Balıkçı ile Karısı

Balıkçı ile Karısı

Günün birinde denize yakın bir tepede eşiyle beraber inşa ettikleri evde yalnız yaşarlarmış, balıkçılık yaparak evin giderlerini karşılayan bu adam, her gün uçurumun kenarına giderek oltasını denize atar saatlerce orada balığın oltaya takılmasını beklerdi.

Gün içerisinde tutmuş olduğu balıkları bazen satarak evin ihtiyaçlarını karşılar bazende eşiyle beraber oturup afiyetle yerlerdi.  

Mütevazi bir hayatı olan balıkçı hayatından gayet memnun iken, karısının bu şekilde bir yaşam tarzından memnun olmadığını biliyormuş çünkü karısı çoğu zaman asabi ve şikayetçi bir tavırla onunla konuşurdu.

Bir gün karısı:

-Şu pis kulübeye biraz zaman ayırarak bak, bu koku beni çok rahatsız ediyor, günde iki defa bazen de 3 defa temizlediğim halde o koku ortadan kalkmıyor, sanki temizliğin hiç faydası yok gibi,

Balıkçı karısını çok seviyor onun üzülmemesi için elinden gelen her şeyi yapıyor ama karısının şikayetlerinin sonu gelmiyordu. Her ne yaparsa onun tersini isteyerek bir türlü memnun olamayan karısını mutlu edemediği için zaman zaman üzülürdü.

Balıkçı ile Karısı, heyecanı başlıyor.

Yine bir gün Balıkçı;

-Güzel karıcım ben seni mutlu etmek için ne yapabilirim amacım seni mutlu etmek ne olur bana bunu söyle?  

Karısı;

-Beni mutlu etmek istiyorsan eğer beni şu pis kulübeden çıkar, o zaman mutlu olurum! Demiş

Çaresiz olan balıkçı karısına,

-Biraz daha sabret bir çözüm yolu bulacağım demiş,

Sabaha kadar yatakta kıvranan balıkçı sabahın ilk ışıkları ile beraber kalkarak uçurum kenarında balık tutmaya gitmiş,  hemen oltalarını hazırlayarak suya atıp  düşünmeye başlamış, hiçbir geliri olmayan adam ne yapacağını bilemiyormuş.

Düşünceler içerisinde zamanın nasıl geçtiğinin bile farkında olmadan beklemiş durmuş, oltalarını her çekişinde oltasına takılan balık olmadığını görünce de ümitsizliğe kapılarak üzgün bir şekilde uzanmış oltaları kontrol etmekten de vazgeçmişti, sonrada kendi kendine;

-Demek oluyor ki bugün kısmetimiz yok, yiyecek balığımız da olmadığından meyveyle idare edeceğiz artık.

uzandığı yerden kalkarak oltaları toplamaya yeltendiğinde bir balığın oltaya takıldığını fark etmiş ve oltayı sıkıca tutarak büyük bir ustalıkla balığı çekmeye başlamış sonrada ,

-Ooo büyük bir balık yakaladım galiba diyerek sevinçli bir şekilde oltayı çekmeye devam etmiş.

Oltaya takılmış  dil balığını gören balıkçı şaşkın bir şekilde balığa bakmış çünkü o balık çok renkli ve parlak bir türmüş,  balıkçı kendi kendine;

-Bir dil balığının bu kadar ağır olması imkansız bu balık çokmu şişman acaba diye kendi kendine sesli konuşurken neredeyse karaya çıkardığı dil balığı balıkçıya seslenerek:

-Hayır düşündüğün gibi değil  balıkçı bey  çok yediğimden öteki balıklardan daha ağır değilim.

Dil Balığının konuştuğunu görünce şaşıran balıkçı,

-Olamaz bu nasıl oluyor sen nasıl konuşuyorsun?

Dil Balığı,

 -Ben sizin hakkınızda çok şey biliyorum, ben normalde bir balık değilim ancak sihirle dil balığına dönüştürülmüş  bir Prensim, lütfen beni bırakın, Hem  beni satarsanız ne kadar para ederim ki  demiş,

 Balıkçı:

-Hayır seni satmayacağım merak etme konuşan bir balığı satacak değilim demiş,  seni serbest bırakıyorum istersen tekrar denize gidebilirsin demiş,

Dil balığı:

-Ah  size çok teşekkür ederim diyerek suya atlamış,  balıkçı ise  dil balığını karısına  anlatmak için hızlıca eve gitmiş ve eve varınca,

-Hayatım gelsene yanıma sana bugün karşılaştığım çok önemli bir olaydan bahsedeceğim demiş, .

Karısı:

-Ne var! Hani balık getirmemişsin deyince, balıkçı dil balığının heyecanından balığı unutmuştu bile, 

Balıkçı:

 -Hayır, yakaladım ama yakaladığım bir dil balığıydı ve konuşuyordu, onla konuştum bana  kendisinin  sihirle balık haline getirilen bir Prens olduğunu söyledi,  

Karısı;

-Ne peki nerede bu balık  sonra ne oldu?

Balıkçı:

–Eeee  konuştuktan sonra  onu saldım, o denize atladı bende  sana anlatmak için buraya geldim,   

Karısı:

-Sen sihirli bir balık ele geçirdin hemde konuşan bir balık  ve sonrada onu saldın mı?  Niye böyle yaptın ki,  o bizi fakirlikten kurtarabilirdi! En azından bir ev isteseydin,

Balıkçı:

 –Tamam da bir balık bize  nasıl ev verebilir ki, böyle bir şey yapması imkansız  bunu sende iyi biliyorsun, biz elimizde bulunanlarla mutlu olmalıyız.

Karısı:

–Ben bu şekilde değil ancak daha iyi bir evde ve şehirde yaşarsam ancak mutlu olurum! Biraz önce sen söylemedin mi o bir büyülü prens diye ve sen ona bir iyilik yaptın götürüp onu satabilirdin ama yapmadın, oda senin için bir şeyler  yapabilirdi, durma burada hemen tekrar git çağır onu ve ondan bir ev iste en azından,

Balıkçı karısının bu sözleri karşısında karısını kırmak istemediğinden ne kadar tereddüt etse de,  oltalarını eline alarak deniz kenarına geri gitmiş, Balıkçı seslenmeye başlamış,  

-Sihirli balık, sihirli balık  beni duyuyor musun?

Çok geçmeden suda dalgalanma oluşmuş ve balık su yüzüne çıkmış,

Dil balığı,

-Evet hoş geldin? Demiş,

Balıkçı:

-Sana bir şey söylemek istiyorum, söyleyeyim mi bilmiyorum ama benim karım gerçekten çok mutsuz,

Dil balığı:

-Neden mutlu değil ki, istediği bir şey varda olmuyor mu? 

Balıkçı:

-Evet benden sürekli bir ev istiyor,

Dil balığı:

–Tamam öyleyse eve dön yeni bir evin oldu demiş,

Bu sözler üzerine şaşıran balıkçı,  Dil balığına çok teşekkür ederek oradan ayrılmış,

Eve dönen balıkçı gözlerine inanamamış, karısının çok güzel bir evin kapısında sevinçli bir şekilde durduğunu görmüş, ev sihirli bir şekilde baştan aşağı yenilenmiş eski dökük kulübe  gitmiş, adeta bir saray yavrusu  gelmişti, iç dizaynı da mükemmel noksansız içerisi ihtiyaç duyulacak tüm eşyalarla donatılmıştı,

 Karısı:

–Hayatım gel az ilerde oturuyordum birden baktım bizim evin yerine bu ev gelmiş gördün mü, demek o balık bize ev verebiliyor muş, gel içeri bak içeride şömine bile var, bu ev neredeyse bizim evin 10 katı büyüklüğünde Balıkçı:

–Evet karıcım! Ne kadar güzel değil mi? Peki artık mutlu olursun değil mi istediğin gerçekleşti,  artık şehre taşınmamıza gerek kalmadı burada ilelebet rahat bir hayat  yaşayabilir miyiz?

Karısı:

–İlelebet derken kocacım şimdilik buradayız gerisini de sonra düşünürüz demiş, gel hemen mutfağa gidip yiyecek bir şeyler hazırlayalım çok acıktım sonrada güzel bir uyku çekeriz bunun üstüne demiş,  

Balıkçının karısı yeni bir evin heyecanından sabaha kadar kıvranıp durmuş uyuyamamış,  sabah erkenden kocası uyanmadan mutfağa geçerek balıkçıya çok güzel bir kahvaltı sofrası hazırlamış ve  kocasının gelmesini beklemeye başlamış, kocası gelince günaydın diyerek başlamış konuşmaya, 

 –Aslında bu ev de küçük,  bize daha büyük bir ev olsaydı daha iyi olmazmıydı, aslında ben büyük bir saray istiyorum ve o sarayın kraliçesi olmak istiyorum. Hemen kahvaltını yap ve git o prens olan balıktan bir saray iste.!

Eşinin bu sözleri üzerine kızan balıkçı karısına,

-Ne dedin sen? Niye kraliçe olmak istiyorsun ki? Bu ev bize fazlasıyla yeter neredeyse eski evimizin 10 katı büyüklüğünde daha bir gün olmadı daha fazlasını istemeye başladın!

Karısı:

–Tabiki isteyeceğim hayat benim hayatım benim kararlarıma saygı duy, ve balığın yanına giderek bu evi bir saray benide kraliçe yapmasını iste demiş, 

Ne kadarda eşinin isteklerini sihirli balığa söyleyip söylememe konusunda tereddüt etse de, kahvaltıdan sonra oltalarını alan balıkçı deniz’e doğru yürümüş ve denizin kenarında oturup beklemiş sessizce düşünmüş durmuş neredeyse akşam olacakmış ki,

Balıkçı:

-Sihirli balık, sihirli balık beni duyabiliyor musun?  Diye seslenmiş,

Su yüzüne çıkan balığa,

Nasıl anlatsam sana dün evimizi büyük ve harika bir eve çevirdiniz, ama bugün yine karım mutlu olmadığını söyledi,

Silhirli balık:

–Peki öyleyse karınız ne istiyor?

Balıkçı:

-Bir saray istiyor ve o sarayda kraliçe olmak istiyor demiş,

Sihirli Balık,

 –Eve dön evin bir saray eşinde o sarayda bir kraliçe oldu,

Sihirli balığa çok ama çok teşekkür ederek eve doğru yürüyen balıkçı, eve vardığında evin yerinde kocaman bir saray olduğunu görmüş ve sarayda bir sürü sağa sola koşuşturan bir sürü hizmetkar olduğunu görmüş ama bu sefer karısı kapıda değildi, sarayın içerisine giren balıkçı karısının başında tacı ile tahtta oturduğunu görmüş,

Balıkçı:

–İşte istediğin oldu sen  artık bir  Kraliçesin

Karısı:

 –Evet çok mutluyum ve  ben artık güzel bir Kraliçeyim. 

Balıkçı:

–Artık mutlusundur,

Karısı:

-Bilmem mutlu olup olmadığımı bilmiyorum ama  kraliçe olmak bana yetmez, yarın sabah git o sihirli balığa söyle beni imparatoriçe  yapsın!

Balıkçı:

-Sen neler söylüyorsun olmaz bu dediğin yetmedi mi bu elde ettiklerin, artı o balık seni İmparatoriçe falan yapamaz! bu imkansız bir şey,

Karısı:

-Buna sen niye karar veriyorsun ki sen git ona beni imparatoriçe yapmasını söyle, demiş,

Balıkçı  oradan ayrılarak odasına çekilmiş ve sabaha kadar odasından çıkmamış ve sabahın ilk ışıklarıyla beraber yine denize doğru yürümüş, suyun kenarında yine sessizce saatlerce oturmuş  sihirli balığa seslenip seslenmeme konusunda kararsız kalsada, en sonunda  

Balıkçı:

-Sihirli balık, sihirli balık  beni duyabiliyor musun? Diye seslenmiş suyun yüzeyine çıkan balık,

Buyurun demiş,

Balıkçı,

Sen dün evimizi büyük bir saraya karımı da kraliçe yaptığın halde mutlu değil!

Sihirli balık:

-Neden mutlu değil isteği nedir demiş?

Balıkçı:

–Bu sefer İmparatoriçe olmak istiyor demiş,

Sihirli balık:

-Eve dön!  Dileğin gerçekleşti karın artık bir İmparatoriçe oldu demiş,

Balıkçı sihirli balığa yaptıkları için çok teşekkür ederek eve doğru yürümüş, yoldayken acaba bu sefer karım mutlu olurmu diye düşünmeye başlamış, saraya vardığında kapılarının altın kaplama kapılar olduğunu görmüş, sarayda neredeyse eski sarayın iki katı büyüklüğündeymiş içeri girerek oradaki hizmetçilere, imparatoriçeyi görmek isteyen balıkçı,  karısının yanına bile girememiş, balıkçı kapıda epey bir süre bekledikten sonra anca içeri girebilmiş ve karısının artık altından bir tahtta oturduğunu, etrafında bir sürü hizmet eden insanın olduğunu görmüş,

Balıkçı:

-Artık bir İmparatoriçede oldun

Karısı:

-Evet gördün bak sen imkansız  diyordun, bende o balık bunu gerçekleştirebilir demedim mi?

Balıkçı:

-Evet haklısın yapabildi peki mutlu musun?

 Karısı:

 – İşte orasını tam olarak bilmiyorum bugün çok yorucu bir gündü gidip dinlenmeliyiz, demiş,

Balıkçı  artık karısının bitmek bilmeyen isteklerinden bıkmış ve artık karısının başka birşey istemesinden de korkuyormuş, dün akşam da yatamayan balıkçı yatağa uzandığı gibi yorgunluktan derin bir uykuya dalmış ama karısı uyumamış mutlu olabileceği şeyleri düşünmeye başlamış  sabah olunca herhangi bir şey istememiş balıkçıdan, balıkçıda karısı ondan bir şey istemediğine göre artık son bulmuş istekleri diye düşünerek karısı  mutlu osun ve bir şey istemesin diye sürekli dua etmeye başlamış, aradan yaklaşık bir hafta gibi bir süre geçtikten sonra, karısı her gece yatağında  oturup aya ve yıldızlara bakıp uyumuyormuş,

En sonunda  düşünmekten yorulan kadın artık  dinlenmek istiyormuş,  

Karısı:

-Bu ne o kadar çabuk mu  sabah oldu? Bu güneş kime sorarak ortalığı aydınlatıyor demiş, benim bir haftadır uyumadığımdan haberi yok mu? Kocasına kalk git ve ona deki eşime güneşi ve ayı kontrol gücü ver hadi çabuk ol,

Balıkçı duyduğu sözler karşısında adeta şok geçirmiş ve ses çıkarmadan karısını dinliyordu, karısıda hadi kalk hazırlan ve git bu saatten sonra  benim iznim olmadan güneşin doğmasını istemiyorum bu nedenle  en büyük ve en güçlü olmak istiyorum!

Balıkçı:

 -Bak artık yeter sen ne dediğini bilmiyorsun Lütfen artık bu konuyu kapat! Bu saatten sonra oraya giderek kendimi  tehlikeye atamam!

Karısı:

-Hayır ne tehlikesi sen onu serbest bırakmasaydın, artık sihirli balık diye bir şey kalmayacaktı ve hemen git ona isteğimi söyle,  

Balıkçı:

-Hayır gerçekten sen farkında olmadan bir şeyler istemeye başladın,

Karısı:

-Eğer gitmezsen bir daha ben mutlu olamam eskisi gibi mutsuz kalırım hadi ne olur git dileğimi söyle!

Karısının durmadan ısrar etmesine dayanamayan  balıkçı, sırf mutlu olsun diye bu artık son bir daha ne istersen iste  gitmeyeceğim demiş,

Karısını her zaman mutlu görmek isteyen balıkçı her defasında sihirli balıktan onun dileklerini  talep etmesinin büyük bir hata olduğunun farkına varmıştı ama iş işten çoktan geçmişti

Deniz kenarına giderek

-Sihirli balık, sihirli balık  beni duyabiliyor musun? Diye seslendi, suyun yüzeyine çıkan balığa,

-Karım tüm isteklerini gerçekleştirmene rağmen  hala mutlu değil!

Sihirli balık:

-Mutlu olmak için ne istiyor peki?

Balıkçı:

-Eeeee nasıl anlatsam  güneşi kontrol edebilecek kadar  güçlü en güçlü olmak istiyor.

Sihirli balık:

-Peki öyleyse eve dön o artık en güçlüdür, balığa teşekkür eden  balıkçı eve koşmuş.

Eve vardığında  karısının ortadan yok olduğunu  fark etmiş. Her nerede arasada onu bulamayan balıkçı  deniz kenarına geri dönmüş,

 Balıkçı:

-Sihirli balık beni duyabiliyor musun? Lütfen bana yardım et, suyun yüzeyin çıkan sihirli balık’a

-Karıma ne  oldu ortada yok,

Sihirli balık:

 -Sen diledin diğerleri gibi bende yerine getirdim. Bu güne kadar en güçlü olanı kimse görememiştir. artık hiçbir insan senin karını göremez,

Balıkçı:

Lütfen onu geri getir!

Sihirli balık:

-Bir dileği tersine çevirecek güce sahip değilim,

Balıkçı:

-Bu güne kadar hep karımın dileklerini senden istedim ve hepsini gerçekleştirdin ama senin hayatını kurtaran benim benimde bir dileğim olacak demiş,

 Sihirli balık:

-Aslında haklısın öyleyse sende dileğini söyle, ne istiyorsun?

Balıkçı,

-Ben yalnızca karımın her zaman mutlu olmasını istiyorum demiş,

Sihirli balık:

– Öyleyse eve dön karın mutlu olacak her şeye sahip olmuş  artık

Hızla eve doğru giden balıkçı  karısının eski ve  ufak kulübenin kapısında kendisini beklediğini görmüş,

Balıkçı:

-Hoş geldin demiş!

Karısı:

-Hoş bulduk ne sarayın ne tacın ve nede gücün mutluluğa sahip olabilmemiz için yeterli olmadığını gördüm çünkü ne para nede mal mutluluk getirmiyormuş  onu öğrendim hadi o eski ve güzel evimize girelim o günden sonra her gün mutlu ve  huzurlu bir hayat sürmüşler, karısının mutluluğun parada veya mal’da olmadığını anlamış.

Önerilen İçerik :

Ayrıca kontrol et

Prenses-ve-Ejderha-Masalı

Prenses ve Ejderha Masalı

Prenses ve Ejderha Masalı Bir prensesin başından geçenlerin anlatıldı harika bir Masaldır, bir solukta zevkle …

Kuş-Masalı

Kuş Masalı

Kuş Masalı Sabırlı olan Minik ve şirin bir Kuş Masalı ile karşınızdayız. İçerik1 Kuş Masalı2 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir