Ağlayan Ağaç Masalı

Ağlayan-Ağaç-Masalı
Ağlayan-Ağaç-Masalı

Ağlayan Ağaç Masalı: Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde büyük bir kralın, kendisi gibi yiğit olan bir oğlu varmış bu prens kendisini hiçbir zaman büyük görmez yardıma ihtiyacı olan kişileri gördüğü vakit hiç düşünmeden onun yardımına koşarmış.

Bir gün sarayın dışında yalnız dolaşırken bir kurdun, bir köylüye saldırdığını görünce, o kurdun peşine düşmüş ve o günden sonra onu gören olmamıştı.

Komşu krallıktaysa bulunan kalbi kırık güzel bir prenses varmış, sıkıldığı zamanlarda herkesten kaçmak için bir ağacın yanına giderek o ağacın altında oturup ona saatlerce derdini döker bazende şarkılar söyleyerek zamanın çoğunu orada geçirirdi.

Bu ağaç prensese öylesine alışmıştı ki prenses ormana gelmediği günlerde telaşlanır onu bir daha görememe korkusuyla hüngür hüngür ağlar, prenses yanına gelene kadar bir türlü gülmezdi.

Günler günleri kovalarken bir gün yine o ağacının altında uzanmış şarkılar söyleyen güzel prenses,

Ağlayan Ağaç’a,

-Biliyorum benim sesimi duyuyorsun ve dediklerimin hepsini anlıyorsun ama benimle konuşmuyorsun, benim tek dert ortağım ve mutlu olduğum yer burası,  buraya gelmediğim zamanlarda sürekli bir şeylerin eksik olduğunun farkındayım, ama biliyorsun bende yetim büyüdüm üvey annem olan kraliçede bazen dışarı çıkmama izin vermiyor ve beni hizmetçi gibi çalıştırıyor.

Hatta geçen gün beni uzak diyarlardan ticaret için gelen zengin bir tüccarla evlendirmek istedi. Ona yalvarıp yakardım zar zor bu evlilikten vazgeçirdim. Babam mutsuz olmasın diye ona hiçbir şey anlatamıyor, ne yapacağımı da bilemiyorum  diyerek ağlamaya başlayınca onunla beraber ağaçta ağlamaya başladı.

Ağlayan ağaç,

Prensesim lütfen korkmayın ve beni dinleyin siz gelmediğiniz zamanlarda hep yolunuzu gözler dururum, seni dinlemek o kadar çok hoşuma gidiyor ki o anki duygularımı size anlatamam, size yardım etmek sıkıntılarınızı gidermeyi çok istiyorum ama önce bu halden kurtulmam lazım sizden ricam benim konuştuğumu kimse bilmesin bilirlerse bir daha konuşamam,  ormanın bitimindeki dağın arkasında büyük bir krallık var orayı biliyor musunuz?

Prenses,

-Görmedim ama orada çok büyük bir krallık olduğunu babamdan duymuştum,

Ağlayan Ağaç

-O Ülkenin baş vezirine ulaşıp, onu Prens fernandesin güvendiği askerlerden bir kaçıyla beraber benim yanıma getirmeye ikna etmelisin.

Prenses,

-Tamam, mutlaka onu senin yanına getirmenin bir yolunu bulacağım diyerek saraya dönmüş.

Akşam olunca babasına o büyük ülkeyi çok merak ettiğini, kısa sürede olsa oraya görmek istediğini söyleyerek babasına yalvarınca,

Kral,

-Peki kızım yarın sabah hazır ol seni oraya göndereceğim demiş.

Sabah olunca babasının kendisine hazırlattığı arabaya binerek iki gün süren o yolculuk sonucunda o ülkeye varan prenses, vezir ile görüşmek için saraya gidip olup biteni bir bir vezire anlatmış, duyduklarına inanmakta zorlanan vezir prensesin çabaları sonucunda onunla beraber o ağacın yanına gitmeyi kabul etmiş ve askerlerle beraber yola koyulmuşlar, az gitmişler, uz gitmişler dere tepe düz gitmişler ve en sonunda ağlayan ağacın yanına varmışlar.

Ağlayan Ağaç,

-Hoş geldiniz, önce size olup biteni anlatayım, ben prens fernandes, ortadan kaybolduğum gün  bir köylüye saldıran bir kurdun peşine takıldım ve buralara kadar geldim onu tam yakalayacakken bir cadıya dönüşerek beni büyüyle bir ağaca dönüştürdü. Bu durumu birilerine anlatırsan daha kötü şeylerin olacağını söyleyerek beni tehdit etti, o günden sonra insanlarla konuşmaya korkar oldum taaaki prensesi tanıyana kadar.

Vezir,

Prensim sizi yıllarca diyar diyar aradık ama sizinle ilgili tek bir ize dahi rastlayamadık, peki bu büyüyü bozmamızın bir yolu yok mu?

Ağlayan Ağaç,

-O cadı her gün buralara gelir onu yakalayabilirseniz eğer o beni tekrar eski halime döndürebilir.

Vezir,

-Buraya gelirken prensesin isteği üzerine sizin en iyi savaşçı askerlerinizle gelmiştim biz burada pusuya yatıp cadıyı bekleyelim.

Askerlerle beraber pusuya yatan vezir beklemiş sessizce, akşam olmak üzereyken cadı  çıkıp gelivermiş ve prense,

-Eee Yiğitliği dillere destan Prens, hatırlıyormusun tam 3 yıl önce bugün seni bu ağaca çevirmiştim diyerek kahkahalar atmaya başlamıştı ki, hızlı bir manevra yapan vezir ve askerleri cadıyı kıskıvrak yakalamayı başardılar.

Ağlayan Ağaç,

-Şimdi beni eski halime dönüştürürsen sana söz veriyorum ki sana dokunmayacaklar aksi halde olacakları tahmin bile edemezsin.

Zorda kalan cadı prensi eski haline dönüştürünce onu gören prenses ona aşık olmuş, beraber ülkelerine dönüp prensesi babasından istemişler kırk gün kırk gece süren bir düğünle evlenip mutlu ve mesut bir yaşam sürmüşler.

Çocuk Masalı olarak en çok okunan  Hikayeler arasında yer edinen Ağlayan Ağaç Masalı’nı okuyarak güzelce bir vakit geçirdiğinizi umarız, diğer Çocuk Masalları Okumak  için  sitemizi ziyaret edebilir, dilerseniz size önereceğimiz Çirkin Ördek Yavrusu Masalı‘nı okuyabilir dilerseniz  Çocuk Masalları Kategorimizi veyahut Masal Oku sayfamızı ziyaret edebilirsiniz

Bu Masal Fikir ve Sanat Eserleri Kanunun ilgili hükümleri gereğince izinsiz yayınlanaz ve kaynak gösterilmeden çoğaltılamaz

Ayrıca kontrol et

Güzel-Çocuk-Hikayeleri

Güzel Çocuk Hikayeleri

Güzel Çocuk Hikayeleri Bir balığın macerasının anlatıldığı güzel bir çocuk Hikayesi Güzel Çocuk Hikayeleri Akşam …

Sindirella

Sindirella

Sindirella Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde hali vakti yerinde olan bir aile, bu …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir