Altın Yürekli Kız Masalı

Altın Yürekli Kız Masalı

Okunacak zevkli ve güzel masallar arasında yer almaktadır.

Altın Yürekli Kız Masalı

Bir varmış bir yokmuş günün birinde o uzak diyarlarda bulunan güzel ve tatlı diyarlardaki ülkelerin birinde geçimini hamamcılık yaparak sağlayan tombul bir adam, temiz yürekli karısıyla beraber yalnız bir yaşam sürerlermiş, Hamamcı ve eşinin tek sıkıntıları yıllardır evli olmalarına rağmen çocuklarının olmamasıymış, her gün çocukları olsun diye Allah’a dua eder dururlarmış, günler bu şekilde ilerlerken aradan geçen bir yıl gibi bir süre sonra nur topu gibi bir kız çocukları olmuş.

Aradan bir iki ay gibi bir süre geçtikten sonra kadın bebeğiyle yalnız hamamda olduğu sırada bebeğin yanına gelen aksakallı bir dedenin bebeğin koluna bilezik taktığını gören anne hayretler içerisinde ona bakıyor ve herhangi bir tepki vermiyormuş.

 Aksakallı dede anneye doğru dönerek ona demiş ki:

– Bu bilezik bu bebeğin kolundan çıkarıldığı anda kız felç olacak, koluna tekrar bilezik takıldığı anda ise tekrar normal haline dönecek demiş.

Aksakallı dede tekrar bebeğin saçını okşayarak,

– Bu güzel ve tatlı  kızın saçını yıkadıkça saçlarından altınlar dökülecek, o her güldüğü zaman yanağından güzel güller saçacak, o ağladıkça gözyaşları elmasa dönecek, onun yürüdüğü yerde çimler yeşerecek demiş,

Çok geçmeden aksakallı dede ortadan kaybolmuş,

Hamamcının karısı duyduklarına ve gördüklerine inanamıyormuş hemen bebeğin yanına giderek bebeği kucaklamış ve hamamın bir köşesinde oturarak kocasını beklemiş, kocası gelince ona olup biteni bir bir anlatmış, Hamamcı ise eşine gel bir bebeği yıkayalım dedikleri doğru mu öğreniriz demiş, başlamışlar bebeği yıkamaya bebeğin saçından altınlar döküldüğünü gören karı koca gözlerine inanamamış, o altınları bir keseye koyup bir kısmını paraya çevirmiş,  bir kısmını ise fakir fukaraya dağıtmışlar.

Aradan geçen yıllar içerisinde bu bebek büyümüş büyüdükçe çok güzel bir kız olmuş, onun bu güzelliği dillerde dolaşır olmuş, onun güzelliğini duyan genç ve yakışıklı biri, evin etrafında dolanır dururmuş bir gün  genç kızı camın  yanında oturur görmüş ve hemen genç kızın camına beyaz bir gül fırlatıvermiş,  her gün evin oraya gelir kıza gülümsermiş kızında kendisine gülümsediğini görünce, birkaç gün sonra ailesiyle beraber kızı istemeye gitmişler.

Kızında evet demesiyle beraber söz kesilmiş ve çok geçmeden düğün dernek kurulmuş, örf ve adetleri gereği gelini evinden çıkarmak için damadın bir yakının gitmesi gerekiyormuş, damat ise kardeşi gibi gördüğü komşu kızını gelini almaya göndermiş ama komşu kızı ise damada aşık olduğundan bu düğünü bozmak için elinden gelen gayreti gösteriyormuş

Komşu kızı ve annesi gelini evinden alarak arabayla yola koyulmuşlar biraz yol aldıktan sonra gelin yanındakilere susadığını söylemiş komşu kızı ise,

-Eğer sen bana o güzel gözlerini verirsen sana bir bardak su veririm demiş.

Duydukları karşısında şaşıran gelin öylesine iyi niyetliymiş ki

-Tamam gözlerimi veririm demiş,

Biraz daha yol aldıktan sonra arabayı bir koyunun yanında durduran komşu kızı ve annesi gelini zorla koyunun içine atmış ve hemen oradan uzaklaşmışlar onları bekleyen damadın yanına varınca damada gelin yolda senle evlenmekten vazgeçti ve yolun yarısında arabayı durdurarak yanımızdan uzaklaştı demişler.

Bu durum karşısında epey öfkelenen damat, hemen komşunun kızıyla oracıkta evlenivermiş. Güzel kızda gelinlikle koyunun dibinde ağlıyormuş. O ağlarken gözlerinden dökülen elmaslar birkaç gün içerisinde kuyuyu doldurduğu için kız kuyudan kolayca çıkıvermiş tam o sırada oradan geçen bir adam genç kızın elbisenin çamur içerisinde ve bitkin olduğunu görünce hemen yanına gelerek,

-Kızım sana neler oldu,

Genç kız olup biteni adama anlatmış, adam genç ve güzel kızın başına gelenlere o kadar çok üzülmüş ki,  kızı alıp kendi evine götürerek  karısına da durumu anlatmış ikiside kızın kendileriyle beraber yaşamasını teklif etmişler bu teklifi kabul eden güzel kız  adam ve karısının durumlarının olmadığını görünce onlara yardım etmek için onlara demiş ki:

– Ben güldüğüm vakit yanaklarımdan kırmızı güller dökülür, sizde o vakit bu gülleri güzelce deste haline getirip satın ki maddi sıkıntı çekmeyelim.

Adam ve karısı bu duruma çok sevinmiş ertesi sabah erkenden kalkarak kızın gülmesiyle beraber yanaklarından saçılan gülleri sepete yerleştirip satmaya çıkmış, sokak sokak gezinirken tesadüfen genç kızı kuyuya atan komşu kızının oturduğu mahalleye gelmiş.

O esnada camın kenarında oturan komşu kızı gül satan kadını görünce dışarı çıkarak gül satan kadını durdurarak ondan gül almış, gülleri seçerken kadına:

– Bunlar ne kadar güzel güller bunları kendiniz mi yetiştiriyorsunuz? Diye sormuş

İyi yürekli kadın dayanamayıp olan biteni ona anlatınca kız her şeyi anlamış ve hemen güllerle beraber eve annesinin yanına giderek ona olanları anlatmış, o andan itibaren komşu kızını bir telaş almış çünkü damat ile kız karşılaşırsa eğer komşu kızın tüm oyunları ortaya çıkacakmış, hemen o çevrede bulunan paragöz bir bohçacı kadını para ile tutarak gül satan kadının evine göstermişler ona demişler ki

– Gideceğin evde genç ve güzel bir kız var onun kolunda bir tane bilezik göreceksin o bileziği onun kolundan bir şekilde çıkartarak bize getir, karşılığında da ne kadar para  istersen sana veririz demişler.

Bohçacı kadın ertesi gün öğleye doğru gül satan kadının evine giderek kendisinin hasta ve bitkin olduğuna inandırarak kendini acındırmış ve o gece onların evinde misafir olarak kalmayı başarmış, gece olunca herkesin uyuduğundan emin olduktan sonra bohçacı kadın gizlice kızın odasına girerek kızın kolundaki bileziği çıkartıp sessizce evden uzaklaşmış ve bileziği komşu kızına getirip vermiş,  ertesi sabah adamla karısı kızın odadan çıkmadığını görünce kızı uyandırmak için odasına gitmişler ama kolundaki bileziğin olmadığını ve kızın felçli olduğunu görmüşler çaresiz bir şekilde ne yapacaklarını bilemeden evde beklemişler.

Bu arada komşu kızı ve annesi ise o bileziği gülleri koymuş oldukları cam kavanozun içine koymuşlar akşam olunca eve gelen damat ne tesadüf ki bileziği görünce tanımış, eşi ve kaynanasını zorlayarak olup biten her şeyi onlara anlattırmış, kavanozdan çıkardığı bileziği aldığı gibi gül satan kadının evine doğru koşmuş kapıyı çalıpta içeri giren delikanlı genç kızın nerede olduğunu sormuş, onlarda delikanlıyı kızın yanına götürmüşler,  bileziği kızın koluna takınca tekrardan normale dönen kız sevdiği erkeği karşısında görünce çok mutlu olmuş ve başına gelenleri baştan itibaren ona anlatmış.

O günden sonra birbirlerinden hiç ayrılmamışlar komşu kızı ve annesi ise yaptıklarının bedelini çok ağır bir şekilde ödemişler.

Altın Yürekli Kız Masalı’nı beğendiğinizi umarız diğer içeriklerimiz :

Prenses Olan Küçük Fare
masal oku
Çocuk Hikayeleri

Ayrıca kontrol et

Güzel-Çocuk-Hikayeleri

Güzel Çocuk Hikayeleri

Güzel Çocuk Hikayeleri Bir balığın macerasının anlatıldığı güzel bir çocuk Hikayesi Güzel Çocuk Hikayeleri Akşam …

Sindirella

Sindirella

Sindirella Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde hali vakti yerinde olan bir aile, bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir