Prenses ve Ejderha Masalı

Prenses ve Ejderha Masalı

Bir prensesin başından geçenlerin anlatıldı harika bir Masaldır, bir solukta zevkle okuyacaksınız.

Prenses ve Ejderha Masalı

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde büyük ve verimli toprakları olan bir ülkenin kralının bir türlü çocuğu olmadığından, çocuk özlemi çekiyorlarmış

Bir gün yaşlı bir adam kralı ziyaret ederek ona:

-Sayın kralım Büyülü ormanda boynuzlu bir at yaşarmış, eğer onu bulabilirseniz tüm dileklerinizi gerçekleştirebilir.

Kral yaşlı adamın söylediklerine ilk başlarda itimat etmemiş ama sonrada çocuk özlemini gidermek için kraliçeyle o büyülü ormana gitmeye karar vermişler. Sabah erkenden hazırlanarak yola koyulmuşlar.. Ormanda günlerce boynuzlu atı arayıp durmuşlar ve en sonunda bulmuşlar.

Kral:

– Ooo! Değerli at! Ben bu ülkenin kralıyım, sizden bir ricada bulunmaya geldik, lütfen bizim bir bebeğimiz olması için bize yardım et!

Boynuzlu at:

– Sizlere mutluluk katacak bir kız çocuğu için dileğiniz kabul edilecektir.

Kral ve kraliçeye yemeleri için bir şeyler verdikten sonra ortadan kaybolmuş,  kısa bir süre sonra da krallık prensesine kavuşmuş.

Kral ve kraliçe çocuk sahibi oldukları için çok mutlu olmuşlardı.

Kraliçe:

– Ah, benim güzel bebeğim! Senin adın Menekşe olsun,

Kral ve kraliçe prensesi çok sevdikleri gibi ona bütün savaş becerilerini öğretmişlerdi.

Günler günleri kovalarken Menekşe büyüdükçe güçlenmiş ve serpilmiş güzeller güzeli bir prenses haline gelmişti, krallık huzur ve barış içerisinde bir yaşam sürerken komşu krallığın barış anlaşmasını bozarak ülkelerine saldırmak üzere olduğu haberini alınca herkesi bir kaygı sarmış ve ülke savaş hazırlıklarına başlamış.

Çok hasta olan kral, kraliçeye:

– Kral Tom’dan bu konuda yardım istemeliyiz, eğer o bize yardım derse bu savaşı kazanabiliriz, aksi taktirde kazanmamız imkansız fazla dayanamayız.

Kraliçe:

– Sen merak etme kralım ben hemen bir elçi gönderirim.

Kral:

-Benim gitmem lazım adam göndermeyle olmaz.

Odaya giren prenses:

– Ama baba sen hiç iyi değilsin, bu halde gitmen imkansız, izin verin ben gidip orduyu getireyim.

Kraliçe:

– Ben kızıma çok güveniyorum, kralım izin verin gitsin.

Kral:

– Peki, öyleyse kızım ama dikkatli olmalısın ve kısa sürede gidip gelmen lazım fazla zamanımız yok.

 Prenses anne ve babasıyla vedalaştıktan sonra ordu komutanın yanına giderek ona:

– Olası bir saldırıya karşı hazırlık yapın! Kral ve kraliçenin sorumluluğunu size bırakıyorum.

Komutan:

– Tabi ki prenses! Gözünüz arkada kalmasın.

Kılıcını ve kalkanını alan prenses atına bindiği gibi atını dört nala sürmüş, yolda giderken akşamüzeri dinlenmek için bir köyde konaklamış, o gece köylülerden biri prensese tuhaf bir şeyler anlatmaya başlamış.

Köylü:

– Şu dağın ötesine geçmeniz neredeyse imkansız orada bulunan bir mağarada ateş kusan bir ejderha yaşar, bugüne kadar orada geçmeye kalkanlardan hiçbirinden haber alınamadı.

Prenses:

– Ben gözümün gördüğü hiçbir şeyden çekinmem ve korkmam, ne olursa olsun o yol kısa yol ise o mağaradan geçeceğim!

Uzun bir süredir orada yaşadığı söylenen Ejderhayı bu güne kadar görende olmamış, onun o sıcak nefesi mağaranın girişindeki toprağı yaktığından oralarda hiçbir bitki yeşermezmiş.

Sabahı beklemeden hemen yola koyulan prenses ejderha ile karşılaşmaya kararlıymış, o yüzden yolda rengarenk çiçekleri toplamış ve Ejderhanın yaşadığı mağaraya gitmiş.

Prenses:

– Merhaba saygıdeğer ejderha, eğer kabul ederseniz size çiçekler getirdim, bu gece mağaranızda kalmama izin verir misiniz? Yola yarın sabah devam ederim, krallığım tehlikede onları kurtarmam gerekiyor yoksa ülkem kötü insanların eline geçecek.

Ejderha eğilerek o çiçekleri koklamaya başlayınca prenses çok sevinmiş.

Ejderha:

– Benim adım Fiona, sen çok cesur ve iyi yürekli birisin bugüne kadar bana hediye getiren ilk kibar insan oldun.

Prenses ve ejderha ile arkadaş olmuşlardı, Prenses o gece orada kalarak ejderhaya tüm öyküsünü anlatmış, sabah olunca da ejderhayla vedalaşarak mağaradan ayrılmış ve akşama tekrar döneceğini söyleyerek yoluna devam etmiş, akşam olmadan da Kral Tom’un krallığına ulaşmış

Kralın huzuruna çıkan prenses:

– Saygıdeğer Kral’ım, Ben prenses Menekşe, Kralımızın mektubunu takdim edeyim efendim, krallığımız tehlikede yarımınıza ihtiyacımız var. Bize yardım edebilir misiniz?

Kral Tom:

– Haha…Haha…Hahah… Şaşkınsınız siz babanıza benden de selam söyleyin maalesef benim ordum da sizin krallığınıza saldıracak! Eve giderek krallığınızın yok edilişini seyredeceksiniz.

Prenses krallıktan çıkmadan onu esir alıp, bir kuleye kapatmış.

Prenses:

– Sizlere güvenmemeliydik! Çıkartın beni! Diye seslenmiş lakin onu işiten yokmuş,

Prensesin geri dönmediğini gören ejderha başına bir şeyler geldiğini anlayarak prensesi kuleden kurtarmış.

Prenses:

– Sana çok teşekkür ederim Fiona! 

Krala kızan Ejderha krala ve ordusuna karşı kükreyerek ağzından ateşler saçınca, Kral ve ordusu korkudan prensesin önünde diz çökmüş ve bağışlanmayı dilemişler, prenses Kral’ı hapsettirdikten sonra orduya kalesine geri dönmesini söylemiş,  prenses ejderhaya binmiş ülkesine dönecekken Kral Tom’un Generali diz çökerek,

– Prensesim! Biz bugüne kadar sizin kadar cesur birini görmedik,  eğer müsaadeniz olursa sizinle beraber düşmana karşı savaşmak istiyoruz,

Prenses Menekşe komutanın orduyla birlikte ülkesine dönmüş ve savaşarak krallığını korumuş,

Kral prensese bütün komutanların savaştan kaçtığını savaşmak sadece geriye bir tek komutan kaldığını onunda esir düştüğünü anlatmış.                                                    

Kraliçe:

– Peki, o komutana ödül olarak ne vermeyi düşündün?

Kral komutanı çağırarak ona krallığını kurtarmasına karşılık ne istediğini sorunca

 Komutan:

– Krallığınızı kurtaran ben değilim, efendim prenses kurtardı,  onun bu cesaretine hayranlık duyuyorum eğer müsaade ederseniz prensesle evlenmeyi isterim.

Kral Prensese dönerek:

– Sen ne dersin kızım?

Prenses:

– Bundan şeref duyarım baba! Çünkü komutan korkmadan ne dediysem onu yaptı savaştan kaçmadı.

Peter ve Menekşe’yi evlenmişler ve o günden sonra mutlu ve huzur dulu bir hayatları olmuş ve o ülkeyi ikisi yönetmişler, ejderhada o günden sonra kimselere zarar vermemiş. Prenses ve ejderha zaman zaman görüşüp sohbet ederlerdi.

Kuş Masalı
Çocuk Masalları
Masal Oku

Ayrıca kontrol et

Sindirella

Sindirella

Sindirella Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde hali vakti yerinde olan bir aile, bu …

uyku-vakti-hikayeleri

Uyku Vakti Hikayeleri

Uyku Vakti Hikayeleri Uyku Vakti Hikayeleri, okuyarak eğlenin Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içerisinde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir