Elflerin Yardım Ettiği Ayakkabıcı

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde şirin bir kasabada karısıyla beraber yaşayan bir ayakkabıcı varmış, ayakkabıcı kendi ürettiği ayakkabıları pazarda satarak geçimini sağlıyormuş, o kadar çok çalışmasına rağmen yeterince kazanamıyor, kazandıkları ise ancak ayakkabı malzemesi ve yemeklerine yetiyor, diğer ihtiyaçlarını ise zorlukla karşılayabiliyordu.

Günler bu şekilde ilerlerken bir gün evin acil bir ihtiyacını satın almak zorunda kaldığından ayakkabı yapmak için malzeme alacak parasıda kalmamış iş yerinde ise yalnızca bir iki ayakkabı yapabileceği kadar deri parçası kalmıştı.

İşyerine giden ayakkabıcı deriyi eline alarak kendi kendine,

 -Ben bu deriyle şuana kadar yapılmış en güzel ayakkabıyı yapacağım, diyerek masanın başına geçerek başlamış deriyi kesmeye gün batana kadar kesme işini yapmış, artık sıra onu birleştirmeye gelmişti, saatin  epey ilerlediğinin farkına varınca derileri masanın üstüne güzelce indirerek,

 -Bugün çok çalıştım eşim merak etmiştir eve gideyim sabah ola hayrola erkenden gelir ayakkabıyı tamamlarım diyerek dükkanın darebelerini indirip eve gitti.

Ertesi günün sabahı erkenden kalkarak eşinin hazırladığı o güzel kahvaltıyı afiyetle yiyerek eşine teşekkür ettikten sonra,

 -Görüşürüz benim bir tanecik güzelim bugün dükkandaki son günüm yakında her şey sona erecek çok yakında bu yoksulluktan kurtulacağız, diyen ayakkabıcı eşine verdiği umudun boş olduğunu da biliyordu, kapıdayken karısına gülümseyerek iş yerine doğru yürümeye başladı.

Ayakkabıcı dükkanı açıp içeri girdiğinde gördükleri karşısında şoka girmişti, masada çok güzel ince işlemeleri olan bir çift ayakkabı vardı, kim yapmıştı bunu etrafına baktı ama kimseyi göremedi.

-Nasıl olduğunun çözemeyen ayakkabıcı en son her neyse kimin yaptığını sonra öğrenirim vakit geç olmadan şu mükemmel ayakkabıları alıp, pazarda satmalıyım diyerek pazara doğru yürümeye başladı.

Pazara varınca ayakkabıyı tezgaha indirir indirmez onu görenler almak için neredeyse birbiriyle yarıştılar alıcılardan en yüksek fiyatı verene sattığı ayakkabının parasıyla deri alarak dükkana geri döndü ve derileri kesmeye başladı saat epey ilerledikçe yine henüz bitirmediği ayakkabıları dükkanda bırakarak eve doğru yol aldı eve varınca sofranın kurulu bir şekilde eşininde sofrada uyuyakaldığını görünce sessizce eşinin yanağını öperek onu uyandırdı, karısına o gün olanları teker teker anlattı.

Eşi,

-Çalışkan kocam buna çok sevindim gün doğmadan neler olacağını insan bilmiyor, her an yeni bir kapı açılıyor sen bu çalışkanlığınla er ya da geç hak ettiğin parayı kazanacaksın demiş,

O gece rahat bir uyku uyuyan ayakkabıcı sabah erkenden kalkarak heyecanlı bir şekilde ayakkabı yapmak için dükkana doğru yürümüş, dükkana vardığında,  yine o bıraktığı derilerin güzel iki çift ayakkabı olduğunu hayretle görmüş,

-Bu bir mucize olmalı, ben bunca yıl durmadan gece gündüz para kazanmaya çalıştım ama bir türlü kazanmayı başaramadım. Acaba kim bana yardım ediyor bu kimsede ona minnettarım o kadar güzel ayakkabı yapıyor ki dünyada görülebilecek en güzel ayakkabılar bunlar.  Diye kendi kendine konuşan ayakkabıcı pazara gitmem lazım diyerek ayakkabıları aldığı gibi pazara doğru koştu.

Bu ayakkabıları da güzel bir fiyata sattıktan sonra ayakkabı yapmak için biraz daha deri aldı ve dükkana geri döndü.

Ayakkabıcı dikkatli bir şekilde birkaç çift ayakkabı yapacak kadar deriyi ustaca kestikten sonra masanın üstüne bırakarak evine gitti, sabah olunca da dukana gelerek içeri girince masanın üstünde onu bekleyen birbirinden güzel üç çift ayakkabı vardı

 -Bu ne güzel ustalıktır her kimsen sana minnettarım bu şekilde devam ederse ayakkabı işi, artık hiçbir zaman parasız kalmam ve eşimle mutlu ve rahat bir hayat sürdürürüz.

Artık o günden sonra ayakkabıcı deri parçalarını keserek hiç tanımadığı birinin maharetli ellerine bırakıp gidiyor sabah gelincede masada birbirinden güzel ayakkabı çeşitlerini görüyordu bu şekilde aylar geçti ve ayakkabıcı çevreye nam salmaya başladı o kadar çok para kazanmıştı ki, kendilerine güzel bir köşk yaptılar

Bir gün eşiyle beraber bahçede oturmuş kahvelerini yudumlarken ayakkabıcı,

-Hayatım gördün mü hayatımız nasıl birden değişti? İnsanın o şansının döneceği günü beklemesi gerekiyormuş her ne yaparsan yap bir yerlerden destek gelmeyene kadar insan kazanamıyormuş.

Karısı,

-Evet hayatım aynen dediğin gibi sen gayret ettin ve sana bir yerlerden gelen yardım ile bu hale geldik ama şu ayakkabıları yapan kimdir aylar oldu hala bilmiyoruz bir  bilseydik ona teşekkürler eder onu güzelce ağırlardık demiş,

Kocası,

 -Evet, doğru söylüyorsun aslında bize yardım eden o kişiyi unutmamalıyız, onun kim olduğunu öğrenmeliyiz ve ona teşekkür etmenin bir yolunu bulmalıyız.

Karısı,

-Tamam da ayakkabıları gece olunca yapıyor onunla nasıl tanışacağız?

Kocası,

-Aslında bir fikrim var yarın dükkanda saklanır, onun kim olduğunu görürüz.

Karısı

-Evet güzel bir fikir ona yardımları için çok teşekkür ederiz demiş,

Ertesi gün olunca ayakkabıcı pazardan döndükten sonra her zaman olduğu  gibi derileri kesti akşam olunca karısıda  geldi beraber planladıkları gibi dükkanı kapatan ayakkabıcı karısıyla beraber dükkanındaki  dolabın arkasına saklanıp beklemeye başlamışlar

Vakit gece yarısı olunca ayakkabıcı ve karısı sesler duymaya başladı birisi güzel bir şarkı söylüyordu, dolabın arkasından başlarını çıkartarak bakmışlar birde ne görsünler üzerinde yırtık ve eski kıyafetler bulunan iki küçük elfin’in pencereye tırmandığını gördüler.

Elfler dükkanın içerisine girerek dans ediyor havaya zıplıyordu ayakkabıcı ve karısı hayatlarında onlar kadar mutlularını görmemişlerdi. Yeterince dans ettikten sonra masaya oturarak ayakkabı yapmaya başladılar ayakkabıları öylesine ustalıkla kestiler, diktiler ve boyadılar en sonda süsledikten sonra oradan ayrıldılar ayakkabıcı ve eşi neşe içinde seszice onları izlemişlerdi

Ayakkabıcı,

 -Demek aylardır bize yardım eden bu Elflermiş, onlara teşekkür etmenin bir yolunu bulmalıyız.

Karısı,

-Evet, elbiseleri eski ve yırtıktı onlara giysi dikebiliriz

Ayakkabıcı,

  -Muhteşem bir fikir ben onlar için yeni ayakkabılar dikeceğim hemen başlayalım demiş,

Ayakkabıcı ile karısı hediyeleri hazırlamak için çalışmaya başlamış kısa bir süre sonra birbirinden güzel gömlek, ceket, pantolon ve ayakkabılar dikmişlerdi

Karısı,

 -Bu giysiler ve ayakkabılar küçük Elfler’in üzerinde muhteşem görünecek onları bu elbiselerle görmek için sabırsızlanıyorum yarın Noel arifesi. dükkanımızı Noel için sabah erkenden süsleriz ve bu hediyeleride masanın üzerine koyarız demiş,

Beraber sabah erkenden kalkan çift dükkanı süsleyip elbiseleri ve ayakkabıları masanın üzerine koymuşlar ve akşam olunca da dükkanı kapatarak dolabın arkasında saklanmışlar. Yine gece yarısı olunca Elflerin sesleri duymuşlar,  Elfler yine dükkana pencereden şarkı söyleye söyleye giriş yapmışlar güzelce dans ettikten sonra masanın üzerine geçince şaşırdılar.

Elflerden biri

-Bugünkü işler nerede yok masada?

Diğeri,

 -Kardeşim bizler için ne güzel giysiler ve botlar hazırlayarak minnettarlıklarının göstergesi olarak masaya bırakmışlar üstelik etrafıda süslemişler demekki yaptığımız işlerden memnun kalmışlar demiş.

Elfler o giysileri ve ayakkabıları giyerek şarkı söyleyip dans ettikten sonra geldikleri gibi dükkandan ayrılmışlar ayakkabıcı ve karısı onları sessizce izliyor onların giysileri beğenmelerine de çok seviniyorlardı.

Ayakkabıcı ve karısı onlar uzaklaştıktan sonra gizlendikleri yerden çıkarak evlerine doğru yürümüşler, yolda giderken eşi,

-O hediyelerimizi beğenmelerine çok sevindim şimdi ise kutlama ve eğlenme sırası bizde diyerek sabaha kadar eğlenmişler.

Ertesi gün öğlene kadar yatan ayakkabıcı dükkana geçerek ayakkabı derilerini keserek masanın üstüne bıraktı ve dükkanı kapatarak eve döndü ertesi sabah erkenden dükkana giden ayakkabıcı dükkana vardığında masada kestiği deriler olduğu gibi duruyordu elfler dükkana gelmemişti eve dönen ayakkabıcı karısına,

– Elflerimiz dün akşam gelmemişler yeni ayakkabılar yok ama sorunda değil yeterince bize yardım ettiler zaten, artık eskisi gibi ben ayakkabıları yapacağım aradan geçen bu zaman içerisinde insanların ne tür ayakkabılar istediğini öğrendim bende en güzel ayakkabıları yapacağım der ertesi sabah dükkana giderek ayakkabı yapmaya başlayan ayakkabıcı aynen Elflerin yaptığı ayakkabılar kadar güzel ayakkabılar yapıyordu ve bu şekilde çok zengin biri haline gelmiş ve çevresindeki insanlara sürekli yardım ediyordu, aç olanı gördümü onun karnını doyurmadan bırakmazdı.

Bu şekilde mutlu ve huzurlu bir ömür geçirdiler.

Önerilen İçerik : Heidi Masalı

Ayrıca kontrol et

çirkin-kız

Çirkin Kız Masalı

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde, Eda ve Seda adında iki kız kardeş yaşarmış. …

Bir yorum

  1. By masal benim çok hoşuma gitti böyle güzel masalları daha çok paylaşırsanız memnun kalırız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir