Sihirli Kazan

Sihirli-Kazan
Sihirli-Kazan

Çocuk Masalları Oku portalımızda, sizler için hazırladığımız bu en çok aranan masalı okurken eğleneceksiniz.

Evvel zaman içerisinde şirin mi şirin bir köyde, Ray adında herkes tarafından sevilen kendi halinde gariban bir çiftçi yaşarmış.

Geçimini kendisine miras olarak kalmış olan tarlayı ekerek sağlamaya çalışırmış, köyde bulunan en verimsiz tarla kendi tarlası olduğundan çok az bir ürün almakta ve geçimini kıt kanaat bir şekilde sağlamaktaydı.

Hasat zamanı geldiğinde diğer köylüler hasat yaparken o ise verimsiz ve çorak tarlasında sürekli çapa yapar dururdu, bir gün komşulardan biri nazik bir şekilde,

-Hey komşu! Sen neden sürekli tarlayı çapalar durursun? Senin tarlan yıllardır böyle bu güne kadar doğru dürüst ürün aldığında görülmemiş, ben senin yerinde olsaydım bu tarlayı çoktan satmış, yerine yenisini almıştım.

Ray,

-Komşu aslında haklısın ama bu tarla dedemin yadigarı olduğundan satmayı hiç düşünmedim, aslında birkaç gündür bu durum kafamı meşgul etmiyor değil! Seneler öncesinde dedem geçimini bu tarla ile sağlardı.

Ben yıllardır bu tarlayı ekiyorum, doğru dürüst hasat yaptığım olmadı, muhtemelen yanlış bir şey yapıyor olmalıyım.

Her yıl tarlasına ürün ektiği halde neden ürün vermediğini merak eden çiftçi, bunun sebebini bulana kadar her sabah tarlaya giderek akşama kadar tarlayı çapalayıp dururdu.

Bir gün yine çapası elinde tarlada çalışırken, sert bir şeye denk gelmiş, çapayı yere indirerek kazmayı eline alan çiftçi kazmayla aynı yere vurduğunda gelen sesten, toprağın altındakinin bir metal olduğunu düşünmüş.

Hemen dikkatli davranarak o metalin etrafını saatlerce eşerek dışarı çıkarmış, onun boş ve büyük bir kazan olduğunu görünce, öfkelenerek kazmasını kazanın içine atarak az ilerde bulunan ağacın gölgesine geçerek uzanmış.

Uzandığı yerden dedesinin yadigarı olan bu tarlanın kendisine bu güne kadar bir fayda sağlamadığını ve bundan sonrada sağlamayacağını düşünerek artık satma zamanı geldiğini kendi kendine söylüyordu.

Hiçbir şeyi olmayan çiftçi yokluk içerisinde ne zamana kadar dayanabilirim ki diye düşünürken birden uzandığı yerden doğrulup, komşusundan satın aldığı meyveleri yemiş ama o kadar çok enerji kaybetmişti ki, o meyveler açlığını dindirmemişti.

Ne yapacağını bilemeyen çiftçi ayağa kalkarak bir o tarafa, bir bu tarafa giderek düşünüp durdu.

Akşam olmak üzereyken kazmasını alarak eve gitmek için kazanın olduğu yöne doğru giden Ray,  gördükleri karşısında şaşkınlıkla etrafına bakıyordu, çünkü kazanın içerisinde hepsi birbirinin aynısı olan bir sürü kazma olduğunu görmüştü.

Kendi kendine,

-Kim getirdi bunları buraya ben kimsenin buraya geldiğini görmedim, yoksa bu kazan sihirli bir kazan mı? Hemen kazanı ve bir kazmayı alarak eve gitmiş.

Akşam yemeğini yedikten sonra bu durumu nasıl olduğunu düşünen çiftçinin aklına bir fikir gelmiş, hemen mutfağında bulunan bir elmayı kazanın içerisine atarak uyumaya gitmiş.

Sabah uyanır uyanmaz kazanın yanına gidince karşılaştığı manzara kendisini çok mutlu etmişti çünkü kazanın içerisinde yüzlerce elma olduğunu görmüştü, kendi kendine demek bu kazan sihirli bir kazanmış.

Birkaç elma yiyerek açlığını gideren Ray, hemen çuvala taşıyabileceği kadar elma koyarak pazara satmaya götürmüş. Pazarda sattığı elmalardan kazandığı paraylada yumurta peynir ve zeytin alarak eve dönmüş.

Hemen bir yumurta kazana koyarak beklemeye başlamış, birkaç saat sonra kazanın yanına gittiğinde çoğalmış olan yüzlerce yumurtayı alarak yerine peynir koymuş, bu şekilde evinin tüm yiyecek ihtiyacını karşılamıştı.

O günden sonra tarlaya gitmeyen çiftçi, ihtiyacı ne olursa olsun hemen ondan bir parça kazana koyuyor, bir iki saat sonrada kazandan yüzlercesini çıkartıyordu.

O kadar çok ürünü olmuştuki, onu gören köylüler nasıl bu kadar ürünü elde ettiğini merak ediyor bir türlü onun sırrını öğrenemiyorlardı.

Ray sihirli Kazan’ı kapısını iyice sağlamlaştırdığı odasında bir sandığın içinde saklıyor ihtiyacı olan şeyleri ise gece geç saatlerde kazana koyarak çoğaltıyordu.

Şuana kadar kazana meyve, sebze, baharat, buğday, fasulye, yumurta ve benzeri bir sürü gıdayı koyarak çoğaltmış ancak daha canlı olan bir şeyi denememişti.

Hemen pazara giderek satın aldığı bir tavuk ve bir Horuzu eve getirmiş, gece geç saatlerde dışarıda kimsenin olmadığından emin olduktan sonra kazanın bulunduğu odaya giderek sandığın içindeki kazanın içine tavuğu koymuş.

Oturduğu yerde uykuya dalan Ray, Sihirli Kazan’ın odasına gittiğinde yüzlerce tavuğun etrafta dolaştığını görünce sevinçten “demek canlı olan şeylerde çoğalıyor” diye düşünmüş.

Ertesi gün tavukları pazara götürüp satmaya başlamış, iki günde tüm tavukları satıp kazandığı paranın bir kısmıyla da bir kuzu almış, kuzuyu geceleyin sihirli kazan’a koyup yatmaya gitmiş, sabah erkenden kalkıp odaya gittiğinde yüzlerce kuzunun etrafta dolaştığını görmüş, hemen bahçesindeki ahırı düzenleyerek kuzuları oraya koymuştu.

Daha düne kadar hiçbir şeyi olmayan bu adamın birden zenginleşerek her şeye sahip olduğunu görünce her yerde onun durumundan bahseder hale gelmişti,

Ray’ın ünü kısa sürede ülkede yayılmış kral’ın bile onun esrarengiz zenginliğinden haberi olmuştu, onun zenginliğini duyan insanlar zaman zaman gelip onun evini uzaktan izlemeye başlamıştı.

Bu durumu öğrenmek isteyen kral özel hafiyeleri görevlendirerek bu olayı çözmeyene kadar dönmemelerini emretmişti.

Ray’ın evine giden hafiyeler nöbetleşe bir şekilde onun her dakikasını izliyorlardı çiftçinin evde olmadığı bir gün evine gizlice girmeyi başaran hafiyeler onu her hareketini gözlemliyorlardı.

Ray’ın gece geç saatlerde gizlice kapalı bir odanın kapısını açarak içeri girdiğini ve odadaki sandığın içerisindeki kazana bir avuç un kattığını izlemişlerdi

Hafiyeler bu duruma pek bir anlam verememiş olsada beklemeye devam etmişti, aradan iki saat gibi bir süre geçtikten sonra çiftçi’nin tekrar odanın kapısını açtığını görmüşlerdi.

Çiftçi sandığın kapısını açtığında kazanın un ile dolduğunu gören hafiyeler, demek bütün sır şu sihirli kazanmış.

Sabah olunca hemen kralın huzuruna çıkan Hafiyeler, kralı bu durumdan haberdar etmişler.

Kral:

Derhal çiftçi Ray ile o sihirli kazanı buraya getirin! O kazan kraliyet hazinesine ait olmalı.

Ray askerlerin evlerine doğru geldiğini görünce sırrını öğrendiklerini ve aç gözlü olan kralın o kazanı kendisinden alacağını anlamış ama kazanı alıp kaçması imkansız olduğundan içeri girip beklemiş.

Gelen askerlere her şey normalmiş gibi aksettirmeye çalışsa da komutanın

-Kralımızın emridir hem seni hemde o sihirli kazanı saraya götürmemiz emredildi.

Kazan ile birlikte kralın huzuruna götürülen çiftçiye Kral,

-Göster bakalım bana o sihirli kazan nasıl her şeyi çoğaltıyor derken ayağı kayıp kazanın içine sıkışıp kalmış, kralı çıkarmak isteyen askerler kazanı keserek kralı çıkarmışlar.

Çiftçi artık kazan olmadığı için üzülsede bu süre zarfında satın aldığı verimli tarlaları ve büyük bir çiftliği olduğu için mutluymuş, evine dönen çiftçi bir ömür mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmüş.

Önerilen İçerik : Pinokyo Masalı

Ayrıca kontrol et

Fesleğenci-Kız

Fesleğenci Kız Masalı

Fesleğenci Kız Masalı Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde uzak mı uzak ülkelerin birinde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir