Tavşanla Kaplumbağanın Yarışı

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde baharın gelişiyle beraber adeta her yerin cıvıl cıvıl olduğu kuzeydoğu ormanları sakinlerinden olan ve çevresindeki hayvanlardan daha hızlı koşmakla övünen Hino adlı bir tavşan varmış.

Bu tavşan, kapı komşusu olan Miro adlı kaplumbağanın yavaşlığıyla da sürekli dalga geçermiş.

Günlerden bir gün dayanamayan kaplumbağa Tavşan Hino’ya:

-Sen kendini ne sanıyorsun?  Doğru hızlı koşuyorsun ama hızlı koşman başkaları ile alay etme hakkını sana vermez ama şunuda unutma koşuda seni geçende olur! Diye yanıt vermiş.

Miro’nun bu sözleri üzerine gülmeye başlayan Hino, 

-Beni koşuda geçmek, ha? Peki merak ettim kim geçecekmiş? Yoksa sen mi beni geçeceksin diyerek kahkaha atmış ve sözlerinde devam etmiş o kadar hızlı koşarım ki beni kimse beni geçemez! İstersen seninle bu konuda bahse girebilirim. Demiş

Kendisini bu derece küçümseyen tavşanın hareketlerinden rahatsızlık duyan kaplumbağa Miro, biraz düşündükten sonra,

-Peki senin bu talebini kabul ediyorum demiş,

Yarış yapacakları alan ve yarışacakları gün belirlendikten sonra ikiside o güne kadar yarış parkurunda antrenman yapmışlar.

Günler çok hızlı bir şekilde geçmiş ve yarış günü gelip çatmıştı, sabah gün doğarken başlangıç çizgisine gelmişler ve başlamışlar yarışa,

Kaplumbağa Miro, onun kadar hızlı koşamayacağını bildiğinden kaderine boyun eğip yavaş yavaş hedefe doğru koşmaya başlamış.

Tavşan Hino ise yarışının heyecanından doğru dürüst uyku uyumamış eneye esneye koşuyor adeta ayakta uyuyordu, uykunun ağırlığıyla göz kapakları kapanan ve yorgun düşen tavşan, nasıl olsa rakibinin onu geçemeyeceği düşündüğünden kısa bir süre uyumaya karar vermiş.

O rahat rahat gitsin, ben daha sonra, 5 sıçrayışta ona yetişirim nasıl olsa diyerek kafasını indirdiği gibi uykuya dalmış

Aklı yarışta olduğundan çok kısa bir süre sonra birden kalkarak Kaplumbağa Miro’yu aramış bakmış ki daha yolun üçte birini bile aşmamış.

Gördüklerinden sonra iyice rahatlayan tavşan Hino, en iyisi ben kahvaltımıda yapayım nasıl olsa 4 sıçrayışta ona yetişirim diye düşünmüş, kendisine 5 dakika uzaklıktaki havuç tarlasına giderek oradaki güzel havuçları iştahla yemeye koyulmuş,  o kadar çok yemişki tekrardan uykusu gelmiş

Yolu yarılamış kaplumbağaya şöyle bir baktıktan sonra, nasıl olsa ben onu geçerim en iyisi biraz daha uykumu alayım diyerek bir ağacın gölgesine giderek uykuya dalmış, keyifli bir uykudan sonra uyanan tavşan güneşin batmaya yakın olduğunu görünce telaşlı gözlerle kaplumbağaya bakmış, hedefine doğru durmadan azimle ilerlemekte olan kaplumbağa Miro’nun bitiş çizgisine varmasına yaklaşık iki metresinin kaldığını görmüş, işte o anda korku içinde ayağa kalkarak bitiş çizgisine doğru hızla koşmaya başlamış başlamasına lakin artık Kaplumbağadan önce oraya varması imkansız gibi bir şeydi.

Var gücüyle, dili dışarıda, çılgınlar gibi koşan tavşan Hino’nun Miro’ya yetişmesine az kalmıştı, lakin kaplumbağanın bitiş çizgisi olarak belirlemiş oldukları çizgiyi geçtiğini görünce hızlı koşmasının artık bir anlam ifade etmediğini düşünerek yavaşça yorgun ve onuru kırılmış olarak, sessizce ses çıkarmadan gülümsemekte olan rakibinin yanına giderek oturmuş

Kaplumbağa Miro ise Tavşana bakarak şöyle demiş:

-Son gülen iyi güler! Bunu duydun mu?

Uyku Hikayeleri arasında yer edinmiş olan anlamlı masalı okurken çocuğunuzla beraber güzel bir vakit geçirdiğinizi umarız, daha fazla masal ve hikaye için sitemizi ziyaret edebilir, dilerseniz sizler için önereceğimiz Elflerin Yardım Ettiği Ayakkabıcı  Masalını okuyabilirsiniz.

Ayrıca kontrol et

Aç-Gözlü-Üşengeç-Kedi-Masalı

Aç Gözlü Üşengeç Kedi Masalı

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde şirin bir köyde yalnız yaşayan fakir ve yaşlı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir