Düşündüren Fıkralar

Düşündüren Fıkralar

Mateme Bürünmüş

Ava çıkan iki avcı akşama kadar durmadan dağ bayır dolaştıktan sonra köye elleri boş bir şekilde dönerlerken biri ağaca konmuş kargaya ateş edip vurur ve böbürlene böbürlene:

– Gördün mü, en sonunda bir bıldırcın vurdum,

Arkadaşı gülerek:

– Ben bu güne kadara kapkara olan bıldırcın görmedim? Bu vurduğun karganın ta kendisi.

Ötekinin palavrası hazırdır:

– Geçen haftalarda bunun eşini vurmuştum, mateminden karalara bürünmüştür de o yüzden.

Tuzlu Fişekler

İki avcı karşı karşıya oturmuş dertleşiyorlardı. Birisi:

–  Ben avımı çok uzaklarda avladığım vakit, eve getirene kadar etleri kokuşuyor

Diğeri ona çaresini söyledi:

– Bunun kolayı var, ben fişeklere koyduğum saçmaları iyice tuzluyorum, avı vurduğum vakit tuzlandığı için kolay kolay kokmuyor.

Hakkı da yok değil

Adam heyecanlı bir şekilde anlatıyordu:

– Ormandayken bir de ne göreyim, karşımda koskoca bir Arslan durmuyor mu?  Hemen geri dönüp kaçmak istedim tamda o anda, bir Arslan da arkamda belirivermez mi?  Sağıma baktım uçurum, soluma baktım sarp kayalar.

Dinleyenlerden bir tanesi merakla sordu:

– İyi ama öyleyse siz hala nasıl yaşıyorsunuz? Adam vurdumduymaz bir tavırla:

– Hadi be canım, bu da yaşamak mı?

Post

Elinde bir tilki postuyla avdan dönen adamı gören arkadaşları avcının etrafını sararak ona:

– Sen Tilkinin derisini ne zaman yüzdün?

Avcı böbürlene böbürlene omuz silkerek:

– Ben Tilkinin derisini yüzmedim ki, attığım o kurşun, Tilkiyi kuyruğundan direk kayaya çaktı. Tilki ise can havliyle kaçayım derken, postunu da oraya bıraktı.

Hala kovalar

Avcının biri köy kahvesinde etrafına toplanmış arkadaşlarına anlatıyordu:

-Benim tazı gördüğü tavşanın peşine takıldı, iki gündür hala köye dönmedi…

Köyün tecrübeli ve yaşlı olan avcısı hemen söze karıştı:

– İnanırım, inanırım dedi, ben evlendiğim gün ava çıkmıştım, o an Köpeğim bir tavşanın peşine takıldı, neredeyse aradan kırk yıl gibi bir süre geçti ama hala dönmedi, ara ara bazı bölgelerde dolandığı haberini alırım, hala kovalarmış o tavşanı!

Daha küçüktünüz

Her yaz Afrika’da vahşi hayvan avlamaya çıkan bir adam, çocuklarına zaman zaman anlattığı bir av serüvenini tekrarlıyordu:

– Bir gün tam onbeş panter ı karşıma dizilmişti, bastım tetiğe, hepsini birden yere serdim,

Çocuklardan bir tanesi:

– Babacığım, bu panterler geçen sene on taneydi.

Baba kızarak:

– Geçen yıl henüz küçüktünüz korkmayasınız diye öyle söyledim.

Bakkal köpek

Avcı üç arkadaş köpeklerini öve öve bitiremiyorlardı,

Birisi:

– Ben bizim köpeğime listeyi veririm o bakala gidip malları alıp getirir, dedi.

Öteki avcı ondan baskın çıkarak:

– Bizim köpek sadece malları almakla kalmaz, paranın üstünü de kuruşu kuruşuna alıp getirir.

Üçüncü gülümseyerek:

– Sizin o köpeklerin alış-veriş ettiği dükkânı işletenin benim köpeğim olduğunu bilmiyor muydunuz yoksa?

Acayip Komik Fıkralar Kısa

Ayrıca kontrol et

Bana Fıkra Anlat

Bana Fıkra Anlat

Bana Fıkra Anlat Yazar Delinin birine “yaz” demişler oda almış eline kalemi başlamış bir şeyler …

Uzun-Komik-Fıkralar

Uzun Komik Fıkralar

Uzun Komik Fıkralar Tasarruf Neşe içerisinde eve giren genç kadın,  elindeki gazeteyi okuyan kocasına müjde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir