Çoban Keloğlan Masalı

Keloğlan-Masalları-Kayıkçı-Keloğlan-Macerası
Çoban Keloğlan Masalı

Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içerisinde Keloğlan ile ailesi beraber mutlu bir yaşam sürerlermiş babası her sabah erkenden köylünün hayvanlarına çobanlık yapar kazandığı üç, beş kuruşla ailelerinin geçimlerini sağlarlarmış.

Günlerden bir gün babası dağda köylünün koyunlarını otlatırken, bir gurup eşkıya babasının yolunu keser ve ondan birkaç koyun isterler.

Keloğlan’ın babası:

– Bu koyunlar benim değil ama bana emanet” der ve onlara vermek istemez.

Eşkıyalar o koyunları zorla almak isteyince Keloğlan’ın babasıda onlara karşı koyar lakin onlara gücü yetmediği için çok çabuk onu etkisiz hale getirip zindana atarlar, bütün koyunları da alarak götürürler

Çok geçmeden bu haber köylüye ulaşır, Keloğlan’ın babası eşkıyalara esir düşmüştü,  kimse nerede olduğunu bilmiyordu aradan günler geçmişti Keloğlan ve annesi geçimlerini sağlayacak kadar paraları da yoktu, bu durumda köylünün çoban bulamadığını gören Keloğlan, köyün çobanlığını yapmaya karar vermiş ve bu teklifi onlara sunmuş,

Köylülerin;

-Sen bu işi yapamazsın, senin okuman gerek demişler.

Köylülerin o kadar ısrar etmelerine rağmen, bu işi yapmaya kararlı olan Keloğlan annesinin de rızasını alarak çobanlık yapmaya başlamış.

Meğer Keloğlan’ın asıl amacı çobanlık yapmak değil babasını o eşkıyalarından elinden biran önce kurtarmakmış, sabah erkenden kalkarak köyün koyunlarını alıp yollara düşmüş,  bir dağın eteklerine gelince bir dere ile karşılaşmış koyunlar biraz soluklansınlar diye orada beklemiş, Koyunların bir kısmı başlamışlar o dereden su içmeye. Keloğlan da çok yorgunmuş, az ilerde olan ağacın gölgesine bakarak kendi kendine:

– Şu ağacın gölgesinde biraz dinlensem iyi olur demiş.

Ağacın altına giderek oradan uzanan çoban keloğlan o kadar yorgunmuş ki uzanmasıyla yorgunluktan uykuya dalması bir olmuş,  bu arada koyunları da su ihtiyacını giderdikten sonra başlamışlar otlanmaya. Karınlarını iyice doyuran koyunlarda etrafa yayılıp dinlenmeye başlamışlar, aradan epey bir zaman geçmiş, derken akşam olmak üzereymiş,  Köylüler köyün dışına bakmışlar lakin etrafta köye doğru gelen bir sürü olmadığını görünce telaşlanmışlar kendi kendilerine.

– Biz ne halt ettik, şu küçük yaştaki keloğlana o kadar koyunu teslim ettik,  inşallah başına bir şeyler gelmemiştir!..” demişler.

İçleri rahat etmeyen köylüler gurup gurup Çoban Keloğlan ile koyunları aramaya çıkmışlar. Bu arada işittiği gürültüyle uykusundan uyanan Keloğlan, birde ne görsün! Eşkıyaların koyunları yakalamak için kovalıyorlar.

Keloğlan:

– Hey! Ağalar hele bir durun ne yapıyorsunuz? Onları sahipsiz mi sandınız onlar şuan bana emanet” diye bağırmış.

Eşkıyalar:

-Geçen yılda  başka bir çobanda aynen senin gibi demişti ama şimdi güneş görmeyen bir zindanda yatıyor!..” diye karşılık vermişler.

Keloğlan, o anda bunların, babasını tutsak eden eşkıyalar olduğunu hemen anlamış ve kurnazca bir plan kurmuş, bu arada eşkıyalar, Keloğlan’a yaklaşmış:

-Sen şimdi bu koyunları bize veriyor musun yoksa vermiyor musun?” demişler.

Çoban Keloğlan:

– Ağalar,  olur mu ne haddime! Yeter ki sizler beni bırakın, hatta isterseniz ve burada beni  biraz beklerseniz eğer size bir sürü daha getirtebilirim..” demiş.

Bunun üzerine eşkıyalar daha çok koyun sahibi olmak istediklerinden:

– eğer canından olmak ve zindanlarda çürümek istemiyorsan çabuk gel!” demişler.

Keloğlan, eşkıyaların kendisine inanmasına sevinerek köyün yolunu tutmuş, amacı, köylüleri toplayarak o eşkıyaları ber taraf ederek babasını kurtarmakmış.

Kısa bir süre yol aldıktan sonra kendisini aramaya çıkmış olan köylülerle karşılaşınca, heyecanla onların yanına koşarak olanları onlara anlatmış, Köylülerden biri diğer köylülerle haber vermeye gitmiş bir gurup köylü de Keloğlan’la birlikte sürünün olduğu yöne gitmişler.

Gizlice eşkıyalara olduğu yere yaklaşmış ve diğer köylülerde gelince etraflarını sarıp birden üzerlerine atılarak eşkıyaları çarçabuk yakalamışlar, onlardan birinden Keloğlan’ın babasının tutulduğu zindanın mevkiini ve inlerini öğrenerek Keloğlan’ın babasını da kurtarmışlar.

Keloğlan bir sevinçle köylülere:

-Hepinize çok teşekkür ediyorum asıl amacım eşkiyaları bulup, babamı onlardan kurtarmaktı, ben artık çobanlık yapmayı istemiyorum müsaadeniz olursa okuluma devam edeceğim.” Demiş.

Hep birlikte koyunlarını da alarak evlerine dönmüşler.

Önerilen İçerik : Keloğlan Açıl Sofram Açıl

Ayrıca kontrol et

Keloğlan-Masalları-Ali-Cengiz-Oyunu

Keloğlan Açıl Sofram Açıl

Keloğlan Açıl Sofram Açıl Bir varmış, bir yokmuş evvel zaman içinde bir köyde yoksul bir …

Keloğlan-4-Harami

Keloğlan Dört Haramiler

Keloğlan Dört Haramiler Keloğlan Dört Haramiler: Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içerisinde, yaşayan çok …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir