Dilenci Hacivat

Dilenci Hacivat: Günlerden bir gün Hacivat tüccarın birisiyle ortak olur, o günden sonra birlikte mal alıp satmaya başlarlar, ilk günlerde işleri iyi gider kar etmeye başlarlar ama bu durum pek böyle sürmez kısa bir zaman sonra işleri bozulur.

Bir sabah erkenden Hacivat’ın yanına gelen ortağı onu kandırarak “iflas ettikleri” haberini verir ve ne elde nede avuçta bir şeyleri kalmadığını söyler.

Hacivat beş parasız kalır neredeyse evine ekmek götüremez hale gelmiştir, iş arar lakin bulamaz o yüzden dilencilik yapmaya karar verir bir yerde oturarak elini açar.

– Fakire bir sadaka, bir sadaka,  demeye başlar.

Karagöz Hacivat’ı o şekilde dilenirken gördüğü vakit adeta beyninden vurulmuşa döner, olup bitene bir anlam veremediğinden hızlıca Hacivat’ın yanına gider.

Karagöz:

– Hacivatım, sen burada ne yapıyorsun böyle?

Hacivat:

– Halim ortada iki gözüm, tüccarın biriyle ortaklık yaptım, iyi kazanıyorduk birden battık tüm servetimiz birden yok oldu.

Karagöz:

– O koca servet mi? Bu işe sen ne yatırdın bu nasıl oldu bari onu söyle.

Hacivat:

– Tam tamına bin beş yüz büyük altınımız gitti.

Karagöz:

– Neee? Senin o kadar altının vardı ve onu bir ticarette batırdın, yanlış anlamadım değil mi?

Hacivat:

– Olmaz olur mu iki gözüm? Bana kalan servet epey çoktu.

Karagöz:

– Derler ya hazıra dağ mı dayanır, senin durum da onu işaret ediyor.

 Hacivat:

– Dayandı, lakin biz beceremedik.

Karagöz:

– Mirasyiyenin mirası tez biter derler.

Hacivat:

– Bitmedi, bitirdiler.

Karagöz:

-Sen bana ortağının kim olduğu söyle ve oradan da kalk dilenmek sana yakışı kalmaz ve hoş bir şey değildir.

Karagöz Hacivat’tan tüccarın bilgilerini öğrenir ve Tüccarın yanına giderek, ortak aradığını, evini ve bahçesini vererek onunla iş yapmak istediğini söyler tek şartı olduğunu söyler gelir ve gider Kayılarını kendisinin tutması gerektiğini talep eder.

Sahtekar Tüccar, Hacivat’tan sonra kandırmayı düşündüğü Karagöz’e elinde bulunan bin beş yüz altını verir.

Karagöz o bin beş yüz altını hemen Hacivat’a götürüp verir ve bir daha her önüne gelenle ortak olmaması konusunda onu uyarır.

Bir sonraki gün bir adamla Karagöz’ün yanına giden tüccar yanında bulunan adamı göstererek, evi ve bahçeyi satın almak istediğini, birde ortaklık için verdiği altınların da bundan sonra kendisine saklaması için verilmesini söyler.

Karagöz

– Hiç sormayın dün gece evime giren hırsızlar altınları alıp götürdü, artık aramızda ortaklık kalmadığı içinde, evi ve bahçeyi satmaktan vazgeçtiğini söyler.

Tüccar bir türlü Karagöz’ün dediklerini kabullenmez.

Bunun üzerine sesini yükselten Karagöz’ün karşısında müşteri kaçar ve tüccarda ne yapacağını bilemez,

Çaresiz kalan tüccar dışarıda oturarak kendi kendine:

-Haydan gelen huya gitti, ben ektiğimi biçtim, der…

Dilenci Hacivat hiyakeyesini okurken eğlendiğinizi umarız dilerseniz Karagöz ve Hacivat Sihirli Paket hikayesini okuyabilirsiniz.

Ayrıca kontrol et

Karagöz-ile-Hacivat-Miras

Karagöz ile Hacivat Miras

Karagöz ile Hacivat Miras Şimdi Karagöz ile Hacivat arasında olan kısa konuşmalardan bir tanesi olan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir