Mutlu Evliliğin Sırrı Hikayesi

Mutlu Evliliğin Sırrı Hikayesi

Bu aşk hikayesini okuyarak ve uygulayarak mutlu evliliğin sırrını adeta öğreneceksiniz bu mükemmel hikayeden daha güzel bir hikaye bulamazsanız.

Mutlu Evliliğin Sırrı Hikayesi

Günün birinde eşiyle kavga ettikten sonra biraz sakinleşmek ve olanları unutmak için dışarı çıkan Kerem, düşünceli bir şekilde yolda yürürken kendisine doğru ellerini açarak uzatan adama bir kere baktı yaklaşık elli yaşlarında olan bu adam, dilencilere benzemiyordu giysileri eski ama temiz ve ütülüydü, görünüş olarak da dilencilere benzemiyordu,

Kerem,

-Sağlıklı ve sağlam bir adamsın gidip çalışacağına niye böyle dileniyorsun ki, zaten canım çok sıkkın birde seninle mi uğraşacağım diye mırıldanmaya başladı, adam elini geri çekmemişti,

Kerem alaycı bir ses tonuyla:

-Ne istiyorsun ekmek alacak para mı istiyorsun? Diye sordu.

Adam,

– Hayır, çikolata için para lazım!

Kerem dahada öfkelenmeye başlamıştı,

-Bu güne kadar böyle espri yeteneği olan bir dilenci ile karşılaşmamıştım böylesinin de hali başka oluyor,  diye cevap verdi ve ardından
siz ekmek alçak para bulamayınca çikolatayla mı karnınızı doyuruyorsunuz?

Gayet sakin cevaplar veren adam,

-Öyle değil, ekmek bulamadığımız zamanlarda karnımızı bulgur pilavı yiyerek doyuruyoruz olurda onu da bulamazsak o vakit aç yatarız.

Bu cevap karşısında şaşıran Kerem,  adamın ciddi mi yoksa kendisiyle  dalga mı geçtiğini anlamaya çalışıyordu.

Kerem,

-Ben sizden bir şey anlamadım bu gün karnınızı doyurmuşsunuz da tatlı olarak da çikolata mı istedi canınız?

Adam,

Fakir ve fukaranın canı mı olur ki, her yemekten sonra tatlı istesin,

Kerem,

Bu bir şakamı etrafta bizi çeken televizyoncular mı var yoksa sen bir stendapçı mısın?

Adam,

-Düşündüğünüz gibi değil, sadece iş bulamamış bir fakirim,  bugün biricik eşimin doğum günü ve doğum günü hediyesi olarak ona çikolata götürmek istiyorum sadece,

Kerem,

-Tamamda kardeşim doğum günlerinde bildiğim kadarıyla yaş pasta alınır.

Adam,

-Haklısınız ama o pasta işi bizim gibi fakirin alabileceği bir şey değil zenginler ancak alabilirler,  yaklaşık otuz yıldır evliyim eşime bir kez bile yaş pasta alma imkanım olmadı amma her yaş gününde ona bir çikolata götürdüm.

Bu sözler üzerine kerem daha düzgün bir hitap tarzıyla adama yanaşmaya başladı çünkü kerem sabahtan beri üzerindeki o mutsuzluğu atamıyordu ama şuan bu adam ile konuşurken biran olsun tüm olayları unutmuştu ve iç dünyasını bu adamın söyledikleri gerçek mi acaba yoksa yalandan mı uyduruyor gibi düşünceler sarmıştı

-Merak ettiğim konulardan biride şuan cebinizde bir çikolata alacak paranız yok mu?

Bu söz üzerine adam ellerini cebine koyarak cebini boşalttı ve cebinde  yalnızca nüfus cüzdanı vardı başkaca hiç bir şey  yoktu

-Beyefendi ben dilencilik yaparak geçimini sağlayan biri  değilim, işsizim, günübirlik çalışır her ne iş olursa onu yaparım iş ayırt etmem amma bugün sabahtan beridir iş arıyorum, aksilik ya hiçbir iş bulamadığımdan eşime çikolata alamadım.

Kerem yol kenarındaki bankı işaret ederek,

-Buyurun şurada biraz oturalım konuşmalarımıza orada devam ederiz demiş ve yanından geçen simitçiyi çağırarak 2 simit 2 de meyve suyu aldıktan sonra sorularını sormaya devam etmiş,

-Etrafında arkadaşın akraban yokmu borç alasın onlardan?

Adam,

-Fukaranın çevresindekilerde onun gibi fakir olur bulurlarsa önce kendi karınlarını doyururlar.

Kerem,

-Karını dilenecek kadar çok mu seviyorsun?

Adam,

-Öylesine çok seviyorum ki, otuz yılımı aydınlatan biricik eşim o benim aradan geçen o kadar yıl olmasına rağmen ona olan sevgim azalmadığı gibi dahada artırdı.

Kerem,

-Otuz yıl süren bir aşk hayret edilecek bir durum doğrusu! Uzmanlar bir aşkın ömrünün en fazla üç yıl olduğunu söylüyorlar oysaki sen şimdi otuz yıldan ve gittikçe artan bir sevgiden bahsediyorsun. Bana söyler misin evliliğinizdeki bu sevginin sırrı nedir? Senden duyduklarıma göre mutluluğun formülünü bulmuşsun gibi.

Adam,

-Ben okuma yazmayı zar zor öğrendim ilkokulu bile okuma imkanım olmadı dediğiniz gibi  formül falan hiç bilmem.

Kerem,

-Formül derken size  kimya veya matematik formülünü sormuyorum ki, benim yedi yıllık evliliğim var ve sevdiğim kızlada evlendim amma hiçte mutlu ve mesut değilim, neredeyse her gün  kavga etmeden duramıyoruz daha bu sabah kavga ederek evden çıktım, maddi olarak hiçbir sıkıntım yok arabam, evim ve param var ne isterlerse alacak güce sahibim, iyi bir gelire sahip işimizde var ama mutlu olamıyorum, sana bakıyorum hiçbir şeyin yok, ama velakin çok mutlusun, bizi mutsuz eden şey para mı diye düşünmüyor değilim şuan?

Adam,

-Hiçbir şeyim yok derken, aslında dediğiniz gibi değil ben her şeye sahibim,  çünkü benim eşim benim her şeyim,  arkadaşım, sevgilim, eşim, hayat yoldaşım bir insanın beraber bir hayatı paylaştığı kişiden daha kıymetli ve daha önemli neyi olabilir ki bu dünyada? Sizin biraz önce saydığınız ev, araba, iş diğer şeylerin hepsi birer nesnedir sadece, ama mutluluğa sebep olan bir şey değildir.

Kerem,

-Nasıl düşüneyim anlamadım ki,  bu kadar çok mal varlığın içinde bile karım her şeyden şikâyet ediyorken, birde fakir biri olsam kim bilir benim başıma neler gelir?

Adam gülümseyerek,

-Bir söz vardır beyim “Altın tasın, kan kusana faydası yoktur” derler ya siz kadınları hiç anlamamışsınız,  bir kadın iyi ve lüks bir evde oturduğu için ve her gün birbirinden farklı lezzetlerde yemekler ve meyveler  yediği için mutlu olamaz. Bir kadın, eşinin onun her şeyi olduğunu bildiği andan itibaren mutlu olmaya başlar.

Kerem,

-Sizin bahsetmiş olduğunuz o mutluluğunuzun sırrı bumu? Peki bir bayana onun değerli olduğunu nasıl hissettirebiliriz ki onuda bilmiyorum ki,

Adam,

-Ben mutluluğun sırrının bu olduğunu düşünüyorum, çünkü ben eşime değerli olan takılar veya diğer şeyleri alamıyorum ama onun benim için çok değerli olduğunu hissettiriyorum, bu durumda onu öylesine mutlu ediyor ki anlatamam birde eşine değerli olduğunu da onun içindeki o küçük kızı severek hissettirebilirsiniz.

Bir kadının yaşı kaç olursa olsun onların içinde hiçbir zaman büyümeyen nazlı bir küçük kız bulunmaktadır. Siz o içindeki küçük kıza ne kadar değer verir ve onu severseniz o kadını da o derece mutlu etmiş olursunuz.

Kerem,

-Bu nasıl oluyor peki?

Adam,

-Bir küçük kızı düşünün o neleri sever ve ne tür şeylerden hoşlanır,  mesela ben söyleyeyim bir küçük kız  hem beğenilmek hem de her zaman ilgi ve alaka ister, onlara  her zaman güzel olduklarını tekrarlayacaksın, eğer onlara bir prenses gibi davranabilir, ona sürprizler yaparsanız ayrıca zaman zaman birazda şımartırsanız, kim bilir sizi ne kadar severler, küçük kızlar iltifata doymazlar öyle değil mi?

Kerem,

-Gerçekten haklısın benimde dünyalar tatlısı olan dört yaşında bir kızım var kapıdan içeri girdiğim gibi boynuma sarılır ve bana “Güzel babacığım sen beni ne kadar seviyorsun?” diye soru sorar yeni bir giysi giydiği zaman etrafımda dolanarak “Baba bak ne kadar güzel olmuş?” diye sorular sorup durur ona sadece üstten güzelsin demek yetmiyor, farklı sözcüklerle şımartacak sözlerle hitap ettiğim zaman gülümsüyor.

Adam,

-İşte bütün sır burada kadınlar bir ömür bu sözleri duymak isterler,  ben sürekli karıma böyle yanaşıyorum ve yanaşmaya da devam edeceğim mesela eşime “bebeğim” diye hitap ederim ve bu onun çok hoşuna gidiyor.

Kerem,

-Peki hiç mi kavga etmiyorsunuz?

Adam,

-Olurmu kavga bir evin tadı ve tuzudur, ara sıra bizde de olur, mesela eşim inatçıdır, onun gönlünü almak için uğraşmanın da ayrı bir güzelliği vardır benim için

Kerem,

-Haklısın bu arada adınız neydi onuda sormayı unuttum,  bende bütün gün durmadan onlar için çalışıp dururum o kadar yorgun düşerim ki ama eve gelince dinlenmek bir yana dursun daha çok yoruluyorum.

Adam adım Okan efendim,

-Para gibi dış sebepler önemli ve gerekli olduğu kesindir  ama kadınlara baktığınız zaman onlar para için erkekleri sevmezler. Para insana geçici zevkler verir, bir kadın hediye almaya bayılır, paran varsa hediye almak güzeldir tabiki, ama onun sadece bir hediye ile mutlu olmasını bekleyemezsin, yapacağın şey hediye ile birlikte sevgini göstermen olacaktır. Benim param yok günlük çalışarak kazandığımla karnımızı doyurduk bazen de aç kaldığımız günlerde oldu, eşime bir defa dahi altın hediye alamadım ama onun kulaklarına her zaman aşk sözleri fısıldadım dedikten sonra müsaadeniz olursa artık gitmem gerekiyor çünkü vakit epey geç oldu bence sizde eve giderek eşinizin ve çocuklarınızın gönlünü alın deyince,

Kerem de ayağa kalkarak ona çok çok teşekkür etti ve elini kuvvetlice sıktıktan sonra

Ben seninle karşılaştığım için çok şanslıyım benimle karşıya kadar gelir misiniz diyerek pastaneye götürerek ona çok büyük ve güzel çikolatalı bir pasta yaptırarak ona teslim etti ve yanından ayrıldı. Adam ise hayatında ilk defa karısına böyle güzel bir yaş pasta götürmenin heyecanıyla hızlıca evin yolunu tuttu.

Kerem yolda giderken karısının ve kızının sevdiği meyveleri alarak eve gitti içeri girdiğinde karısının şişmiş gözlerle mutfakta oturduğunu gördü, onla hiç konuşmadan meyveleri güzelce yıkayarak eşinin önüne koydu.

-Bu meyveler varya dünyanın en şanslı meyveleri biliyor musun dedi.

Eşi İnci hanım ise hiç cevap vermedi bile,

-Çünkü senin gibi dünyanın en güzel annesinin midesine gidecek de o yüzden, dedi bu sözleri duyan İnci şaşırmıştı bir anda o surat asmış kadının bir anda yüzünün ifadesi yumuşamıştı. Bu meyveler senin en çok sevdiğin meyveler olduğundan, senin için aldım.

İnci,

Hayret ne oldu kafana yolda bir saksı mı düştü sen hep kendi sevdiğin meyveleri alırdın, benim sevdiğim şeyleri pek hatırlamazdın aslında  bu  hareketine şaşırmadım desem yalan olur ama şuan benim için pek kıymeti yok beni çok kırdın bir meyveyle gönlümü alabileceğini mi sanıyorsun.

Kerem,

-Canım benim ben senden özür dilerim diyerek diz üstüne çöktü ve cezam neyse ona razıyım deyince

Keremin o haline bakan inci boynunu bükmüş bir vaziyette olan kereme bakınca gülmeye başladı.

İnci,

-Affetmek o kadar kolay mı? Dur bakalım sana hangi cezaları uygulayayım bunu bir düşüneyim, hangisine katlanabilirsin deyince

Kerem işte o zaman eşinin içindeki o küçük kızı gördü ve öğünden sonra hayatları tamamen değişti.

Ayrıca kontrol et

Güzel-Aşk-Hikayeleri-Kısa

Güzel Aşk Hikayeleri Kısa

Güzel Aşk Hikayeleri Kısa Kısa ve hüzünlü bir aşk hikâyesinden bahsetmek istedik, okurken etkileneceksiniz İçerik1 …

ROMANTİK-AŞK-HİKAYELERİ

Gerçek Bir Aşk Öyküsü

Gerçek Bir Aşk Öyküsü Gerçek Bir Aşk Öyküsü: Genç ve yakışıklı biri olan Servet, sevdiği …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir