Açgözlü Çocuk Masalı

Bu çocuk masalı içeriğine baktığımız zaman sırf aç gözlülüğü ve hırsı yüzünden bir çocuğun başına gelen olayların anlatıldığı bu masalı okuyarak farklı bakış açılarına sahip olabilirsiniz.

Günlerden bir gün bir ilde mutlu ve huzurlu bir yaşam süren ailenin Musa ve İsa adında ikiz erkek çocukları vardı, onları tanımayan bir insanın onları birbirinden ayırt etmesi neredeyse imkânsızdı çünkü sima olarak tıpatıp aynıydılar, anneleri bile zaman zaman onları birbirine karıştırıyordu bunun dışında kişilik ve diğer her konuda aralarında hiçbir benzerlik yoktu,

Musa’nın neredeyse hiç arkadaşı yokken, İsa ise o kadar cana yakındı ki, herkesle çok rahat bir şekilde dostluk kurabiliyordu, Musa tatlı yemeyi severdi, ama İsa tatlıyı pek sevmediği gibi baharatlı yiyecekleri severdi.

Annesinin gözdesi olan Musa cömert, özverili ve düşünceli bir kişiliğe sahipken, babasının gözdesi olan İsa ise, açgözlü, bencil ve yalnızca kendisini düşünen bir kişiliğe sahipti!

Açgözlü çocuk olan İsa ve Musa aileleri ile beraber sıkıntısız bir hayat sürerken günler günleri kovalamış ve gün gelmiş yetişkin delikanlılar haline gelmişler.

Bir gün babası çocuklarını çağırarak onlara servetini ikisinin arasında eşit bir şekilde paylaşmak istediğini söyledi ancak bu duruma karşı çıkan İsa aralarında bir yarış düzenleyerek hangisinin daha zeki ve güçlü olduğumuzu kanıtlaması halinde servetin büyük bir payını ona verilmesi gerektiğini savundu Musa’nın da bu durumu kabul etmesi üzerine,

Babasıda ikisi arasında hangisinin daha zeki ve dayanaklı olduğunu kanıtlamak ve bunun üzerine servetin dağılımı yapmak için bir yarışma düzenlemeye karar verdi.

Çocuklarına istedikleri kadar yürüyüş yapmalarını ve gün batımından 1 saat önce mutlaka eve dönmeleri gerektiğini, kim daha uzun mesafe yol yürür ve zamanında eve dönerse servetin büyük payını onun alacağını ayrıca bu yarışmadaki en önemli kuralın ise ikisininde üzerinde herhangi bir saat veya zamanı gösterecek bir araç, gerecin bulunmayacaktı.

Musa ve İsa sabah olunca erkenden yürüyüşe çıktı, hava sıcak olduğundan güneşte etkisini gün içerisinde yavaş yavaş göstermeye başlamıştı, Musa yavaş ve istikrarlı bir şekilde yürüyüşüne devam ederken, daha fazla servete sahip olmak isteyen İsa ise hem yarışı hemde servetin büyük bir bölümünü elde etmek  için hızlıca koşmaya başladı

Musa, kendine bir plan yapmıştı bile öğlene kadar durmadan yavaş tempoda gidebildiği kadar uzağa gitmenin en ideal yürüyüş olacağını, babasının belirtmiş olduğu süre içerisinde eve ulaşabilmek için ise öğlen güneş tam tepedeyken eve geri dönmeyi planlayarak yürüyüşüne devam etti

İsa ise o açgözlülüğü  dolayısıyla  daha çok mal mülk sahibi olma hırsı yüzünden  güneş tam tepedeyken bile eve dönmeyi denemedi bile çünkü daha çok uzaklara gitmeyi hedeflemişti ve neredeyse Musa’nın yürüdüğü yolun iki katı kadar daha yol gitmişti.

Biraz daha gideyim nasıl olsa babasının kendisine tanıdığı sürede eve varabileceğini düşünüyordu biraz daha yol aldıktan sonra geri dönmeye karar vererek eve doğru yol almıştı,  yoldayken güneşin turunculaştığını görünce daha hızlı bir şekilde koşar adımlarla eve doğru koşmaya başladı ama ne yazık ki güneş batmaya yakındı ve İsa yolun yarısına bile ulaşamamıştı. O kadar çok yorulmuştu ki artık koşacak hali bile kalmamıştı ve eve ancak gece yarısına yakın bir zamanda ulaşabildi ve yarışıda kaybetmişti,

Musa ise yorulmadan zamanında eve varmış nereye kadar yürüdüğünü babasına anlatmış ve kardeşini beklemeye başlamıştı.

Ayrıca kontrol et

Şaşkın-Tavşan

Şaşkın Tavşan Masalı

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalpur saman içinde bir ormanda yaşayan bir şaşkın …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir