Hansel ve Gretel Masalı

Hansel ve Gretel Masalı
Hansel ve Gretel Masalı, oku ve eğlen

Günlerden bir gün, bir kasabanın doğusundaki ormanın girişinde bulunan derme çatma küçük bir kulübede yaşanan Hansel ve Gretel  adında iki kardeş babaları ile beraber bir yaşam sürüyorlarmış,

Onlar daha çok küçükken annelerini kaybetmiş olduğundan babaları onları en güzel şekilde yetiştirmek için geç saatlere kadar odun keserek para kazanıyor geri kalan zamanını da çocuklarına bakmak içi harcıyormuş.

Yalnız başına hem işe, hemde çocuklara zaman ayırmak zorunda kalan baba bu durumla baş edemeyince bir kaç yıl sonra tekrar evlenmek zorunda kalmış, yeni evlendiği hanımefendi ise zengin bir aileden geldiğinden ormanın kıyısında bulunan derme çatma bu kulübede oturmaktan ve yoksulluk içerisinde yaşamaktan pekte memnun değilmiş, üstelik üvey çocuklarından da hiç hoşlanmıyormuş.

Günler bu şekilde geçerken soğuk bir kış gecesinde dışarda fırtına varken yataklarına uzanmış olan Hansel ve Gretel  uyumaya hazırlanırken,

Üvey annelerinin babalarına,

-Bu kış çok sert geçecek yiyecek stoğumuz da çok az eğer senin çocuklarda bizimle kalırsa hep beraber açlık çekeriz bu nedenle o çocuklar buradan gitmeli? Diye konuştuğunu duymuşlar.

Babaları ise,

-Sen ne diyorsun söylediğin şeyi kulağın duyuyor mu? Onlar benim canlarım ben  onları nereye göndereceğim diyerek karşı çıkmış, çıkmasına

Üvey Anne,

-Tartışmaya gerek yok, ben karar verdim yarın sabah erkenden onları ormana götürüp orada bırakacağız başlarının çaresine baksınlar, demiş

Gretel bu söylenenleri duyunca hüngür hüngür ağlamaya başlamış, abisi Hansel ise kardeşini teselli ederek,

– İyi yürekli kardeşim sen endişe etme,  

Gretel,

-Onlar bizi ormana bıraksa da evin yolunu bir şekilde bulup döneriz değil mi abi demiş,

 Hansel gece geç saatlerde herkes uykudayken gizlice dışarı çıkarak cebini bir sürü çakıl taşı ile doldurmuş ve sessizce eve dönmüş, sabah olduğunda ailece ormana doğru yürümeye başlamışlar.

Hansel:

-Babacım nereye gidiyoruz diye sorduklarında,

Babaları,

Gezmeye gidiyoruz diye cevap vermiş ama çok üzgün ve çaresiz gözüküyormuş, yolda yürürlerken geceleyin cebine koyduğu çakıl taşlarını kimseye fark ettirmeden yere atarak yolu bulmak için işaretler koyan hansel çok dikkatli davranıyormuş,epey bir yol gittikten sonra neredeyse öğle olmuştu ki babaları ve üvey anneleri onlar üşümesin diye onlara bir ateş yakmışlar.

Üvey Anneleri,

-Siz biraz ısının biz hemen geri döneceğiz fazla bekletmeyiz sizi demişler.

Çocuklar beklemiş ama ne gelen var ne giden hava kararmak üzereymiş ormanda  yaşayan vahşi hayvanların o  korkunç sesleri etrafta yankılanıyormuş, kurtlar etrafta ulurken korkudan tir tir titreyen Hansel ve Gretel güneş doğana kadar o ateşi harlayarak ateşin başından ayrılmamış, gün aydınlanmaya başlayınca parlamaya başlayan çakıl taşlarını izleyerek yavaş yavaş evlerine doğru yürümüşler.

Neredeyse öğle olmak üzereymiş ki o çakıl taşlarının yardımıyla evi bulan çocuklar eve vardıklarında babalarının üzgün bir şekilde dışarıda oturduğunu görmüşler, çocukları birden karşısında gören babası çok sevinmiş,

Çocukları karşısında gören üvey anneleri de sevinmiş gibi davranmışsa da içinden,

-Bunlar nereden çıktı bunlardan kurtulmam lazım diye yeni fikirler üretmeye başlamış,

Aradan birkaç gün geçtikten sonra üvey anne onlardan tekrardan kurtulmak için planlar yapıyormuş, bu sefer yolu bulmalarına yardım edecek taşları toplamasınlar diye, dışarı çıkmalarını engellemek için gece olunca kapılarını kilitlemiş,

Hansel  ise çok zeki bir çocuk olduğundan akşam kapının kilitlendiğini görünce akşam yemeğinde cebine koyarak sakladığı ekmeği yememiş ve onu pencerenin önüne koyarak sabaha kadar kurutmaya bırakmış ve sabah erkende kalkarak onu cebine koymuş, üvey anneleri sabah olunca çocukları alarak beraber yine ormanın yolunu tutmuşlar, bu sefer hansel cebindeki kuru ekmeği belli noktalara saçarak arkasından anlayabileceği bir iz bırakmış, öğleye kadar epey bir yol yürüdükten sonra üvey anneleri ve babaları bir bahane uydurarak çocukları yine ormanda bırakıp gitmişler.

Epey bir süre bekledikten sonra babalarının gelmediğini gören çocuklar bu sefer hava kararmadan o ekmek kırıntılarını izleyerek evlerine dönmek istemişler. Ancak hansel bir türlü o ekmek kırıntılarını bulamamış, hesaba katmadığı bir faktör vardı ormandaki hayvanlar ve kuşlar o ekmek kırıntılarını yemişlerdi bile, bu durum karşısında Gretel ağlamaklı bir şekilde,

-Ağabeycim dönemeyeceğiz eve artık demiş,

Hansel ise bir çare düşünüyormuş ama o an aklına bir şey gelmiyormuş ilk defa umutsuzluğa kapılmış  çünkü gerçekten bu sefer kaybolmuşlar, üç gün boyunca ormanda korka korka aç bir şekilde evi arayıp durmuşlar, ama bir iz bulamamışlar yorulan kardeşler bir ağacın altında dinlenmek için oturmuşlardı ki, karşılarındaki ağacın dalında beyaz renkli bir kuş görmüşler.

Kuş öyle güzel şarkılar söylemeye başlamış ki çocuklar biran her şeyi unutarak kuşu dinlemişler sonrada kuş’u takip etmişler kuş onları tuhaf ve güzel bir evin yanına getirmiş, bu ev öyle bir evmiş ki, duvarlarına baktığından duvarlarının ekmekten olduğu, çatısının pastadan olduğu etrafının ise rengarenk şekerlerle süslü çok güzel bir bir ev olduğu görmüşler.

Hansel ve Gretel gördüklerine inanamıyorlardı o kadar açlardı ki hemen bir parça ekmek almak için ellerini uzattıklarında içeriden bir ses,

Kimsiniz?

Kapıyı açıp dışarı çıkmış ve birde ne görsünler yaşlı bir kadın karşılarındaymış,

Yaşlı kadın,

-Evlatlarım içeri gelin içeride sizin karnınızı doyurayım,

İçeri giren kardeşler başlarına geleni yaşlı kadına anlatınca, kadın bu duruma çok üzüldüğünü belirtmiş, evin içerisi dışı gibi tatlı değilmiş korkutucu bir evmiş ama çocuklar çok aç ve yorgun olduklarından hiç önemsememişler bile bu durumu,

Yaşlı kadın,  çocukları masaya oturtarak onların önüne birbirinden farklı yemekler ve tatlılar koymuş, çocuklar hayatları boyunca yemedikleri lezzette ve çeşitte bir yemeğin bulunduğu masayla karşılaşmışlar, karınlarını iyice duyurduktan sonra kuş tüyü yataklarda yatarak iyice dinlenmişler

Sabah olduğunda dinlenmiş bir şekilde uyanan çocuklar salona geldiklerinde kadını evde bulamamışlar, evi dolaşan çocuklar koridorun sonunda gördükleri küçük kapıyı açınca gördükleri karşısında şaşırmışlar kasalar dolusu çil çil altınlar olduğunu görmüşler Hansel tam içeri girecekken duydukları ses karşısında korkmuşlar ve geri çekilmişler, arkalarına baktıklarında orada duran cadıyı görmüşler,.

Yaşlı kadının çocukları tuzağına çekmek için evini ekmek ve pastadan yapmış  bir cadı olduğunu anlamışlar, çocuklar hemen kapıya doğru koşmuşlar ama kapı kilitli olduğundan dışarı çıkamamışlar,

Cadı Hansel’in saçlarından tuttuğu gibi onu sürükleyerek kafesin içerisine koymuş ve kafesi kilitlemiş, sonrada Gretel’e dönerek,

-Hadi sende mutfağa güzel yemekler pişir ve kardeşini şişmanlat ama sen bir lokma bile yemeyeceksin yaptığın bütün yemekleri ona yedireceksin demiş,

Gretel korkudan bir şey diyememiş bile çaresizce cadının söylediklerini yapmaya başlamış,

Hansel  cadının gözlerinin pek görmediğini fark etmiş ve onu kandırmak için planlar yapmaya başlamış, her gece cadı uyuduktan sonra kafesin içinden çıkabilmek için yeri kazmaya başlamış, cadı her gün hanseli kontrol etmek için kafesin önüne geliyormuş hansel kardeşinin verdiği yemekleri yemeyerek kazdığı yere dökerek üstünü kapatıyormuş, Cadı ise onun şişmanlamadığını fark edince  mutfağa giderek  Gretele  daha çok ve daha güzel yemekler yapmasını söylüyormuş,

Günler bu şekilde geçerken Hansel’in şişmanlamadığını gören cadının sabrı taşmış ve Gretele dönerek

-Fırına gidip bak bakalım,  hamur tam olarak pişmiş mi, korku içinde cadının dediğini yapmış ve fırına yaklaşmış,

Gretel cadının bu söylediğinden iyi bir şeyler çıkmadığını düşünerek başımı fırına yanaştırınca

– Gözlerim görmüyor! Hamur pişmiş mi göremiyorum, diye sızlanmış,

Cadı fırının yanına gelerek,

-Çekil şuradan ben bakayım demiş ve başını fırına sokmuş,  

Gretel var gücüyle cadıyı ateşe doğru itmiş sonrada Hanselin içerisinde bulunduğu kafesinin anahtarlarını alarak kafesten kurtarmış.

Bu arada fırındaki alevler evi kaplamış, iki kardeş yanmakta olan evden hızlıca çıkarak ormana doğru koşmuşlar, ama nereye gideceklerini bilmediklerinden bir süre yol almışlar karşılarına bir dere çıkmış, dereden karşıya geçmek için bir yol aramışlar ama bulamamışlar, birden kocaman bir ördek kıyıya yaklaşarak

-Çocuklar gelin sırasıyla sizi derenin karşısına çıkarayım demiş,  önce Hanseli sonra da Greteli derenin karşısına geçirmiş, kardeşler ördeğe teşekkür ettikten sonra, biraz dinlenmek için derenin kenarında biraz oturduktan sonra kuzeye doğru yol almışlar ve etrafına bakınmışlar ki, bulundukları yerleri tanımış Hansel, ardından hızlıca evlerine doğru yürümüşler,  eve vardıklarında evin önünde yalnız oturan babalarını görmüşler baba diye seslendiklerinde sevinç gözyaşları içerisinde çocuklarına doğru koşan baba  onlardan özür dilemiş, onu affetmelerini istemiş,

Çocuklar üvey annelerini sorduklarında,

Babaları,

Sizleri ormanda bıraktıktan kısa bir süre sonra o acımasız üvey anneniz evi terk ederek ailesinin evine döndü, onun bana yaptıkları dolayısıyla çok pişman oğlum, hemen sizleri aramak için geri döndüm akşam olmuştu sizleri çok aradım ama bulamadım o günden beri sürekli her yerde sizi arıyordum.

Çocuklar babalarını çok sevdiklerinden sen üzülme babacığım artık her şey bitti, sana bir sürprizimiz var baba diyerek Hansel ceplerinden Gretel de önlüğünün cebinden cadının evindeyken aldıkları altın ve değerli elmasları çıkartarak babalarına uzatmışlar, babaları  gördükleri karşısında gözlerine inanamamış, çünkü paha biçilemezlerdi, o günden sonra  ailenin maddi  tüm sıkıntıları sona ermiş mutlu ve zenginlik içinde huzurlu bir hayat geçirmişler.

Önerilen İçerik :

Ayrıca kontrol et

Sindirella

Sindirella

Sindirella Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde hali vakti yerinde olan bir aile, bu …

uçan-halı-masalı

Uçan Halı Masalı

Uçan Halı Masalı Uçan Halı Masalı, okuyarak eğlenin Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içerisinde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir