Akşemseddin Hazretleri Eyüp Sultan’ın Mezarını Nasıl Buldu.

Akşemseddin Hazretleri Eyüp Sultan’ın Mezarını Nasıl Buldu

Çok iyi bir Komutan olan Fatih Sultan Mehmet’in hocasının Akşemseddin olduğu bilinmektedir.

Akşemseddin hazretlerinin çok iyi bir doktor olduğu ve mikrobu bulduğu bazı kaynaklarda geçmektedir. Hatta Pastör den çok önceleri o mikrobu bulmuştur.

O zaman karantinanın nasıl oluştuğunu ve Seraten olarak bilinen kanseri teşhis etmiş olan kalp gözü ve kalp kulağı açık olan bir Allah dostudur.

Bazı kaynaklar Akşemseddin hazretlerinin büyük bir veli olduğunun en büyük delilinin Ebu Eyyüp El Ensari hazretlerinin mezarını bulması olarak göstermektedir.

Eyüp Sultan Hazretlerinin mezarının zamanla kaybolması üzerine Ahali onun mezarını bulmak istiyordu.

Fatih Sultan Mehmet de onun mezarını bulmanın, İstanbul’u almak olduğunu düşünen biriydi, çünkü askerlerin morale ihtiyacı vardı.

Fatih onun mezarını, ancak manevi bir yolla bulunacağını iyi bildiğinden Akşemseddin Hazretlerinin yanına giderek onu bulmasını rica etmişti.

Eyyüp el-Ensari hazretlerinin mezarını bulmak için Allah’tan talepte bulunan Akşemseddin hazretleri kuşatmanın sürdüğü sıralarda türbenin bulunduğu noktaya bir nur indiğini gördü.

Akşemseddin, hazretleri Fatih Sultan Mehmet’i o türbenin yanına götürür ve elinde bulunan iki çınar dalını toprağa dikerek;

“O güzel İnsan Sahabi Eyyübel Ensari bunların arasında yatıyor!” der.

Akşemseddin Hazretleri oradan ayrıldıktan sonra Fatihin etrafında bulunanlardan bazıları

“Ne malum? Ya orası değilse” diyenler olur. Hatta bir kısım şöyle der…

“Padişahım bu dalları başka bir yere diktirin bakalım, bu durumu fark edebilecek mi?” diye teklifte bulunanlar olur.

Fatih ısrarlara dayanamayarak söylenenleri yapar, hatta ilk işaret edilen yer kaybolmasın diye oraya mührünü gömer.

Ertesi gün Akşemseddin Hz. O bölgeye götürülür, bu sefer dalların dikil olduğu mezara bakmaz daha önce gösterdiği mezarın üstüne giderek bir ara sessizce bekler sonrada

“Sultanım mührünüz burada ne arıyor?” diye sorar.

Akşemseddin Hz. Bakar ki bu konu çok tartışılıp uzayacak, şüphe ve tereddütleri ortadan kaldırmak için işaret ettiği yeri kazmalarını söyler.

Orası kazılmaya başlanır toprağın birkaç metre altından yeşil bir taş çıkar, o taşın üstünde kuf harflerle.

“Haza kabri Halid bin Zeyd” yazılıydı, (Ebu Eyyübel-Ensarinin asıl adı Halid’dir. Babasının adı ise Zeyd’dir, yani bu Zeyd’in oğlu Halid b. mezarıdır). Derhal türbe ve mescit hazırlıklarına girişirler.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettiği zaman, beyaz atıyla İstanbul’a girerken yanında komutanlar, devlet adamları ve ilim adamları bulunmaktaydı.

Bu sırada halk padişahı karşılamak için yollara çıkmıştı, onlar böylesine büyük bir fethi 21 yaşındaki genç bir delikanlının yapamayacağını düşündüklerinden, sultanın yanında bulunan Akşemseddin hazretlerine saygılarını iletiyor, ona güller veriyorlardı.

Akşemseddin Hz. Hemen durumun farkına varıp onlara “Ben sultan değilim” dedikten sonra Fatih’i işaret ederek Sultan odur diyordu.

Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet, “Ben Sultan Mehmed olsam dahi o mürşidim ve hocamdır, lütfen ona gidiniz,” Diyordu.

Akşemseddin Hazretleri Eyüp Sultan’ın Mezarını Nasıl Buldu konulu yazımızı  beğendiğinizi umarız diğer yazılarımız için Gerçek Hikayeler sayfamızı inceleyebilir veyahut Edirneyi Savunan Şükrü Paşa’nın Müthiş hikayesini okuyabilirsiniz.

Ayrıca kontrol et

Süleyman Nazif İle Ahmet Cevdet Arasındaki İlginç Diyaloglar

Süleyman Nazif İle Ahmet Cevdet Arasındaki İlginç Diyaloglar

Ülkemizde bulunan yazar ve edebiyatçılar arasında en fazla nüktesi bulunan kişilerden bir tanesinin den Süleyman …

Ömer Seyfettin İlim Başka İrfan Başkadır Hikayesi

Ömer Seyfettin İlim Başka İrfan Başkadır Hikayesi

Birinci Dünya savaşı ve Milli Mücadeleden bu yana doğmuş, az çok görmüş olduğu tahsil ile …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir