Sindirella

Sindirella

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde hali vakti yerinde olan bir aile, bu ailenin de güzeller güzeli bir kızı varmış, zengin adamın karısı çok hasta olduğundan kızı Sindirella’yı yanına çağırarak.

– Benim güzel kızım, belki kısa zaman sonra aranızdan göçüp gideceğim, her zaman çevrendekilere iyi davran ve büyüklerine karşı saygılı ol, bende her zaman gökyüzünden seni izleyeceğim ve daima seninle beraber olacağım, demiş

Sabah olunca da bu dünyadan göçüp gitmiş, Sindirella annesinin yokluğuna çok üzülmüştü, babası ise işi dolayısıyla uzun seyahatlere çıkıyor günlerce eve gelmiyordu, kendisinin evde olmadığı zamanlarda ise aklı kızında kaldığından yalnız kalmaması için yeniden evlenmeye karar vermiş.

Kısa bir süre içerisinde de iki genç kızı olan dul bir kadınla evlenmiş, babası evlendikten bir hafta sonra uzun süren bir iş seyahatine çıkmıştı.

O günden sonra Sindirellaya çok kötü davranan üvey annesi ve iki merhametsiz kızı ona evdeki bütün işleri yaptırmaya ve evin hizmetçisi gibi çalıştırmaya başlamışlardı.

Her gün Sindirella kalmaya başladığı tavan arasından erkenden kalkarak yerleri siliyordu.

Bir gün sindirella misafir odasını temizledikten sonra başka bir odanın temizliğine başlamıştı ki üvey kız kardeşleri misafir odasına giderek aç gözlülükle yedikleri meyve kabuklarını etrafa  fırlatıyorlarmış, o anda odaya giren üvey anne misafir odasına girdiğinde yerlerin kirli olduğunu görmüş ve hemen sindirellanın yanına giderek ona:

-Sindirella! Hemen misafir odasını çabuk temizle, sen ne kadar tembel bir kızsın! Hiçbir işi doğru düzgün yapmıyorsun?

Sindirella

-Ama ben orayı temizlemiştim, çok üzgünüm hemen yaparım anne!

Elindeki işi bitirdikten sonra misafir odasına giderek orayı tekrardan temizledikten sonra mutfağa giderek üvey annesine;

 -Çok acıktım biraz yemek yiyebilir miyim?

Üvey Anne:

 -Biz sofradan kalktıktan sonra sen oturur yersin, önce git ve tüm işleri bitir öyle gel.

Ağlayarak dışarı çıkan çaresiz kızın ardından üvey annesi.

-Off! Nasıl bir kız bu yine zırlamaya başladı! Sen önce git şu bulaşıkları yıka!

Sindirella mutfağa girerek onlar yemeklerini yerken bütün tabakları yıkamış, onlar yemeklerini yedikten sonrada sofraya oturup kalan yemeklerle karnını duyurmuş,

Sindirella her gece kaldığı tavan arasında çaresiz bir şekilde ağlıyor çoğu zaman aç bir şekilde uyuyormuş, onun halini gören tavan arasındaki fareler ve kuşlar, bu haline üzülmüşlermiş, onun derdini anlatabildiği tek arkadaşı da onlar olmuşlardı.

O günlerde yakışıklı prensi, evlendirmek isteyen kral uygun eş adayı bulması için sarayda büyük bir parti vererek şehirde bulunan bütün herkesi partiye davet etmişti.

Tellal:

– Duyduk duymadık demeyin, Kralımızın önümüzdeki hafta cumartesi günü yapacağı büyük baloya bütün herkes davetlidir.

O tellalı duyan tüm genç kızlar heyecanla o güne hazırlanmaya başlamışlardı, herkes gibi Sindirellayıda o baloya katılma hayali kaplamıştı, üvey kız kardeşleri telaşlanmaya başlamış ve tüm enerjilerini balo için hazırlanmaya vermişlerdi.

Üvey Anne:

-Hadi benim güzel kızlarım, balo için hazırlanmaya başlayın! Prensin mutlaka ikinizden biri ile evlenmesini istiyorum! Sen Sindirella! Cumartesi gününe kadar kızlarımın hazırlanmasına yardım et, kızlarım balonun en güzel kızları olmalı.

Drizella:

-Ah anne, evet prens mutlaka benimle evlenmeli.

Anastasia:

-Sindirella hemen gel bana yeni bir saç stili bulmamız lazım ayrıca giyeceğim elbiseyi denememe yardım et.

Drizella:

-Hayır, Sindirella sen önce benimle gel, çünkü pensle ben evleneceğim.

İyi yürekli Sindirella iki kız kardeşe de yardım etmiş.

Sindirella üvey annesine

-Bende sarayı çok merak ediyorum orayı görüp baloya katılmayı çok istiyorum!

Üvey Anne:

-Hayır, sen gelemezsin, Ha ha ha, ha şu haline bir baksana! Giyeceğin tek bir elbisen bile yok!  Bu halde katılırsan orada bulunlar seninle alaya ederler.

Gün gelmiş çatmış, hazırlanarak süslenen kızlar ve annesi balo için evden çıkmışlar, evde yalnız kalan Sindirella üzüntüden ağlamaya başlamıştı.

O anda birden bahçede iyilik perisi belirivermiş!

İyilik Perisi:

  -Ağlama güzel kız, seni baloya göndereceğim.

Sindirella:

-Nasıl! Sende kimsin? Bu nasıl olabilir ki?  Giyecek elbisem bile yok.

Gülümseyen iyilik Perisi sihirli çubuğu sindirellaya dokundurduğu vakit eski elbisesi, güzel ve yeni elbiseye dönüşmüş, bu sefer terliklerine dokundurmuş terlikler de camdan ayakkabılar haline gelmiş,  arkadaşları olan kuşu arabacı, fareleri de at yapmış bal kabağını da güzel bir arabaya dönüştürmüş.

Sindirella çok mutlu olmuş, iyilik perisi:

  -Ama şunu unutma güzel kızım, bu sadece gece yarısına kadar geçerli olacak gece yarısından önce mutlaka oradan ayrılman gerekli diye tembih etmiş.

Sinderalla hemen arabaya binerek balonun yapıldığı yere  gitmiş, balo salonuna girerken onu gören prens hemen sindirellaya doğru giderek

– Hoş geldiniz, güzel bayan bu dansı bana lütfeder misiniz?

Sindirella:

– Tabiki Prensim bu benim için bir onurdur.

Prens bütün gece durmadan Sindirella ile dans etmiş ikiside gece yarısına az bir süre kaldığının farkında bile değilmiş, birden iyilik perisinin sözleri aklına gelmiş ve saate bakmış ki gece yarısı olmasına az bir süre kaldığını görünce Prense

 -Artık eve gitmem lazım!

Prens:

-Ama daha erken biz daha seninle tanışmadık bile..

Sindirella prensin ellerini bırakarak balo salonundan koşarak çıkmış, koşarken de merdivenlerde cam ayakkabılardan birini düşürmüş, arkasından koşan prens ayakkabının tekini eline alarak birden balodan ayrılmasına da anlam verememiş

Saat on iki olunca büyü bozulmuş atlar, araba ve arabacılar eski hallerine dönüşmüştü, üvey annesinden önce eve ulaşmak için koşmaya başlamış ve sonunda onlardan önce eve ulaşmış.

Prens  o kıza aşık olmuştu o yüzden ertesi gün adamlarına o ayakkabının sahibini mutlaka  bulmalarını emretmiş her yerde Sindirellayı aramaya koyulmuşlardı.

Her evde bulunan ve baloya giden kızlar araştırılıyor hangi evde kaç genç kızın yaşadığı komşu evlere soruluyordu, girdikleri evlerde yaşayan kızlar o ayakkabıyı deniyor lakin hiçbirinin ayağına tam olarak oturmuyorlardı, sonunda Sindirella’nın yaşadığı eve gelmişler, üvey anne sindirella ayakkabıyı denemesin diye onu tavan arasına kilitledikten sonra aşağıya inip kapıyı açmış.

Üvey Anne:

– Hoş geldiniz Efendim!

Komutan:

– Hanımefendi sizin konakta baloya katılmış olan genç kızlar var mı?

Üvey Anne:

-İki kızımda dün geceki baloya katıldı efendim!

Komutan cam ayakkabıyı göstererek:

-Rica edersem kızlarınızı çağırabilir misiniz? Biz bu ayakkabının sahibini arıyoruz.

Üvey Anne:

  – Aaa! Aslında kızlarımdan biri onu giymiş olabilir.

Kız kardeşler ayakkabıyı denemiş lakin ne yaptılarsa ayakkabı ayaklarına olmamış.

Komutan: 

-Evinizde başka genç kız var mı?

Üvey Anne:

-Hayır! Hayır! Başka kimse yok sadece iki kızım var!

Komutan:

– Burada başka bir genç kız olduğu bilgisini de aldık prensin emriyle tüm genç kızların bu ayakkabıyı denemesi gerekiyor çağırın onu!

Üvey Anne:

-Başka kimse yok, demiş

Komutan adamlarına evi kontrol etmelerini emretmiş, askerlerden biri  tavan arasının  kilitli olduğunu görünce arkasından gelen kadına.

– Burada kimse yok mu?

Üvey Anne

-Hayır! Hayır! Orada kim kalacak ki! Burada zaman kaybetmeyin lordum!

 Asker:

– Kapıyı açın yoksa kırmak zorundayım demiş

Ama üvey anne açmamakta ısrar edince asker kilidi kırarak içeri girmiş, içerde ağlayan kızı görünce şaşırmış.

Üvey anneye dönerek:

-Hani kimse yoktu, yalan söylemenin bedelini ayrıca ödeyeceksiniz.

Sindirellayı bahçeye götüren asker, o sırada Prensin de geldiğini görünce

– Prensim Hanımefendiyi tavan arasına kilitlemişlerdi, demiş

Prens:

Sindirellayı görünce dans ettiği kızın o olduğunu anlamıştı.

Üvey Anne:

-Aaa! Hayır! Hayır! Hayır! Yanlışınız var hem bu hizmetçi baloya katılmadı ki.

Prens:

 – Sonunda sizi buldum prensesim, adınızı lütfedebilir misiniz?

 – Adım Sindirella prensim

Prens dizlerinin üstüne çökerek ona evlenme teklifi etmiş.

Sindirella:

-Evet! Evet! Evet, Tüm kalbimle evet 

Onun elini tutarak saraya götürmüş, İyi yürekli sindirella kendisini affetmelerini isteyen üvey annesi ve kız kardeşlerini affetmiş onlarda düğün törenine katılmışlar 40 gün 40 gece süren düğünle mutlu bir evlilikleri olmuş. 

Diğer içeriklerimize göz gezdirebilirsiniz.

Ayrıca kontrol et

Güzel-Çocuk-Hikayeleri

Güzel Çocuk Hikayeleri

Güzel Çocuk Hikayeleri Bir balığın macerasının anlatıldığı güzel bir çocuk Hikayesi Güzel Çocuk Hikayeleri Akşam …

uyku-vakti-hikayeleri

Uyku Vakti Hikayeleri

Uyku Vakti Hikayeleri Uyku Vakti Hikayeleri, okuyarak eğlenin Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içerisinde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir