Güzel Çocuk Hikayeleri

Güzel Çocuk Hikayeleri

Bir balığın macerasının anlatıldığı güzel bir çocuk Hikayesi

Güzel Çocuk Hikayeleri

Akşam işten eve gelen babası Merve‘ye

-Güzel kızım bu akşam derslerini bitirsen yarın beraber gezmeye gideriz.

Bu sözleri işiten Merve heyecanlı bir yolculuk hayalleri kurmaya başlamıştı, her zaman olduğu gibi içi kıpır kıpır olmuştu.

Merve babasına söz verdiği gibi tüm ödevlerini zamanında yaparak geziyi hak etmişti.

Merve:

– Benim tatlı babacığım yolculuğumuzda neler yapacağız bana anlatır mısın?

Babası

– Benim şirin mi şirin akıllı kızım yarın oltalarımızı alarak balık tutmaya göl kenarına gideceğiz,  dedi.

Sabah erkenden kalkan Merve babasına yardım ederek kendileriyle götürecekleri malzemeleri hazırlamaya başlamışlardı. 

Hazırlıkları bittikten sonra eşyalarını arabaya yükleyip yola koyulmak üzere arabaya bindiler.

Babası,

– Güzel kızım emniyet kemerini taktın mı öncelikle ona bakalım? Diye sordu.

Merve,

-Taktım babacığım dedikten sonra yola çıktılar.

Yolculuk sırasında dışarı bakan Merve etrafta rangarenk arabalar olduğu görüyor onlara dikkatlice bakıyordu.

Şehir içinde karşılaştıkları ışıklar, kırmızı yandığı vakit babası arabayı durduruyor bu arada yayalar geçiyordu, yeşil yanınca da yayalar duruyor babası tekrar hareket ediyordu, kısa bir yolculuğun ardından göle ulaşmışlardı.

Gölün etrafında çeşit çeşit kuşların ötüşü vardı.

-Cik Cikk, Cikk cik cik cikkk

Merve altında geçtikleri ağacın dalına konan renkli kuşu görünce heyecanla,

– Baba baksana ne kadar da güzel bir kuş rengarenk, dedi.

Beraberce kuşa baktıktan sonra yürümeye devam ettiler, biraz ilerledikten sonra karşılaştıkları mantarları gördüklerinde okulda öğretmenin söylediği şarkı aklına geldi ve hemen onu söylemeye başladı:

“Görelim mantarlar nasıl büyürmüş doğada,

Mışıl mışıl uyuyormuş  yeşiliklerin arasında,

Yaz yağmurunun ardından güneş açınca,

İşte o zaman bakın ne kadar güzel mantarlar vardır doğada’’

Şarkısını zıplaya zıplaya söylerken balık tutacakları gölün kıyısına gelmişlerdi. Babası oltalara yemi takarak göle attılar ve balıkların oltaya yakalanmasını beklediler.

Merve

-Babacım balıklar niye oltalara takılmadı.

Babası gülümseyerek

-Balık tutma sabır işi güzel kızım yani balıklar öyle hemen gelip oltaya takılmazlar, demiş

Biraz geçtikten sonra Merve:

– Babacım galiba oltama bir şey takıldı, çok heyecanlandım ne yapmam lazım şimdi.

 Babası:

– Oltanı hiç ara vermeden hızlı bir şekilde çekmeye başla, dedi.

Merve oltasını çekmeye başladı, oltayı kıyıya çekince oltanın ucunda çocuk ayakkabısı olduğunu gördükleri zaman ikisi beraber kahkaha atarak gülmeye başladılar, ve tekrardan oltaya yem takıp suya attılar.

Merve babasıyla beraber çok eğleniyordu o kadar mutluydu ki adeta kanatları olsa uçacaktı, biraz daha zaman geçtikten sonra merve’nin oltası hareketlenmeye başlamıştı yine:

-Baba baba oltamı çeken bir şey var

Babası:

Hadi bu sefer oltaya takılan bir balık hemen ara vermeden hızlıca oltanı çek.

Merve babasının yardımıyla tuttuğu balıkları oltadan çıkardıktan sonra su doldurdukları kovaların içerisine koyarak yeni balıklar yakalamak için oltalarını suya atıyorlardı, biraz zaman geçtikten sonra Merve kovadaki balıklarla konuşurken birden.

– Ahaa Baba oda neeeeee? Diye bağırdı.

Babası:

-Güzel kızım o minik bir sincap, muhtemelen yuvası bu ağaç

Merve:

Ne kadar minicikmiş ama baba çok tatlı ilk defa yakından bir sincap gördüm.

Merve vakit geçtikçe dahada mutlu oluyordu çünkü doğadaki o güzellikleri de yakından görme fırsatı olmuştu, çeşit çeşit balıklar, Sincap, mantarlar, çeşit çeşit ağaçlar güneşin ışıltısı gölün üzerinde oluşmuş farklı renkler hepsi çok güzeldi.

Öğle vakti yaklaşmak üzereydi Merve acıkmıştı,  babasına:

-Babacım çok acıktım, yiyecek bir şeyler getirmedik biz.

Gülümseyen babası getirmez olurmuyum, senin en çok sevdiğin yiyecek neydi kızım.

Merve biraz düşündükten sonra:

– Pizzaaaaa!

Babası:

– Şu çantanın fermaurını çek,  orada biraz ekmek var eve gidene kadar açlığını giderir.

Merve, o kadar açtı ki kuru ekmeğe bile razıydı, çantanın fermuarını atçımı pizza diye bağırmış, hemen çantadaki, sofrayı sererek pizza ve meyve suyunu sofraya koyup, oturup güzelce karnını duyurmuştu.

Merve:

Babacım sana çok teşekkür ederim bu kadar güzel bir güne en sevdiğim pizzada eklenince çok mutlu oldum.

Akşama kadar gölün orada Balıkları tuttuktan sonra onları yeni evlerine götürmek üzere tekrardan geldikleri yerlerden yürüyerek arabalarına ulaştıktan sonra eşyalarını arabaya katıp doğrudan babasının işyerine gittiler işyerinde küçük bir havuz vardı tuttukları o balıkları o süs havuzunda besleyeceklerdi.

Geçirdiği o güzel gün için babasının yanağına bir öpücük konduran Merve seni çok seviyorum canım babacım iyiki varsın… dedi hikayemizde burada bitti.

Güzel çocuk hikayeleri’ni okurken eğlendiğinizi umarız diğer içeriklerimiz.

Ayrıca kontrol et

Sindirella

Sindirella

Sindirella Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde hali vakti yerinde olan bir aile, bu …

uyku-vakti-hikayeleri

Uyku Vakti Hikayeleri

Uyku Vakti Hikayeleri Uyku Vakti Hikayeleri, okuyarak eğlenin Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içerisinde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir