Darhane Çorbası

Darhane-Çorbası
Darhane Çorbası

Osmanlı devleti ihtişamı ve adaletiyle her yerde adını duyururken Osmanlı Padişahlarından biri olan Yavuz Sultan Selim Han, Ramazan ayında Başveziri ile birlikte kıyafetlerini değiştirerek İstanbul sokaklarında dolaşmaya çıkar,

Sultan;

-Paşa, hele bir şu misafirperver halkımızın arasında dolaşalım, ama biz kimin kapısının önündeyken ezan okunursa, ona misafir olur iftarımızı orda açarız, der.

İftar vakti epey yaklaşmış ev sahipleri kapı önünde, birilerini misafir etmek için evlerinin önünden geçen vatandaşları eve iftara davet ediyor ve ezan okuyana kadar birilerini bulmak ve onları misafir etmenin gayreti içersinde içeri girmiyorlardı.

Sultan ve Başvezir sokaklarda gezerken kapı önündeki ev sahiplerinin evine misafir olma taleplerine teşekkür ediyor, ilerliyorlardı ki iftar vakti gelip çatmış, iftar topu atılıp, her yerde ezan sesleri yükselmeye başlamıştı.

Sultan ve Vezir o esnada fakir bir ailenin kapısının önünde bulunuyorlardı, ezan okunmasına rağmen içeri girmeyen fakir adam onlara,

-Bu fakirin sofrasına teşrif ederek şereflendirmez misiniz? Der

Padişah ve vezir beraber içeri girerek hazır olan sofraya oturmuşlar.

Sofrada, ekmek, hurma ve mis gibi kokan bir çorba vardı, çorba sultanının o kadar çok hoşuna gitmişti ki, hep beraber iftarlarını açtıktan sonra sohbet ederken ev sahibine;

-Gerçekten şuana  kadar yediğim en güzel çorbalardan biri, ne çorbasıdır bu? Diye sorar.

Zeki olan adam karşısındakine dikkatli bakınca daha önce bir kere gördüğü padişahın sofrasındaki kıyafet değiştiren adam olduğunu anlar.

-Af buyurun sultanım önce sizi tanımadık, soframıza buyurarak şeref verdiniz bu çorba fakirlerin çorbası olan Darhane çorbasıdır, diye cevap verir.

Karşısındaki adamın zeki saygılı bir misafirperver olması padişahın hoşuna gitmişti, ev sahibini ve eşini bir sonraki gün iftara saraya davet etmiş.,

Ertesi gün sarayda misafir ettiği fakir aileyi iftardan önce darbhaneye göndererek bir kase dolu altın kendisine hediye edilir iftar vakti sofraya oturduklarında padişah onların halini sorunca adam şöyle söyler

-Sultanım, darhanemize (fakirhanemize) teşrif buyurarak bize büyük bir şeref verdiniz ve darhane çorbamızdan içtiniz.

Artık bugünden sonra bizim çorbanın ismi Darhane değil Darbhane çorbası oldu diyerek espri yapar hep beraber gülerler.

Darhane, en çok Anadoluda tüketilen ve herkes tarafından bilinen Tarhana çorbasının bir diğer adıdır.

Önerilen İçerik : Koca Orduyu Doyuran Çoban

Ayrıca kontrol et

Süleyman Nazif İle Ahmet Cevdet Arasındaki İlginç Diyaloglar

Süleyman Nazif İle Ahmet Cevdet Arasındaki İlginç Diyaloglar

Ülkemizde bulunan yazar ve edebiyatçılar arasında en fazla nüktesi bulunan kişilerden bir tanesinin den Süleyman …

Ömer Seyfettin İlim Başka İrfan Başkadır Hikayesi

Ömer Seyfettin İlim Başka İrfan Başkadır Hikayesi

Birinci Dünya savaşı ve Milli Mücadeleden bu yana doğmuş, az çok görmüş olduğu tahsil ile …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir