Korkak Adam Ve Devler

Korkak Adam Ve Devler

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde bir ülkenin doğusunda yaşayan bir adam varmış, bu adam o kadar korkak biriymiş ki tek başına ayakyoluna dahi gitmeye korkarmış karısı ile beraber anca gidebilirmiş.

Bir günün akşamında bu adamın lavabo ihtiyacı olmuş ama bir türlü tek başına gitmekten korktuğundan karısına kendisi ile gelmesi için yalvarmış, yakarmış lakin adamın bu korkak halinden sıkılan kadın, bu sefer bir kurnazlık düşünerek eşini ayakyoluna götürmüş ve o içerdeyken kapıyı üzerine kilitleyerek odasına dönüp yatmış.

Kocası kapıyı açması için ona epey bir yalvarmış ama yalvarmalarının da işe yaramayacağını anlayan korkak adam, oradaki küçük bir pencereden dışarıya çıkmayı başarmış lakin bu sefer de kapılar kilitli olduğundan korka korka başka bir yere gitmiş, az gitmiş, uz gitmiş dere tepe düz gitmiş nereye gittiğini bilmeden günlerce yol almış ve nihayet çok büyük bir saraya varmış.

Günlerce yalnız başına yol alan adam tüm korkularını yenmiş cesur bir adam haline gelmişti, sarayın kapısının açık olduğunu görünce hemen içeriye girmiş, içeride çok büyük bir oda ve odanın ortasında kırk tane kazanda yemek pişiyor her kazanın başında da bir tane dev toplamda 40 dev birbirleri ile sohbet ediyor yemeklerini pişirdiğini görmüş.

O adamı gören devler hayret içerisinde ona bakmışlar Devlerin lideri,

– Yanaş bakalım küçük adam, bizim izimizi, tozumuzu görenler kaçacak delik ararlarken sen nasıl oldu da korkmadan bizim yuvamıza kadar gelebildin.

Korkak Adam

– Oy benim yavrularım beni tanımadınız mı? Senelerdir sizleri arıyorum,  nihayet sizleri bulabildim. Ben sizin dedenizim, siz benim bu halime aldanmayın epey ihtiyarladım demiş.

Hemen geçmiş, baş köşeye oturmuş, Devler de nasıl olmuşsa ona inanarak dedelerine hoş geldin demişler lakin onun kendi yanlarında kalmalarını hiç istemiyorlarmış, Korkak adam artık oraya yerleşmiş kalmış.

Bir gün gece yatmaya gittiği zaman devler dedemizin gitmeye niyeti yok en iyisi biz gece yarısı onu bir güzel dövelim ki bir daha buraya gelemesin demişler. Bunu duyan korkak adam devler odalarına çekildikten sonra yatağının içerisine koca bir kütük koymuş, başlığını da kütüğün üst kısmına giydirmiş kendisi ise yatağın altına geçerek orada uymuş, gece yarısından sonra odaya gelen devler,  dedelerine vurduklarını zannederek kütüğe vurmaya başlamışlar ve iyice yorulunca artık bir daha yerinden kalkamaz diyerek kendi odalarına çekilmişler.

Sabah olunca daha önceleri olduğu gibi kalkmış ve büyük odaya inerek onlara;

– Evlatlarım ya bu gece pireler beni bir türlü uyutmadı, demiş.

Devler onu karşılarında görünce, ondan korkmaya başlamışlar, yine bir gün korkak adam yatmaya gidince devler toplanmış bir karar varmışlar “bir yarışı tertip edecekler bu yarışta kim yürürken daha fazla toz çıkartırsa ona bir çuval altın hediye verilecek, eğer dedeleri bu yarışı kazanamazsa ona buradan gitmesini şart koşacaklardı.”

Bunu da duyan ihtiyar sabah erkenden, giyeceği çizmelerin içerisine toz doldurmuş, ertesi gün ise  devlerin lideri dedelerine yarış yapılacağını ve yarışın şartlarını söylemiş ve yarış başlamış,

Devler hem çok hızlı yürüyor hem de epey toz çıkartıyorlarmış, dedeleri ise çizmelerinin içerisine toz doldurttuğu için devlerden daha çok toz çıkartıyormuş.

Yarışı kazanan adam

– Evlatlarım gördünüz mü ben ihtiyarım lakin sizden çok daha kuvvetliyim demiş.

Devlerin lideri demiş ki:

– Dede gerçekten güçlüsün biz sana bir çuval altın ve at verelim, sen de artık git kendine yeni bir hayat kur

Korkak Adam;

– Yavrularım, ben sizi bulmak için epey dolaştım ve zar zor buldum artık sizi bir daha bırakmam demiş.

Devler dedelerinden kurtulabilmek için bir çare düşünmüşler bu sefer düzenleyeceği yarışta kim taşı sıkarak un haline getirebilirse ona bir çuval altın verilecekmiş, dedeleri yine konuşmaları işitmiş ve devler yattıktan sonra gizlice mutfaktan bir peynir bulup onu cebine koymuş

Ertesi gün devler dedelerine yarışın şartlarını söylemişler ve yarışa başlamışlar, dedeleri etrafta iki adet yassı taş bulmuş ve devler görmeden peyniri de bu taşların arasına koymuş ve sıkmış sonrada;

– Bakın evlâtlarım, taşı un ufak değil, taşın suyunu bile sıkabiliyorum demiş.

Tabii ki bu yarışında kazananı o olmuş,

Devler ona demişler ki,

Şuan iki çuval altının var, seni de altınlarını da senin evine kadar taşıyalım, adam biraz nazlanmışsa da en sonunda razı olmuş bunu fırsat bilen devler altınları sırtlayarak evine kadar götürmüşler, kapılarının önüne vardıklarında, adam evinin kapısını çalmış, kim o diyen karısına;

– Ben geldim aç kapıyı, demiş.

Karısı kapı eşiğinden bakarak gelenin kocası olduğunu anlayınca kapıyı açarak onu içeriye almış, o günden sonra o diyarların en korkusuz ve en zengin adamı haline gelmiş.

Önerilen İçerik : Karagöz ile Hacivat Miras

Ayrıca kontrol et

Sadık-Teneke-Asker

Sadık Teneke Asker

Sadık Teneke Asker Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde ailesiyle birlikte yaşayan Manu adında …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir