Türkiye’de Yaşanmış Tüyler Ürperten Korkutucu 6 Hikaye

Geçmişte yaşanmış ve halen yaşanmakta olan dilden dile dolaşan hikayelerden kimisinin gerçek, kimisinin ise hayal ürünü olduğu bilinmekle beraber hayatımızın belli dönemlerinde bu tür hikayeler ile karşılaşmışlığımız olmuştur. Türkiye’de yaşanmış en korkunç ve tüyler ürpertici olayları sizler için derledik işte o yerler…

 Karadedeler Olayı- Davutlu Köyü

karadedeler-köyü
karadedeler-köyü

Kırklareli ilinin bilinen ilçelerinden olan Lüleburgaz ilçesine bağlı Davutlu köyünde meydana geldiği belirtilen Karadedeler olayı ile ilgili iddiaya göre, 1989 yılında köyde hava karardıktan sonra cinlerin görülmesi üzerine köy halkının belli bir süre geceleri evden dışarı çıkmadığını duyan bir gazeteci işin aslını öğrenmek için Davutlu Köyüne gider, Köy halkıyla konuşan Gazeteci H.B. Köylülerinde durumu doğrulaması üzerine 11 gün boyunca orada kalır, ancak bu süre zarfında sıra dışı bir olayla karşılaşmayınca kamerasını köyde bulunan 14 yaşındaki bir gence emanet ederek köyden ayrılır.

Aradan üç gün geçtikten sonra Gazeteci jandarmalar tarafından gözaltına alınır nedeni ise köydeki bulunan 3 farklı evde yedi kişinin parçalanarak öldürülmesiydi bunlar arasında gazetecinin kamerayı teslim ettiği 14 yaşındaki çocukta vardı. Gazeteci ortadan kaybolur onu sorgulayan jandarma ise epey bir zaman sonra bunalıma girerek intihar etmiştir.

Büyülü Köy-Sakarya

Sakarya’da büyülü köy olarak anılan köyde 1921 yılında ürpertici olayların başlaması üzerine köyün içerisinde bulunan 117 hane köyden taşınır.  İddialara göre köyü cinlerin istilasına uğradığıdır. Bunun sebebi olarak da köye  “ azem” büyüsünün yapılmış olmasıdır. Bu köyün hikayesi Azem adlı filme de konu edilmiştir.

Molla Zeyrek Camii

Fatih’te bulunan tarihi Molla Zeyrek Camii,  daha önceleri kilise olup,  Fatih Sultan Mehmet tarafından İstanbul fethedildikten sonra camiye çevrilmiştir.

Caminin park alanı olan arsasına bakan sokakla ilgili ürperten türden söylentiler bulunmaktadır.

O çevrede yaşamakta olan vatandaşlar önceleri o bölgenin içerisinde ürkütücü bir kuyu bulunan bir ahır olduğu alt kısmında ise bir mahzen olduğu söylenmektedir. O zamanda ahıra hayvanlarını bırakanların gece vakti olunca orada duyulan çığlık sesleri yüzünden hayvanlarını almak için o bölgeye gitmekten korkarlarmış.  Şuan park olarak kullanılmakta olan o yerlerden zaman zaman çığlık sesleri duyduklarını iddia edenlerde bulunmaktadır.

Issız Cuma Camii Mezarlığı

Çanakkale ilinin Yenice ilçesine bağlı Seyvan Köyüne yakın olan ve Issız Cuma Camii mezarlığının bulunduğu bölgede meydana geldiği iddia edilen olaylar tüyler ürperten cinsten.

1335 yılında inşa edilen caminin avlusunda bulunan ve birbirinden ayrı olarak defnedilen bir anne ve bebeğin mezarlarının her seferinde birleştiği söylenmektedir.

Söylenenlere göre yıllar önce bir kız çocuğu olan anne doğumdan hemen sonra, çocuğu da yaklaşık 20 gün sonra vefat edince bebekte annesinin yanındaki mezara defnedilir. Aradan geçen  birkaç gün sonra mezarı ziyarete gidenlerin iki mezarında birleştiğini görünce çok şaşırdılar, birkaç defa mezarları ayırsalar da her defasında mezarların tekrar birleştiğini gördüklerinde  öyle bırakmaya karar verirler.

Yusuf Ziya Paşa Köşkü

Başyaver olan ve bir o kadarda zengin tüccar olan Yusuf Ziya Paşa, 1910 yılında Rumelihisarı’na yaptırmak istediği köşkü,  söylentilere göre I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla beraber yoksul düşen paşa,  gözünden bile sakındığı güzeller güzeli eşinin kendisine ihanet etmesi üzerine köşk inşaatını tamamlatmaz.

Köşkün bulunduğu mahalle sakinleri bazen geceleri köşkün boş koridorlarında uzun saçlı genç bir bayanın gezindiğini söylemektedirler. Şuan müze olarak kullanılmakta olan köşke perili köşk denilmektedir.

Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı Kızık köyü

Yaklaşık olarak 700 yıllık bir geçmişe sahip olan Malatya’nın Kızık köyü sakinleri, köyde bulunan ve kutsal olarak gördükleri balıklar için kurban kesmekte, onlar öldüklerinde ise köy mezarlığına toprağa verilmektedirler.

Köyün içme su kaynağının olduğu yerlerde bulunan havuzlarda beslenmekte olan balıklardan hasta olanlara şifa, çocuk sahibi olmayanlarında çocuk olması için dua ettikleri mekan haline gelmiş durumda, bunun sebebi ise geçmişte bir köy muhtarının içme suyu olarak da kullanmış oldukları havuzlarda bulunan balıkları dışarı atması üzerine kendisi dahil tüm ailesi vefat etmiş, ondan sonra tekrardan balıklar ortaya çıkmış.

Önerilen içerik:

Firar Eden Akıl Hastaları
İlginç Hikayeler
Hikaye Oku

Ayrıca kontrol et

Oduncu-İle-Şeytan

Oduncu İle Şeytan Dövüşü

Oduncu İle Şeytan Dövüşü Geçimini odunculuk yaparak kazanan bir adam vardı, kendi halinde kimseye karışmayan …

Kırık-Testi-ve-Gözyaşı

Kırık Testi ve Gözyaşı

Kırık-Testi-ve-Gözyaşı On sekizinci yüzyılın başlarında avcı Mehmet olarak bilinen Sultan Mehmed’in annesi olan Turhan Sultan,  …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir