Küçük Kadınlar

Küçük Kadınlar

Küçük bir köyde ailesi ile birlikte yaşamakta olan 4 kız kardeş varmış bu aile çok fakirmiş, bu dört kız kardeş çoğu zaman ailesinden karşılayamayacakları taleplerde bulunmuyormuş.

Meg hem akıllı hemde çok güzelmiş, Joe ise erkek gibiymiş ve tek hedefi yazar olmakmış, Beth utangaç olduğu kadar kibar ve yumuşak huylu biriymiş. Kardeşlerin en küçüğü olan Amy ise kardeşlerin içindeki en güzel kızmış, bu kardeşler birbirlerini çok seviyordu.

Köylüler bu dört kız kardeşin aklı başında ve edepli tavırlarını beğeniyor ve hep taktirle karşılıyorlar onlara küçük kadınlar diye hitap ediyorlarmış.

Günlerden bir gün ülkede iç savaş çıkınca kapılarını çalan askerler, babalarını askere götürmek için geldiklerini onlara iletmiş, aile ise bu duruma çok üzülmüştü.

Amy:

– Lütfen babacım bizi bırakıp gitme!

Babası:

– Hayır, evlatlarım ülkem için bir şeyler yapmak benim için bir şereftir o yüzden gitmek zorundayım.

Meg:

– Peki, gidersen ne zaman dönersin?

Babası:

– Eğer iç savaş kısa sürede bastırılırsa yağmurlu havalar başlamadan önce mutlaka dönerim, ağlamayı da bırakın artık diyerek kızı Meg’e,

-Kardeşlerine iyi bak.

Meg:

– Tabiki baba senin gözün arkada kalmasın.

Bu konuşmalardan sonra hazırlanan babaları bekleyen askerler ile birlikte gitmiş.

Babaları gittikten sonra, aile epey zorlanmaya başlamıştı çünkü yiyecek alacak paraları bile kalmamıştı.

Anneleri:

– Meg, ben daha fazla para kazanabilmek için daha çok çalışıyorum lakin para kazanmak da çok zor bir şey inan.

Meg:

– Anne sen merak etme biraz sabredebilirsek babam döndüğü vakit her şey daha güzel olacak

Anne:

– Kızım babanız gelene kadar mücadele etmeliyiz, anlamadığım bu insanlar neden savaşıyorlar ki?

Günler bu şekilde ilerlerken bir gün, askerlik dairesinden kendilerine bir mektup gelmişti, mektupta babalarının yaralandığı ve o yüzden hastaneye kaldırıldığını o yüzden ona refakat edecek bir kişiye ihtiyaç duyduklarını yazıyordu.

Anne:

– Çocuklar hemen babanızın yanına gitmeliyim ama gidecek paramız yok?

Joe:

– Anne sen babamın elbiselerini ayarla her şey ile ben ilgileneceğim, demiş.

Joe evden çıkarak akşam bir miktar para ile dönmüş,

Anne:

– Bu parayı nasıl buldun kızım?

Joe:

– Saçımı sattım.

Anne:

– Oy benim tatlı kızım o güzel saçlarını kaybetmişsin buna çok üzüldüm

Joe:

– Şuan önemli olan babamın sağlığı anne.

Meg:

– Belki başka bir yol bulabilirdik, niye yaptın bunu?

Joe:

– Merak etmeyin tekrardan güzel bir şekilde çıkar.

Joe o gece hiç uyuyamamış yatağında sessiz bir şekilde ağlıyormuş, gecenin ilerleyen saatlerinde bu durumun farkına varan Meg elini Joe’nin omzuna koyarak ona sarılmış

Meg:

– Merak etme kardeşim kısa bir süre sonra her şey çok güzel olacak demiş.

Anneleri de gittikten sonra evin tüm işleri kızlara kalmış, temizlik yapıyor, yemek pişiriyorlarmış, bir gün kız kardeşlerden Beth hastalanarak yataklara düşmüş, bir türlü ateşini düşürememişler,

Meg:

– Doktor çağırmamız lazım

Joe:

– Öylede o doktorun ücretini? Nasıl ödeyeceğiz?

Amy:

– Benim birikmiş bir kaç kuruşum var

Meg:

– O yeterli olmaz ki,

Beth:

– Bir şey yapmayın kendi kendime düzelirim nasılsa

Meg:

– Ben doktoru çağırmaya gidiyorum, öncelik Bethin sağlığı

Dışarda yağan karda Meg koşa koşa doktoru çağırmaya giderek durumu Doktora anlatmış, Doktor hemen gelerek Bethi muayene etmiş ve kardeşlere;

– Merak etmeyin iyileşecektir.

Meg:

– Bu habere çok sevindim doktor amca ama bir problemimiz var sizin ücretinizi karşılayacak gücümüz yok, yine de Bethi tedevi eder misiniz?

Doktor:

– Gülümseyerek öyle mi? Endişe edilecek hiçbir şey yok tabiî ki tedavi edeceğim bu benim vatandaşlık görevim, diyerek çantasında çıkardığı ilaçları onlara vererek, birkaç gün sonra tekrar geleceğim siz parayı dert etmeyin ne zaman ihtiyacınız olursa bana haber verin diyerek evden ayrılmış.

Birkaç gün sonra beth de iyileşmiş ve ayağa kalkmıştı ama anne ve babalarını özlüyormuş, bir gün anneleri eve dönmüş onu gören kız kardeşler çok sevinmişler.

Meg:

– Annecim babam ne zaman eve geri dönecek?

Anne:

– Babanızın bir ayağı kırık, şimdilik tehlikeyi atlatmış, doktorlar ne zaman gönderirlerse ancak o zaman eve dönebilir.

Bir kaç gün sonra noel günüymüş Küçük Kadınlar çok üzgünmüş çünkü ilk defa babaları aralarında yokmuş,  O gün yiyecek bir şeyleri de yokmuş hepsi oturmuş sessizce düşünürken kapıları çalınmış, kapıyı açtıklarında kapıda babalarını görmüşler hepsi babalarına sıkıca sarılmışlar.

Kızlar:

– Bu güne kadar aldığımız en güzel noel hediyesi sendin baba, Noelde babalarına kavuşmuş olan aile sevinçten havalara uçmuşlar.

Önerilen İçerik: Kibirli Tavşan ile Kaplumbağa

Ayrıca kontrol et

Güzel-Çocuk-Hikayeleri

Güzel Çocuk Hikayeleri

Güzel Çocuk Hikayeleri Bir balığın macerasının anlatıldığı güzel bir çocuk Hikayesi Güzel Çocuk Hikayeleri Akşam …

Sindirella

Sindirella

Sindirella Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde hali vakti yerinde olan bir aile, bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir