Fareli Köyün Kavalcısı

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde Almanya’da bulunan bir nehrin kıyısında Hamelin adında bir şehir varmış, bu şehirde yaşayan insanlar sevimli ve sakin insanlarmış ancak şehirde yaşayan insanlar yaklaşık 50 yıldır çöplerini çöp bidonları yerine etrafa saçmaya başlamışlardı. Şehrin belediye başkanı da bu durumu göz ardı ederek fazla ilgi göstermiyordu.

Bu yüzden şehir farelerin sığınağı haline gelmiş, Hamelin şehrinde yaşayan insanlar farelerin yaymış olduğu hastalık sebebiyle sıkıntıya girmişlerdi. Etrafta o kadar çok fare dolaşıyordu ki bu fareler beşikteki bebekleri ısırıyor köylülerin saklamış olduğu peynirleri yiyor, tuzlanmış balık kasalarına girerek balıkları heba ediyor, ayakkabıların içine yuva yapıyorlardı, neredeyse dadanmadıkları yer kalmamıştı.

Bu durumdan rahatsız olan vatandaşlar dayanamayarak Belediye Başkanının köşküne giderek ona,

-Sayın başkanım lütfen bizi şu fare illetinden  kurtarın çoluk çocuğumuz hastalıktan telef olmuş durumda,  bu problemimizi çözemezseniz şehrimizde hastalık bulaşmayan aile kalmayacak

Belediye Başkanı,

Lütfen sakin olun bu durumu çözmek için bir toplantı yapacağız,  bunun içinde biraz zamana ihtiyacımız olacak ama mutlaka bir çözüm bulacağız.

İkna olan vatandaşlar peki başkanım diyerek oradan ayrılmışlar ertesi gün Belediye Meclisi’nin toplayan Başkan durumu onlara anlatarak çözüm arayışına girmişler uzun süren toplantıda sunulan fikir ve öneriler çözüm odaklı olmadığından kabul edilmemişti. Çaresiz kalan başkan ve meclis üyeleri salonu terk etmek üzereyken birden garip giyinişli bir adam salondan içeri girmiş.

Uzun boylu olan bu adamın parmakları sürekli kaval çalar gibi durmadan oynuyormuş, Belediye Başkanı o adama

-Sizde kimsiniz burayı niçin geldiniz diye sormuş?

Adam,

-Bana herkes Fareli Köyün Kavalcısı diye hitap eder size garip biri gibi gelebilirim, sizin farelerden kurtulmak için  bir çözüm aradığınızı duydum benim çok farklı becerilerim var bu dünyada bulunan hangi canlı olursa olsun onları bir araya toplayabilirim, bu canlılar ister sürüngen, ister yüzen isterse uçan canlılar olsun benim için hiç fark etmez.

Belediye Başkanı,

-Peki, fareleri toplayabilir misin? Sana nasıl inanacağız.

Fareli Köyün Kavalcısı,

Daha önce de bir şehri tatarcık sürüsünün istilasından, Asya’da bulunan bir köyü Yarasaların istilasından kurtardım.

Dünyanın birçok yerinde dolaşırım köylere ve beldelere Musallat olan hayvanları bir arada toplayarak onları şehirlerden uzaklaştırıyorum.

Belediye Başkanı,

-Yardımın karşılığında bizlerden ne isteyeceksiniz.

Fareli Köyün Kavalcısı,

-Sizden 1000  euro ödül talep ediyorum.

Belediye Başkanı,

-Sen yeter ki bizi şu farelerden kurtar daha fazlasını sana veririz demiş

Fareli Köyün Kavalcısı sokağa çıkarak kavalını eline almış başlamış çalmaya kavalın sesini duyan fareler saklandıkları yerden çıkarak Kavalcının peşine takılmışlar

Olanları görenlerin hepsi şaşkın bakışlarla kavalcıyı izlemekteydiler

Kavalcı, peşine takmış olduğu bütün fareleri nehre doğru götürüyor halkta onların arkasından yavaşça gidiyordu.

Kavalcı nehire yaklaştığı zaman nehirde bulunan bir kayanın üzerine zıplayarak Kavalını çalmaya devam etmişti kavalcıya doğru gelen fareler nehre düştüğü gibi akıntıya kapılmaktaydılar. Durduğu yerde biraz daha çalmaya devam eden kavalcı fareler bittikten sonra kaval çalmayı bırakarak tekrar kıyıya zıplamıştı.

Köyde tek bir fare bile kalmamıştı. Ertesi gün sabah erkenden ödülünü almak için Belediye Başkanlığına giden Kavalcı başkanın odasına giderek ona,

Sayın başkanım ben söz verdiğim gibi köyünüzü bütün farelerden temizledim.

Başkan,

Gerçekten harika bir iş çıkardın ödül için geldiniz herhalde, dün yaptığınız iş gerçekten takdirlik bir işti lakin Köyü farelerden kurtarmanız yaklaşık 2 saatinizi aldı. 2 saatlik bir iş için istediğiniz para çok fazla değil mi?

Fareli Köyün Kavalcısı,

Sayın başkanım ben sizinle konuştuğum vakit ödül olarak istediğim paranın daha fazlasını verebileceğinizi söylemiştiniz.

Başkan,

En iyisi sana 1 günlük çalışma bedeli olan 100 euro ödeyelim o size yeter ve artar bile,

Kavalcı,

Başkanım yaptınız hiç etik bir şey değil beni kandırdınız.

Başkan kızarak,

Siz kendinizi ne zannediyorsunuz benim iznim olmadan senin gibi bir adam bu şehirde bir tuğlayı bile yerinden kıpırdatamaz, ya şu 100 euroyu al ya da çık git buradan.

Ses çıkarmadan salondan ayrılan kavalcı bu sefer farklı bir tarza melodi çalarak sokaklarda dolaşmaya başlamış bu melodiyi duyan çocuklar kavalcının peşine takılmış, kavalcının melodisi onları etkisi altına almıştı.

Kavalcı peşine taktığı çocukları nehrin ayırmış olduğu şehri birbirine bağlayan köprünün üzerinden geçerek nehrin diğer kıyısına doğru gitmişler. Orada gizemli bir kapı açılmış kavalcı ve çocuklar o gizemli kapıdan geçmişler.

Kavalcının peşinden giden sakat bir çocuk onlara yetişmediğinden o gizemli kapıdan geçememiş

Çocukların eve dönmediğini gören aileler toplanarak Belediye Başkanın yanına gidip ona,

Sen kavalcının ödülünü vermediğin için kavalcı çocuklarımızı alıp götürmüş bunun sorumlusu da sensin git bu olayı çöz ve çocuklarımız kurtar yoksa bunların hesabını senden sorarız diye tepki vermişler.

Belediye Başkanı,

Bu olanlar karşısında ben de çok üzgünüm çünkü ben de çocuğumu kaybettim müsaade edin hatamı telafi edeyim.

Başkan kavalcının gittiği yöne doğru giderek köprüyü geçmişler, sakta çocuğu gördüklerinde ona diğer çocukların nerede olduğunu sormuşlar.

Sakat çocuk,

Şu ilerde gizemli kapı açıldı kavalcı v çocuklar oradan girdiler ama ben yetişemedim.  

Belediye Başkanı etrafta dolanarak Kavalcı, Kavalcı sesimi duy diye bağırmaya başlamıştı, Kavalcı birden açılan gizemli kapıdan dışarı çıkmış.

Başkan,

-Ne olur Kavalcı bize çocuklarımızı geri ver halkta başkanla beraber yalvarmaya başlamıştı.

Kavalcı,

Şehri fareler bastığı zaman belediye meclisi toplanmıştı o gece şehrinizi farelerden kurtarma karşılığında bin euro ödül talebinde bulunmuştum başkan ve meclis üyeleri bu talebimi kabul etmiş ve daha fazlasını vereceklerini söylemişlerdi ancak şehrinizi farelerden temizledikten sonra ödülümü almak için gittiğimde Başkan bana hakaretler ederek 100 euro alıyorsan al almıyorsan burayı terk et demişti. Bende o nedenle ona ders vermek için çocukları alıp götürdüm.

Belediye Başkanı 1000 euro Kavalcıya vererek ondan özür dilemiş ve kavalcı kavalını alarak bir melodi daha çalmaya başlayınca gizemli kapı tekrardan açılmış ve tüm çocuklar geri gelmişlerdi.

Şehrin ileri gelenlerden bazıları öne çıkarak şehirleri adına kavalcıya şükranlarını sunmuşlar.

Kavalcı Halka,

-Üzülerek size bir şey söylemek istiyorum hepiniz çocuklarınızı kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyasınız.

Halk neden diye sorunca,

Kavalcı,

Şehrinize bir baksanıza her yer pislik içinde fare ve böcekler gibi bütün haşereyi kendisine çekiyor bu nedenle etrafta yayılacak olan hastalıklardan çocuklarınız etkilenecek ve onları kaybedeceksiniz. Eğer beni Belediye Başkanı olarak seçerseniz bu şehri pisliklerden temizleme ve sürekli temiz tutarak bu sorunu kökten çözerim ama sizden istediğimde çöpleri yerlere değil çöp bidonlarına koymanızdır. Eğer bana güvenirseniz şehrinizi tüm hastalıklardan uzak tutarız.

Herkes haklı olduğunu söylemiş Kavalcıyı belediye başkanları olarak seçmişlerdi

o günden sonra hamelin 50 yıl öncesinde olduğu gibi temiz  bir şehir haline gelmişti

Çocuk Hikayeleri içerisinde  bulunan Fareli Köyün Kavalcısı Hikayesini okuyarak güzel  vakit geçirdiğinizi umarız, diğer Çocuk hikayeleri  okumak  için  sitemizi ziyaret edebilir, dilerseniz Keloğlan İle Değirmenci iyiliğin Mükafatı Masalını okuyabilirsiniz.

Farel-Köyün-Kavalcısı
Farel-Köyün-Kavalcısı

Ayrıca kontrol et

Altın-Yumurtlayan-Kaz

Altın Yumurtlayan Kaz

Altın Yumurtlayan Kaz Çocuk Masalları içerisinde yer alan bu güzel Altın Yumurtlayan Kaz hikayesini okurken çocuklarınızla eğleneceğinizi …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir