Cimri Ahtapot masalı

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde okyanusun derinliklerinde yaşayan çeşitli hayvanlar varmış,  bunların arasında kurnaz olarak geçinen pek paylaşmayı sevmeyen bencil ve cimri bir ahtapot da varmış, balıklar yiyeceğini birbirleri ve o ahtapotla bile paylaşırken, o bulduğu yiyecekleri gizli bir yere götürüp tek başına yermiş.

Bir gün acıkan kırmızı renkli ahtapot yiyecek bir şeyler aramak için suyun derinliklerinde yalnız başına gezinirken halsiz bir şekilde ilerlemekte zorlanan küçücük bir balığa rastlamış, bu balık;

-Sevgili ahtapot, ya ben çok açıktım, senin yanında veya yakınlarda yiyecek bulabileceğim bir yer var mı? Sabahtan beri gezindim lakin yiyecek bir şey bulamadım, artık yüzecek gücüm kalmadı, demiş.

Cimri ahtapot ise umursamaz bir tavırla;

– Hayır, ben de yiyeceğe rastlamadım, diyerek yoluna devam etmiş.

Oysaki kırmızı renkli ahtapot yakınlarda yiyecek bir şeyler olduğunun kokusunu alıyormuş, hızlı bir şekilde o yiyeceğe doğru gidiyormuş,  güzel yemekler yemeyi hayal ederken havanın karardığını fark etmemiş bile,  o yiyecek kokusu onu bir yere doğru sürüklemişti ki, yosunların olduğu bir alandı orasın, durumun farkına vardığında geri dönmek istemiş lakin artık karanlıktan hangi yöne gideceğini bilmiyormuş, böyle olduğu yerden debelenirken birden kımıldayamaz hale gelmiş çünkü yosunlara dolanmıştı, kurtulmak için ne yaptıysa nafile bir türlü başaramamış.

-İmdat, imdat, imdat diye bağırmış

Lakin etrafta hiçbir canlı bulunmadığından yardıma gelen ve giden kimse yokmuş, oda kendini kurtarmak için çabalamaya devam etmiş.

Çaresiz kalan Ahtapot kurtulamayacağını düşünmeye başlamış, küçük balığı anımsamış, o yiyeceği onunla paylaşmayı düşünseydi şimdi bu durumda olmayacaktı, o an bencilliğinin ona vermiş olduğu zararı, diğerleriyle beraber hareket etmemenin nelere mal olduğunu anlamış,  yine kurtulma ümidiyle

-Kimse yok mu? Ne olur kurtarın beni,  İmdat, İmdat! Diye bağırmış.

O an yorgunluk ve açlıktan uyuyakalmış olan o küçük balık;  Ahtapotun imdat çağrılarını işitmiş ve hemen o yöne doğru yüzmüş, biraz ilerledikten sonra sarmaşık su yosunlarının arasında çaresiz bekleyen kırmızı ahtapotu görmüş, küçük balık yosunların arasından rahatlıkla sıyrılabildiğinden ahtapota iyice yanaşmış, onu gören ahtapot epey sevinmiş ve ona;

-Küçük balık ne olur bana yardım et, yosunların arasında kaldım.

Küçük balık yavaş yavaş küçük dişleriyle o yosunları kemirmeye başlamış ve sonunda ahtapot kurtularak bataklıktan çıkınca;

– Sevgili küçük balık ben sana nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum.

Küçük balık:

– Size yardım edebildiğime sevindim.

Cimri ahtapot:

– Hadi şimdi beni takip et senin karnını bir güzel doyuralım,  hala açsın değil mi?

Küçük Balık

-Hem de çok açım.

Cimri ahtapot hemen kokusunu aldığı yiyecekleri arayarak birbirinden lezzetli olan çeşitli yiyecekleri tez zamanda bulmuş, sekiz tane kolunu kullanarak kopardığı yiyeceklerden parça parça kopartarak küçük balığa yedirmiş, Küçük balık ise o yiyeceklerle karnını bir güzel doyurmaya başlamış.

Karnı doyan küçük Balık;

-Sen niçin bir şeyler yemiyorsun ahtapot kardeş?

Kırmızı ahtapot gülümseyerek:

-Hele sen bir güzelce karnını doyur, ben çok aç değilim demiş.

Küçük balık yemek yerken  mutlu olan ahtapop paylaşmanın kendisini ne kadar çok mutlu ettiğinin farkına varmış, o günden sonra yaşadıklarından ders çıkararak  bencilliğinden vazgeçerek  sular aleminin en paylaşımcı, en sevecen ahtapotu olmuş..

Önerilen İçerik: Keloğlan Oyun Masalı

Ayrıca kontrol et

Boynuzlar-Mı

Boynuzlar Mı, Bacaklar Mı Masalı

Boynuzlar Mı, Bacaklar Mı Masalı Öncesini zamanın içerisine koyduk, kalburu samanın içerisinde unutmuş olduk, bir …

Kurt-Masalı-Oku

Kurt Masalı Oku

Kurt Masalı Oku Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içersinde büyük bir dağın yamacında yaşayan …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir