Keloğlan Oyun Masalı

Keloglan Yapiskan Masal
Keloğlan Oyun Masalı

Keloğlan, oyun oynamayı çok seven bir gençmiş fakat anası onun çok fazla oyun bağımlısı olmasına kızar o yüzden zaman zaman, bağırır, çağırır, kimi vakit ise güzelce sopa atarmış.

Bir günün akşamında dışarı çıkan keloğlan arkadaşları ile bezirganbaşı oyununa öylesine dalmıştı ki vaktin nasıl geçtiğini bile unutmuştu.

En sonunda arkadaşlarından biri;

– Çok geç oldu bu gidişle yine biz dayak yiyeceğiz, ben eve gidiyorum sizde oyunu bırakıp evlerinize gidin demiş.

Tüm gençler iyi akşamlar dileklerini birbirlerine söyleyerek evlerine gitmişler

Keloğlan ise tek başına ortada kalmış, evi diğerlerine göre çok uzakta olduğundan o karanlıkta tek başına eve gitmekten korkuyor ama kimseye belli etmiyordu, eve gitmek dışında artık yapacak bir şeyi kalmamıştı korka korka evin yolunu tutmuş, o kadar çok korkuyormuş ki neredeyse korkudan yere düşüp bayılacaktı.

Köyün ortasından geçen dereye varmıştı ki çakalların uğultusu ile biranda ne yapacağını bilememiş, tamda o sırada derenin yanında geçerken birden bir ses işitmişti o yöne bakınca az ilerde ağlayan bir kız görmüş, hemen onun yanına giderek ona;

-Merhaba senin adın ne ve burada yalnız başına ne işin var?

Keloğlanı görünce sevinen kız;

– Benim adım Dilara Kuzcu köyünde oturuyorum, Annem bana dereden uzak dur dedi ama ben onu dinlemedim, derenin içinde gördüğümü güzel bir taşı almak isterken üstüne bastığım taşın üzerinden kayarak dereye düştüm derenin akıntısı beni buraya kadar sürükledi, sabahtan beri eve gitmek için yürüyorum ama bir türlü evin yolunu bulamadım, tek başına burada kalmaktan da çok korkuyorum.   

Keloğlan;

– İyiki eve gitmek için geç kalmışım, yoksa sen tek başına burada ne yapardın hadi gel bizim eve gidelim, bu gece bizim misafirimiz ol sabah seni eve geri göndermenin bir yolunu buluruz demiş.

İkisi beraber keloğlan’ın evine doğru gitmişler,  anası, meraktan uyku uyuyamamış, öyle yollara bakakalmış, kızmaktan sesi kısılmıştı birden iki kişinin evlerine doğru geldiğini görünce hemen dışarı çıkmış;

Keloğlan;

– Güzel anam biliyorum geç kaldığım için bana çok kızmışsındır ama derenin kenarında Dilara ile karşılaştım yardıma ihtiyacı vardı onuda kendimle getirdim bu akşam misafirimiz olacak demiş

Anası çok fakirdi ama misafirleri çok severdi o yüzden Keloğlana tek kelime bile etmedi onlara yiyecek bir şeyler hazırlayıp karınlarını bir güzel doyurdu;

Sabah olunca Dilarayı köyüne götürmek için anasından izin isteyen Keloğlan aşırı derece ısrarcı olunca anasının rızasını almış ve Dilara ile birlikte yola koyulmuşlar.

Az gitmişler uz gitmişler dere tepe düz gitmişler dağları aşmışlar ormanlardan geçmişler ve en sonunda çok güzel bir köye varmışlar,

Dilara’nın Babası o Köyün en zengin kişisiymiş Keloğlanın yiğitliği ve kızlarına olan yardımı sonucu Keloğlanı krallar gibi ağırlayarak ona türlü türlü hediyeler vermişler, kendisine bir at ve onu eve kadar götürecek bir adamla beraber köyüne göndermişlerdi.

O günden sonra Keloğlan olgun biri gibi davranmaya başlamış oyun oynar lakin geç olmadan evine gider annesinin sözünden çıkmazmış çünkü Dilara’nın yaşadıkları ona bir ders olmuştu.

Önerilen İçerik: Karagöz ve Hacivat Diş Macunu

Ayrıca kontrol et

Keloğlan-Masalları-Ali-Cengiz-Oyunu

Keloğlan Açıl Sofram Açıl

Keloğlan Açıl Sofram Açıl Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde bir köyde yoksul bir …

Keloğlan-4-Harami

Keloğlan Dört Haramiler

Keloğlan Dört Haramiler Keloğlan Dört Haramiler: Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içerisinde, yaşayan çok …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir