uçmanın diyerek ortadan kaybolmuş

Veli ise birden uçmaya başlamış, geri döndüğünde atların az ilerde otlakta yemlendiğini adamında halen  ortada olmadığını kardeşi Ali’nin ise hala uyanmadığını  görmüştü.

Veli kardeşini uyandırdıktan sonra ona,  

-Bak kardeşim sana bir şey göstereceğim demiş,

Uçmaya başlayan Veli’yi izleyen kardeşi kızakla kayar gibi çömelmiş ayaklarının üstünde, yukarı doğru yükseldiğini görmüş, bir hızlı bir yavaş, bir yüksek bir alçak derken yere inmiş.

Ali,

-Kardeşim bu nasıl olur, uçmayı nasıl beceriyorsun? Demiş,

Veli,

-Şu gördüğün at arabasının üzerindeki terlikler varya, bütün maharet o terliklerde istersen sen de bir çift terlik giy,  demiş

Ali,

Hızla koşarak arabanın üstüne atlamış, etrafa bakmış etrafta kimseciklerin olamadığını görünce yaramazlık yapmaya başlamış atların kuyruğunu çekmiş, sonrada arkada hoplayıp zıplamaya başlamış, onun bu ölçüsüz hareketlerinden huylanan atlar kişnemeye başlamış ama Ali’nin pek umurunda değildi, tahta arabanın sallanması çok hoşuna gitmişti sanki bir beşikte sallanıyor gibiydi durmuyor daha hızlı sallıyordu arabayı en sonunda arabayı sallamaktan bıkmış, bu sefer terliklerin arasına dalarak gelişigüzel tekme atmaya başlamış, düzen içerisinde olan terliklere topa vururcasına tekme atması hoşuna gidiyor bir oraya bir buraya atıyordu terlikleri, iyice yorulduktan sonra eline geçirdiği terlikleri ayağına geçiriyor uçmak için zıplıyor ama bir türlü uçamıyordu nerdeyse tüm terlikleri ayağına koyduğu halde bir türlü kardeşi gibi uçamıyordu.

Bu sırada uçmanın tadını çıkartan veli kardeşini merak ederek arabanın yanına uçmuş birde ne görsün her bir ayakkabı bir yere savrulmuş durumda kardeşine,

-Ne yapıyorsun bu ayakkabıları neden böyle savurdun hadi biraz acele et uçmak çok güzel diye seslenmiş,

Ali daha da sinirlenerek arabanın içini darmaduman etmiş ve kardeşine,

-Görmüyor musun olmuyor bu terliklerin hiç biri beni uçurmuyor diye bağırmaya başlamış.

Ali sinirli, sinirli hareketler yapmaya devam ederken birden bir ses duymuşlar

-Sen böyle agresif davranmaya devam ettikçe, çevrendekilere zarar verip düşüncesiz davrandıkça, Seni hiçbir terlik uçurmaz…  derken etrafa savrulmuş tüm terlikler hareket ederek arabanın içine girmiş, arabanın üstünde olan  Ali ise arabanın sert bir şekilde sallanması ile birlikte yere düşmüş ve atlarda arabada ortadan kaybolmuş,

Yaramazlık yaparak etrafımızda olanlara zarar verdiğimiz vakit hiçbir güzellikten faydalanamayacağımızı bilmemiz gerekir.

Uyku Masalları arasında bulunan bu güzel Uçan Terlikler Masalı’nı okuyarak güzel zaman geçirdiğiniz umarız. diğer içerik için:

Sevgiyi Arayan Kardan Adam Masalı
Çocuk masalları
Masal Oku

Ayrıca kontrol et

Sindirella

Sindirella

Sindirella Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde hali vakti yerinde olan bir aile, bu …

uçan-halı-masalı

Uçan Halı Masalı

Uçan Halı Masalı Uçan Halı Masalı, okuyarak eğlenin Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içerisinde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir