Tahir İle Zühre Aşk Hikayesi

Tahir İle Zühre Aşk Hikayesi
Tahir İle Zühre Aşk Hikayesi, en iyi aşk hikayesi

Zamanın birinde ülkesinin başında bulunan padişah mal, mülk ne isterse ona  sahipmiş ancak evlendiği günden beri kraliçe ile bir çocuklarının olmasını istiyorlar ama bir türlü olmuyormuş, tedavi için ülkenin en iyi hekimlerini getirtmiş getirmesine ama  nafile dertlerine  çare bulamamışlar.

Padişah çaresizlikten dikkatini farklı yöne çekmek adına kendisini eğlenceye vererek, kendine özel yaptırmış olduğu bahçesine gidip gelmeye başlamış,
Bir gün tedbiri kıyafetler veziri ve korumaları ile birlikte çarşıda dolaşmaya çıkar, yolda giderken bir dilenci,

-Her kim ki bana bir altın verirse, Allah onun muradı her ne ise ona versin diyormuş, padişah da hemen dilenciye yanaşarak ona bir miktar para verir ve oradan uzaklaşır. Biraz daha gezdikten sonra bahçesine doğru yol alırlar epey bir yol gittikten sonra bir ağacın altında dinlenmek için duraksarlar,  vezir padişahın yanına gelerek ilerideki bir ağacın altında yaşlı bir dervişin oturduğunu, haber verir padişahta hemen kalkarak dervişe doğru gidip selam vererek yanında oturur.
Derviş,

-Hoş geldiniz size nasıl yardımcı olabilirim demiş,

Padişah,

-Gönlünden neler geçtiğini biliyor musun?

Dervişte,

-Padişahım sizin ve vezirinizin çocukları olmuyor çocuklarınız olsun diye diyar diyar dolaştınız ama derdinize derman bulamadınız der,

Bu sözleri duyan padişah ve vezir’i hemen dervişten yardım isterler, derviş ise elini cebine atarak cebinden çıkardığı kırmızı bir elmayı ikiye bölerek,

-Bu elmaları yiyin inşallah tez zamanda ikinizde çocuk sahibi olacaksınız, padişahım sizin bir kızınız ve vezirinde bir oğlu olacak ama şunuda unutmayasınız kızınız ve vezirin oğlunu birbirinden ayırmayın ve onları evlendirin diye tembihte bulunur.

Bu durum karşısında çok sevinen Padişah da, vezir de hemen orada elmaları yiyerek oradan ayrılırlar, aradan birkaç hafta geçtikten sonra kraliçede, vezirin karısında hamile oldukları müjdesini eşlerine verirler, günler bu şekilde geçerken aradan geçen dokuz ay gibi bir süre geçtikten sonra Padişah ile vezirin çocukları doğar,  padişah kızının adını Zühre, vezirin oğlunun adını Tahir koyarlar.

Tahir ile Zühre  hep beraber oyunlar oynar mutlu bir şekilde el üstünde ilgi ve alakayla büyürler,  o zamanda bulunan  en iyi medreselerden  ders aldıkları gibi çok zeki ve başarılı öğrencilerdi yıllar bu  şekilde hızlı geçerken ikiside onaltı yaşına geldiğinde,  Zühre’nin gönlü hep beraber olduğu Tahir’e düşer ve o uykudayken onu öper, öpücükle beraber uyanan  Tahir Zühre’ye çok kızar ve  kardeş gibi büyüdüklerini söyler,

Aradan biraz süre geçmiştir ki yine bir gün Tahir uykudayken Zühre dayanamayıp onu öper, öpücükle uyanan Tahir Zühre’yi bir güzel döver, bu duruma Zühre o kadar çok üzülür ki gece boyunca dua eder.

-Allah’ım, ne olur yalvarırım sana benim Tahir’e  olan sevgimin yarısını alda onar ver diye dua eder,

Zühre’nin dualarının kabul olması üzerine çok geçmeden Tahir de Zühre’ye sırılsıklam âşık olur, bu sefer Zühre kendisini geriye çeker, Tahir ile Zühre aşkları günden güne artmakta artık birbirlerini göremedikleri zamanlarda bile tek düşünceleri bir araya gelmekti  bazı zamanlar sazını alıp sarayın dışına çıkan Tahir yanık yanık türküler söyler,

Bunları beraber gören bir köle hemen durumu padişahın karısına iletir,  Kraliçede kızının bir padişahın oğluyla yani bir prensle evlendirmek istemektedir kraliçe padişahı da arkasına alacağını düşünerek durumu ona anlatır, Padişah ise kraliçenin aksine kızını, Tahir ile evlendirmenin zamanının geldiğini söyler ancak yalnızca kendi gözleri ile onarın âşkları görmek ister ve görünce de hemen onları  evlendirmeye karar verir. 

O gün Tahir rüyasında siyah renkli iki köpeğin kendisine vahşice saldırdığını görür ve sabah olunca Kraliçenin, padişaha bir büyücünün yaptığı şerbeti içirmesi üzerine padişah, Tahir’den nefret etmeye başlar ve onu sarayından kovar. 

Zühre’nin hasreti ile  yanıp tutuşan Tahir,  Zühre’nin  oturduğu köşkün yakınlarına  gelerek yanık yanık türküler söyler durur, Zühre de bu durumun nedenlerini araştırır ve en sonunda durumu öğrenerek  her şeyi Tahir’e anlatır ki,  bu sırada ikisini beraber gören köle hemen padişahın yanına koşarak durumu haber verir bu seferde padişah  Tahir’i  Mardin’e bulunan bir zindana attırır,  Mardin’de yedi yıl  gibi bir süre kalan  ve Zühre’nin hasretiyle yanıp tutuşan Tahir,  her gün Allah’a dua eder ve bir kere dahi olsa Zühre’yi görebilmesi için onu zindandan kurtarmasını ister.

Aradan fazla bir  vakit geçmemişti ki gece herkes uykudayken uyanan Tahir zindanın  kapısının açıldığını ve kapıda beyaz atıyla Hızır a.s karşısında olduğunu görür, Hızır a.s,Tahir’e,

-Gel evladım seni sevdiğine kavuşturacağım  demesi üzerine yerinden kalkan Tahir’i alarak Zührenin köşkünün önüne götürüp bırakır ve ortadan kaybolur,   gizlice Zühre’nin yanına gider bu şekilde her gün gizlice buluşurlar,

Günler birbirini hızlıca kovalarken bir gün Tahir rüyasında siyah köpeklerin etrafını sardığını ve saldırıya geçeceklerini görür, rüyası yine çıkar çünkü o gün o arap köle onları beraber yine görmüş ve hemen padişaha koşarak durumdan haberdar  etmiştir,

Tahir’i yakalatan padişah, bu sefer Tahir’i bir  kayığa bindirerek Sat nehrine eli bağlı bir şekilde bıraktırır,  sat suyunun kenarında bulunan Göller şehrinin Padişahı’nın sarayının  o nehrin yanında olduğunu  bilen Zühre hemen tanıdığı Göller Padişahı’nın kızına bir mektup yazarak Tahir’e yardım etmelerini ister onlarda  nehirde Tahir’i bularak onu saraya götürürler ancak Tahir’i gören Göller Padişahının üç kızıda Tahir’e aşık olur ve onun için kavga ederler bu duruma şahit olan Tahir gizlice bu saraydan çıkarak izini kaybettirir.

Hangi yöne gittiğini bilmeden günlerce yol alır,  bir çeşmenin başında dua ettikten sonra ağacın altına geçerek derin bir uykuya dalar saatlerce süren bir uykudan sonra bir atın kişnemesiyle gözlerini açan Tahir hemen yanı başında bir derviş görür, dervişe olup biteni anlattıktan sonra derviş,

-Evladım gel bin Atıma ve gözlerini kapat der biraz geçtikten sonra bu sefer gözlerini aç der derviş, gözlerini açan Tahir bir bakar ki, Zühre’nin köşkünün önünde attan inen Tahir köşke baktıktan sonra dervişe teşekkür etmek için başını çevirir ama derviş ortadan yok olmuştur.

Zühre’ye ulaşmak için dadının gelmesini bekleyen Tahir, dadıdan Zühre’nin zorla evlendirileceği haberini alır,  hemen kadın kıyafetleri giyerek düğün alayına karışıp Zühre’ye yaklaşarak kendini tanıtır ertesi gün ise beraber kaçmak için bir plan yaparlar, hamama giderken beraber kaçarak bu ülkeyi terk edeceklerdi ancak yine o arap köle,  kadın kılığına girerek onları takip etmiş ve hemen padişaha haber verdirerek onları yakalatmıştır,  padişahın başkanlığında bir mahkeme kurulur ve bu mahkemede Tahir’i yargılarlar, Mahkemenin başında padişah Tahir’e eğer kızını anmadan üç hane türü söylerse affedileceğini söyler.

Tahir iki haneyi çabucak söyler ama üçüncü hanede Zühre’nin içeri girdiğini görür görmez ismini sayıklar padişah da onun idamına karar verir.

Bir sonraki gün idam edilecek olan Tahir namaz kılıp, Allah’a yalvardıktan sonra hemen ölür, bunu gören Zühre ise aklını yitirir ona ülkedeki bütün hekimler bir araya gelirler ama çare bulamazlar, bir sonraki gün Tahir’ in mezarına gider ve orda öyle dua eder çok geçmeden mezarın yanında Zührede ölür,  bunu gören arap köle Zühre’ye âşık olduğu İçin o anda kendini defalarca hançerleyerek oracıkta öldürür, Padişah ise bu olanlardan sonra öylesine pişman olurki içi içini yemeye başlar.

Böylece o aşıkların hikayesi son bulur onlar bu dünyada beraber mutluluğa ve huzura eremedilerse de öbür dünyada ermişlerdir.

Önerilen içerik:

Ayrıca kontrol et

Felsefi Aşk Sözleri Birbirinden Güzel Anlamlı Sözler

Felsefi Aşk Sözleri Birbirinden Güzel Anlamlı Sözler

Aşk üzerine söylenmiş olan birbirinden güzel okuyanı derinden etkileyen, felsefi sözleri bu sayfamızda bulabilirsiniz. Philip …

Şifa-Hatun-ve-Suheyf-Aşkı

Şifa Hatun ve Sahabi Suheyfin Aşkı

Aşk Hikayeleri serisinden Şifa Hatun ve Sahabi Suheyfin Aşkı Şifa Hatun ve Sahabi Suheyfin Aşkı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir