Kuş Masalı

Kuş Masalı

Sabırlı olan Minik ve şirin bir Kuş Masalı ile karşınızdayız.

Kuş Masalı

Her şeyi öğrenmek isteyen meraklı olduğu kadar bir o kadar da sabırsız olan Minik adında sevimli bir yavru kuş vardı.

Annesi kendi kendine oynayan minik’i yanına çağırarak ona;

– Buraya gelir misin? Seninle konuşmam gereken bir şey var dedi.

Minik, annesinin ses tonundan  konunun önemli olduğunu sezmişti o yüzden hızlıca annesinin yanına giderek ona:

– Annecim bir şey mi oldu, benimle ne konuşmak istiyorsun? Hadi çabuk söyle çok merak ediyorum hadi hemen söyle? Diye durmadan konuşmaya başlamıştı.

Annesi:

– Artık rahatlıkla uçabilmen için ders almaya ihtiyacın var ama canım biraz sabırlı olman lazım, artık seninde uçma zamanın geldi, yarından itibaren uçma çalışmalarına başlıyoruz, dedi.

Minik heyecanlanmış bir o kadar da sevinmişti artık dilediği kadar gezebilecekti.

Minik:

-Gerçekten mi? Anne öyleyse hadi hemen dışarı çıkalım ve hemen çalışmaya başlayalım, diye ısrar etmeye başlamıştı.

Annesi onun sabırsız ve heyecanlı haline bakarak gülümsedi.

– Hayır hemen olmaz yavrum, onun için biraz sabretmesini öğrenmelisin, yarın sabah çalışmalara başlayacağız, dedi.

Minik annesini kızdırmak istemediğinden annesinin dediğini  yaparak tekrar oynamaya gitti ama aklı fikri yarın yapacağı çalışmalarda olduğundan zamanın çabuk geçmesini istiyor hemen sabah olsun istiyordu.

Biraz uyuduktan sonra yuvasına girerek çabucak sabah olsun diye gözlerini sıkıca kapatarak uyumaya çalıştı ama bir türlü sabah olmuyordu uyumak için epey bir çaba sarfettikten sonra sonunda uykuya dalmış ve güneşin doğuşuyla birlikte ayağa kalkmış ve  ardından annesinin yanına giderek

– Anne, ben hazırım çabuk ol! Dedi.

Annesi:

– Tamam yavrum geleceğim ama bu kadar sabırsız olma, kahvaltını yaptın mı? Önce kahvaltıyı yapalım, dedi.

Ama minik o kadar heyecanlıydı ki kahvaltıyı düşünmemişti bile, annesinin de kahvaltı yapmasına müsaade etmeden ısrar ede ede onu yuvadan dışarı çıkarmayı başardı.

 Annesi miniğe;

– Yine her zamanki gibi o sabırsızlığınla kahvaltı yapmama fırsat vermedin, diyerek gülümsedi.

Yavrusunu kıramayan anne, hemen uçma derslerine başladılar. Annesi ona öncelikle uçmanın kurallarını anlattıktan sonra bugünkü derslerinin kanatları güçlendirme egzersizleri olduğunu anlattıktan sonra Minik:

– Ama anne bunu geçelim bu dersi biliyorum çok sıkıcı hadi bir sonraki derse geçelim.

Ama annesi kararlıydı onu bir türlü ikna edemeyen Minik, saymaya başladı.

– Bir, beş, on, yirmi, otuz, elli… Tamam artık kanatlarım güçlendi bak bana dedi

Kendini süzülürcesine boşluğa bırakıverdi ve yere yaklaşırken manevra yapmak istedi lakin kanatları güçlü olmadığından yere çakıldı.

Sabırsız olan kuşun canı çok acımıştı,onu alıp yuvaya götüren anne bugün bu kadar yeter, söz dinlememenin ve öyle olmadığı halde öyleymiş gibi göstermenin sonucuydu bu sabahki olay, iyiki çarptığın zemin çimlerle kaplıydı aksi taktirde kötü bir şekilde yaralanırdın.

Ertesi sabah tekrardan annesinin yuvasına erkenden giderek onu dışarı çıkardı ve derslere başladılar, ikinci derslerinde de sabırsızlığından yine küçük bir kaza atlattı.

Annesi ona sürekli olarak:

-Biraz daha sabırlı olmayı öğrenmen lazım eğer sabırlı olursan başarabilirsin.

Minik:

– Hep sabır, sabır, diyorsun ama ben bu uçmayı ne zaman öğreneceğim, dedi.

Anne:

– Bu günlük bu kadar çalışma yeter, sen içeri gir yiyecek bir şeylerimiz kalmamış, yiyecek bir şeyler bulup gelene kadar sakın uçmaya çalışma, dedi.

Annesi uçarak gözden kaybolduktan sonra annesine sürpriz yapmak isteyen minik kanatlarını güçlendirme egzersizleri yaparak kendini boşluğa bıraktı yine.

-Yaşasın, yaşasın kanatlarım güçlendi rahatlıkla uçabiliyorum, derken yine birden yere çakılıp bir çukura düşmüştü bu sefer yaralanan minik çukurdan çıkıp yuvasına uçmak için ne yaptıysa da kanatları yaralandığından uçmayı başaramamıştı.

Ne yapacağını bilemiyordu, ona ayardım edecek anneside yoktu o anda etrafına bakındı, artık korkmaya da başlamıştı, kendi kendine,

-Keşke annemin sözünü dinlemiş olsaydım şimdi bu halde olmazdım, dedi.

Beklemek dışında yapacak bir şey yoktu, hava kararmak üzereydi ama annesi hala dönmemişti, Minik kahvaltı yapmadan çıktığı için çok acıkmış ayrıca üşümeye de başlamıştı.

Gittikçe korkmaya başlayan minik anne, anne yardım et diye bağırıyordu, diğer hayvanlar onu görmesinler diye ayakları ile toprağı eşip içine saklandı çünkü Annesi yuvaya dönünce onu arayıp bulacağından emindi, yapması gereken şeyin annesi gelene kadar güvenliğini sağlamaktı.

Çok geçmeden annesinin “Minik!, Minik!” nerdesin diye seslendiğini duymuştu.

Anne, anne buradayım diye seslenince onu düştüğü yerden çıkarıp yuvaya götüren annesi onun tir tir titrediğini görünce bir şey dememiş sakinleştirmeye çalışmıştı.

Minik:

-Anne senin sözünü dinlemediğimden başıma gelmeyen kalmadı çok üşüdüm. Çok açıktım ve korktum artık senin sözünden çıkmayacağım, çok pişmanım anneciğim, dedi.

Annesi: yaptıkları hatanın farkına varan Minik’e sarılarak

– Aferin sana yavrum hatanı anlaman çok güzel,

O günden sonra Minik sabırlı ve söz dinleyen bir kuş olmuştu.

Kuş masalı’nı okurken Beğendiğinizi umarız diğer içeriklerimiz için:

Güzel Çocuk Hikayeleri
Masal Oku
Ezop Masalları

Ayrıca kontrol et

Denizci-Simbat-Balina-Macerası

Denizci Sinbad Balina Macerası

Denizci Sinbad Balina Macerası Tik, Tak’ın yanına giderek ona: – Merhaba! Tak: – Merhaba! Tik: …

Sadık-Teneke-Asker

Sadık Teneke Asker

Sadık Teneke Asker Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde ailesiyle birlikte yaşayan Manu adında …

Bir yorum

  1. Kuşları çok seviyorum ayrıca benzelerni beklerim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir