Arı İle Papatya

Arı-ile-Papatya-Masalı
Arı ile Papatya Masalı

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içerisinde, etrafında neşeli olarak bilinen kibirli bir arı yaşarmış.

Bir ilkbahar sabahı her yer mis gibi kokarken her zamanki gibi neşe içerisinde çeşit çeşit çiçeklerin üstünden vız vız vız diye uçarken, etrafında dolandığı papatya onu hayranlıkla seyrediyordu.

Biraz daha dolandıktan sonra epey yorulan Arı, dinlenmek için Papatya’nın, yanındaki bir çiçeğe konmuş, 

Papatya ona imrenerek,

-Merhaba ne kadar şanslısın neşe içerisinde güzelliğin tadını çıkararak öyle bir güzel uçuyorsun ki, sana bakınca imrenmemek elde değil, keşke bende senin gibi havadan etrafı seyredip o güzellikleri görebilseydim, her yer o kadar güzel ki, ben yalnızca şu gördüğün dar alandaki güzellikleri görebiliyorum,

Aslında senden bir isteğim olsa onu yerine getirebilir misin?

Arı umursamaz tavrıyla,

-Hiç keyfimi bozacak bir teklifte bulunma,

Papatya,

-Söyleyeceğim şey senin keyfini bozacak bir şey değil, sadece, bir gün beni alıp kendinle beraber gezdirmeni isteyecektim.

Arı gülümseyerek,

-Ben seni taşıyamam ki, hem taşısam çok çabuk yorulurum birde ne yapacaksın gezipte, senin etrafındakiler sana yetmiyor mu? Her yer aynısı diyerek başkaca hiçbir şey demeden uçarak oradan uzaklaşmış.

Papatya arının umursamaz tavrı kırıcı sözleri yüzünden başını önüne eğip ağlamaya başlar,  aslında Arı istemiş olsaydı, onu o güzelim tarlalarda rahatlıkla dolaştırabilirdi, ancak istemediğinden bahaneler uydurarak oradan uzaklaşmıştı.

Papatya o günden sonra başka hiçbirine gezme talebini iletmemiş adeta onlara küsmüştü, üzerine de hiçbir arının konmasına izin vermiyordu.

Günler ayları, kovalamış ilkbahar yerini yaz mevsimine, yaz mevsimi ise yerini sonbahar Mevsimine bırakmıştı ki artık havalar yavaş yavaş soğumaya başlamış, onunla beraber, ağaçlar yapraklarını dökmeye, çiçekler solmaya başlamıştı ancak Papatya ilk günkü canlılığından hiçbir şey yitirmemişti.

O günlerde kendisini üzen Arı’nın bal yapmak için etrafta dolaştığını görünce o eski günleri hatırlayıp yeniden hüzünlenmişti ki, Arı’nın kendisine doğru uçtuğunu fark etmiş.

Etraftaki çiçeklerin hemen hemen hepsi solmaya başladığından canlılığını yitirmeyen Papatya, üzerine konmak isteyen neşeli Arı’ya bir türlü izin vermez

Bu durum karşısında şaşıran arı papatyaya:

-Hey papatya sen neden benim üzerine konmama izin vermiyorsun.

Papatya,

-Hatırlıyor musun? Bir ilkbahar sabahıydı, yanımdaki çiçeğe konmuştun, senden beni gezdirmeni istemiştim ancak sen türlü bahaneler uydurarak teklifimi kabul etmediğin gibi, umursamaz bir tavırla uçup gitmiştin.

Arı o günü hatırlamış, papatyaya muhtaçta kalmıştı,

Arı, ona karşı kaba davranarak üzdüğünün farkına varmış ve ondan özür dilemiş

Papatya,

Arının özrünü kabul ederek bal yapmasına izin verir, bu durum karşısında çok sevinen arı,

-Müsaaden olursa hatamı telafi etmek istiyorum diyerek, papatyayı aldığı gibi yükseğe çıkartarak onu gezdirmiş ve ikiside bundan dolayı mutlu olmuşlar.

Çocuk Hikayeleri içerisinde yer alan Arı İle Papatya Hikayesi’ni okurken  güzel bir vakit geçirdiğinizi umarız, dilerseniz Masal Oku sayfamızı ziyaret edebilir veyahut Parmak Kız Masalı‘nı okuyabilirsiniz. 
 

Ayrıca kontrol et

Kar-Beyazı-ve-Kırmızı-Gül

Kar Beyazı ve Kırmızı Gül

Kar Beyazı ve Kırmızı Gül Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde küçük mü bir …

Denizci-Simbat-Balina-Macerası

Denizci Sinbad Balina Macerası

Denizci Sinbad Balina Macerası Tik, Tak’ın yanına giderek ona: – Merhaba! Tak: – Merhaba! Tik: …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir